8/10
·100 syf.·
2026 32. kitabı
Merhaba sevgili Okur Ahi Aratoğlu’ nun kaleme aldığı lorakitap tarafından yayımlanan #ruhummutlukal adlı eserin yorum ile karşınızdayım. İnsan nasıl mutlu olur? Evlilik kader midir? Hayat neden zor? İç huzuru nasıl yakalayabiliriz? Her şeyi zamana mı bırakmalıyız? Biz niçin yaşıyoruz ve Allah her şeye rağmen kullarını affeder mi? Duaların kabulü için ne yapmalı? Hak yerini bulur mu? gibi toplam 37 sorudan oluşan #kişiselgelişim türündeki bu eser bize aradığımız cevaplarıda veriyor. Severek okudum, türü seven herkese tavsiyedir . Her şeyi zamana bırakmalıyız? Bir nida ile başlayıp bir nida ile son bulan kısa bir rüyadır zaman. Zamanın sahibi Allah (C.C) değil midir? O halde bir olayın hemen çözülmesini beklemek yerine, gerekli çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakıp sabırla beklemek, yani tevekkül etmek gerekmez mi ? Allah'ın hikmetine güvenerek, hayırlı sonucun ortaya çıkacağına inanarak zamanı yaratan ve her şeyi yöneten Allah'ın takdirine bırakmak lazımdır. Evlilik kader midir? Kader ve kaza, Allah’ın ilim, irade, kudret ve tekvin sıfatlarının zorunlu bir sonucudur. Allah, kullarına hayrı da şerri de serbestçe seçecek şekilde bir irade vermiştir. İnsan, bu iradesiyle hayır ve şerden dilediğini seçebilmekte, kulun seçtiğini de Allah yaratmaktadır. Bundan ötürü kul, iradesini sarf ettiği işlerden sorumludur. Kişi sorumluluktan kurtulmak için “Allah böyle takdir etmiş” diyemez. Dolayısıyla evlilik kişi iradesine bağlı olan kaderdir. Yani kul istemiş Allah da takdir etmiştir. Hak yerini bulur mu? Hak, hukuk, nizam ve her şeyi elinde bulunduran Allah oldukça; o hak bugün olmazsa bile yarın mutlaka yerini bulur. Emeğin, çabanın veya gasbedilen bir hakkın sonucu, Allah'ın adaletiyle er veya geç tecelli eder. Biz niçin yaşıyoruz ve Allah' her şeye rağmen
Ruhum Mutlu KalAhi Aratoğlu · Flora Yayıncılık · 202521 okunma
Hristiyanlara ve Müşriklere Benzemeye Reddiye
10/10
·111 syf.·
2025 27. kitabı
Tevhid ehlinin beğeneceği, fakat tarikat ehlinin ve putçuların beğenmeyeceği bir kitap. Kitapta müellif; tevhid inancını, tarikatlarda bulunan bozuklukları, türbelere yönelik yapılan yanlışları ve bunların Allah’a şirk koşma boyutuna nasıl ulaştığını ayetler ve hadislerle anlatıyor. Gerek geçmişte gerekse günümüzde, Allah ile kul arasında mutlaka bir aracı olması gerektiğini savunan çok sayıda insan vardır. Bunların başında da ne yazık ki tarikat ehli gelmektedir. Bağlı oldukları şeyhleri, tövbe haşa, Peygamber Efendimiz ﷺ ile aynı mertebeye koyan aklı noksan kişiler bile vardır. Hatta bu şeyhlerin öldükten sonra da her şeyi gördüklerini, ziyaret edenleri bildiklerini, hatta kıyamet günü şefaat edeceklerini iddia edenlerle karşılaştım. Bu, Allah’ın yarattığıdır. Gösterin (bakalım) O’nun dışında (iddia ettiğiniz şefaatçiler, veliler, salihlerin ruhları) neler yaratmış? (Hayır, öyle değil!) Bilakis zalimler, apaçık bir sapıklık