Tevhid ehlinin beğeneceği, fakat tarikat ehlinin ve putçuların beğenmeyeceği bir kitap.
Kitapta müellif; tevhid inancını, tarikatlarda bulunan bozuklukları, türbelere yönelik yapılan yanlışları ve bunların Allah’a şirk koşma boyutuna nasıl ulaştığını ayetler ve hadislerle anlatıyor.
Gerek geçmişte gerekse günümüzde, Allah ile kul arasında mutlaka bir aracı olması gerektiğini savunan çok sayıda insan vardır. Bunların başında da ne yazık ki tarikat ehli gelmektedir. Bağlı oldukları şeyhleri, tövbe haşa, Peygamber Efendimiz ﷺ ile aynı mertebeye koyan aklı noksan kişiler bile vardır. Hatta bu şeyhlerin öldükten sonra da her şeyi gördüklerini, ziyaret edenleri bildiklerini, hatta kıyamet günü şefaat edeceklerini iddia edenlerle karşılaştım.
Bu, Allah’ın yarattığıdır. Gösterin (bakalım) O’nun dışında (iddia ettiğiniz şefaatçiler, veliler, salihlerin ruhları) neler yaratmış? (Hayır, öyle değil!) Bilakis zalimler, apaçık bir sapıklık içerisindelerdir. (31/Lokmân, 11)
Allah Teâlâ burada açıkça, O’ndan başka hiçbir varlığın yaratma gücüne sahip olmadığını bildirmektedir. Şefaat yetkisinin de yalnızca Allah’ın izniyle olacağını yine Kur’an bize öğretmektedir:
“De ki: Şefaat bütünüyle Allah’ındır.”
(Zümer, 39/44)
Bu insanlara bazı gerçekleri asla anlatamazsın; çünkü dinlemezler. Öyle körü körüne bağlanmışlardır ki, sanki gözlerine perde inmiştir. Yanlış yaptıklarını söylediğinde, bu sefer de bizi dinden çıkmakla suçlarlar. Oysa biz dinden çıkmayı değil, tevhidi anlatıyoruz.
Bu konu üzerinde konuşulacak çok şey var; fakat uzatmayalım. Kitabı okuduğunuzda birçok gerçeği daha net anlayacaksınız.
Kitapta müşrikler de anlatılıyor ve günümüzdeki bazı tarikat ehlinin hâllerini onlara benzetiyor ki bence aynı da. Ve zihniyetin farklı isimlerle devam ettiğini vurguluyor.
Ve