Stendhal’”in yazdığı gibi, “Aşk iradeden bağımsız olarak gelip geçen bir humma nöbeti gibidir.” Sadece aşk değil, öfke ve korkularımız da çevremizi sararak, bizim seçimimiz olmaktan çok, bize olan bir şey gibi görünürler. Bu nedenle elimize bir mazeret verirler. Gerçek şu ki, sahip olduğumuz duyguları biz seçemiyoruz, diyor Ekman. Bu da insanlara, duygularının esiri olduğunu söyleyerek haraketlerini mazur gösterme fırsatı verir.
En önemli derslerden bir de öfke yönetimidir. Çocuklar öfke (ve diğer tüm duygular) hakkında öğrendikleri temel şey şudur: “İnsan her şeyi hissedebilir,” ama her türlü tepkiyi göstermez.
Bir Önlem Olarak Duygusal Okuryazarlık·Kitabı okudu