içerisindelerdir. (31/Lokmân, 11) Allah Teâlâ burada açıkça, O’ndan başka hiçbir varlığın yaratma gücüne sahip olmadığını bildirmektedir. Şefaat yetkisinin de yalnızca Allah’ın izniyle olacağını yine Kur’an bize öğretmektedir: “De ki: Şefaat bütünüyle Allah’ındır.” (Zümer, 39/44) Bu insanlara bazı gerçekleri asla anlatamazsın; çünkü dinlemezler. Öyle körü körüne bağlanmışlardır ki, sanki gözlerine perde inmiştir. Yanlış yaptıklarını söylediğinde, bu sefer de bizi dinden çıkmakla suçlarlar. Oysa biz dinden çıkmayı değil, tevhidi anlatıyoruz. Bu konu üzerinde konuşulacak çok şey var; fakat uzatmayalım. Kitabı okuduğunuzda birçok gerçeği daha net anlayacaksınız. Kitapta müşrikler de anlatılıyor ve günümüzdeki bazı tarikat ehlinin hâllerini onlara benzetiyor ki bence aynı da. Ve zihniyetin farklı isimlerle devam ettiğini vurguluyor. Ve
Din
Hıristiyanlara Benzemeye Reddiyeİmam Zehebi · Medarik Yayınları · 200625 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ruhum Stres Biriktirmiş Faaliyete Geçmiş Bir Fay Hattı
Bu bir icelemeden ziyade, 24 Ocak Elazığ depremi ardından 6 Şubat depremleri sonrasında (Depremleri ve sonrasını bizzat yaşayan biri olarak) yaşadığım ruh sarsıntısıyla," Sözcüklerin cihanda bir ağırlığı vardır.Yaşayacaklarımız önceden kurduğumuz cümlelerde gizlidir.Zaman şaşmaz , insan şaşarmış.Kurduğumuz cümleler gittiği yere varır muhakkak, zamanı şaşırtır.Ömür denilen deftere kalem oynattığımız her cümle zamana belki de ders olur."diyerek, tıpkı cümlelerinin ağırlığı ile zamana meydan okuyan YUNUS gibi , ilmin aslı olan kendini bilme yolunda "Sey'leri "belirsizlik zamirinden kurtarıp, varlığın kendisi olan "İsim'e"dönüştürebilme çabasıyla yazdıklarımdan ibarettir.Cümlelerim ruhum gibi dağınıktır affola... Her insanın kendi kendinin doktoru olduğuna inanırdım yakın zamanlar.Doktorun bir bilinç uzağımda olduğuna .Ruh, kendi kendini iyileştirme bilinciyle hareket ettiğinde bedenin bile ek ve uzman bir destekle çabucak iyileşeceğine.Çünkü dibi görmek istemediğimi, dipte buhrandan başka hiçbir halt olmadığını telkin ederdim sürekli. Kendime bu güvenim ve iyi niyetim, ait olduğum toplum için de geçerliydi: "Yok ya yine de biz, inşallah iyi bir toplum olma yolunda bazen düşe kalka,bazen koşarak,bazen dinlenerek ama gaflete ve tembelliğe kapılmadan yürümeye devam ederek;bazen yoldan çıkmaya azmetmişleri yola getirerek;ortak paydalarda birleştiren iyileştirici ruh gücünden birleştirici ruh ortaklığına ulaşıp sağlıklı toplum olacağımızın idrakine vararak ilerleyen bir toplumuz."diyip,mutlu insan ,mutlu millet pembe balonlarıyla havalandırırdım hayallerimi. "Çok şükür"diye ilminden bir zerre olan akıl ve bu aklın hikmeti için Allah 'ıma teşekkür ederken verdiği akılla yeryüzünde temsilcisi kıldığı her insanı da insan bilirdim.Balonlarım bir bir patlıyor...Her
İnsan ve Duygular
Türkiye'de DepremNaci Görür · Doğan Kitap Yayınları · 2020182 okunma
Puan vermedi·605 syf.··
