"Sonuç olarak güçlüler ve güçlülerin soyundan gelenler hayatta kalırlar ve mücadele var oldukça her yeni neslin gücü artar. Gelişme budur. Fakat siz köleler -kabul ediyorum ki köle olmak çok kötü bir şeydir- gelişim yasasının hükümsüz kılınacağı, hiçbir zayıfın ve yetersiz, verimsiz insanın yok olmayacağı, her yetersiz insanın, istediği zaman, istediği kadar çok yiyebileceği ve herkesin, güçlülerin yanı sıra zayıfların da evlenip soyunu sürdürebileceği bir toplumun hayalini kuruyorsunuz. Netice ne olacak? Yeni gelen her neslin gücü ve yaşam kalitesi artık artmayacak. Bilakis azalacak. İşte sizin köle felsefenizin can düşmanı. Kölelerden oluşan, kölelerce ve köleler için yönetilen toplumunuz, onu oluşturan yaşam zayıflayıp parçalanırken kaçınılmaz olarak zayıflayıp parçalanacak. "
"Bu insanlar uygunsuzdu. Kurnazca felsefelerine, karıncalar gibi işbirliğine yatkınlıklarına rağmen Doğa nadir ve olağanüstü insanları yeğleyip onları ıskartaya çıkarmıştı. Doğa Ana bereketli ellerinden sürüyle fışkıran canlının arasından sadece en iyilerini seçmişti. Onu taklit eden insanoğlu da yarış atlarını ve salatalıkları aynı yöntemle yetiştirmişti."
"Düşün bak, o saf halimle yüksek makamlarda oturan, güzel evlerde yaşayan, eğitimli, banka hesaplarına sahip insanların değerli olduğunu hayal etmiştim bir de!"