2022 25. kitabı
·
185 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 01:41
Kur’ân'ı kerim 114 sure'den oluşur. Bu surelerin 86'sı mekke dönemi, 28'i ise Medine dönemin de inmiştir. - Fatiha Suresi Kur'an'ın ilk suresidir. Sure, 7 ayetten oluşur. Mekke döneminde inmiştir, ve iniş sırasına göre 5. suredir. Fatiha Suresi'nin ilk sure olması, surenin içeriğinde Kur'an öğretisinin bir özetinin yer alması olarak açıklanmıştır. Ve Kur'an'ın ilk suresi olduğu için, adını ''başlangıç, açılış'' anlamlarına gelen ''fatiha'' kelimesinden almıştır. - Bakara suresi, Kur'an'ın ikinci suresi olup, aynı zamanda da 286 ayet ile en uzun suresidir. Sure adını içinde geçen hz. Musa ile ilgili bir kıssadan almıştır. Bakara kelimesinin anlamı inek/sığır demektir. Sure Medine dönemin de nail olmuştur. Yapısı itibarı ile Kur'an'ın özeti gibi bir suredir. İçinde bir çok konu ile ilgili hüküm ve kıssalar mevcuttur. - Kur'an'ın 3. Suresi Al-i imran suresidir. Sure 200 ayetten oluşmuş olup Medine dönemin de inmiştir. İsmini 33. Ayetin de geçen ve imran ailesi anlamına gelen Al-i İmran'dan almıştır. İmran, hz. İsa'nın annesi hz. Meryem'in babasıdır. Bu surenin hâkim konusu, bu ailenin temsil ettiği peygamberlik, İsa, Meryem ve Hristiyanlık inancıdır. - Kur'an'ın 4.suresi Nisa suresidir. Sure 176 ayetten oluşmakta olup Medine dönemin de inmiştir. Sure, ismini Arapça kadınlar anlamına gelen “nisâ” kelimesinden alır. - Kur'an'ın 5.suresi Maide suresidir. Sure 120 ayetten oluşmuş olup Medine dönemin de inmiştir. Sure ismini, 112 ve 114. Ayetlerin de geçen sofra anlamına gelen Maide kelimesinden almıştır. - Kur'an'ın 6.suresi En'am suresidir. Sure 165 ayetten oluşmuş olup Mekke döneminde inmiştir. Sure ismini 136. 138. ve 139. âyetlerinde geçen koyun, keçi, deve, sığır ve manda cinsi evcil hayvanları ifade eden En’âm kelimesinden alır. Allah'ın birliği ve puta tapmayı
1000Kitap
Açıklamalı Kur'an-ı Kerim MealiEbu'l A'lâ el-Mevdudi · İnkılab Yayınları · 200459 okunma
İnceleme değil özettir
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 00:34
·
Kitabımızın bölümleri şu şekilde: 1. Bölüm İnsanın kendisi ile ilişki.  2.bölüm insan Allah ilişkisi . 3. bölüm insan eşya evren ilişkisi. 4. bölüm insan insan ilişkisi 5. bölüm insani ilişkilerde 10 altın kural. 6. bölüm Kur'an'da diyalog. 1. Bölüm İNSANIN KENDİSİ  İLE İLİŞKİSİ  Insan kendini tanımadan başkaları ile tanışmaya kalkışınca ortaya çok büyük hatalar çıktığını söylüyor hocamız.  Bu yüzden önce kendinizi tanımanız gerektiğine vurgu yapıyor.  Burada da kendimize dönüp 'Ben kimim?' sorusunun sormamız gerektiğini söylüyor. Bu soru sayesinde merak edip kendimize döndüğümüz zaman Bediüzzaman'ın dediği gibi 'merak ilmin hocasıdır' düsturu ile kendimizi tanımamıza yardımcı olacak başlıklar sıralanıyor: 1.Bak(unzur) 2.Oku (ikra) 
Din
İnsanî İlişkilerde İlahî ÖlçüMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20202,475 okunma