Bağlanma sorunları hemen göze çarpmayabilir. Hatta, çok güzel uyum sağlıyor gibi gözükebilirsiniz. Bir aileniz, sevdikleriniz olabilir ve bir topluluğun parçası olabilirsiniz. Ama yine de içten içe kendinizi kopuk hissedersiniz. Yalnız hissedersiniz ve daha önce sahip olmadığınız bir ilişkiyi arzularsınız. Sadece zeki bir kişi sizin çevrenizdeki insanlarla gerçekten bağ kurmadığınızı fark eder. İnsanları biraz mesafede tutarsınız. Kimsenin çok yakına gelmesine izin vermezsiniz. Veya sizin sorunlarınız çok aşırı olabilir. Yalnız bir kimse olabilirsiniz ya da her zaman yalnız olmuş biri.
İyi uyum gösteren yetişkinler olabilmemiz için çocukluğumuzun kusursuz olmasına gerek yoktur. D. W. Winnicott'un da söylediği gibi "yeteri kadar iyi" olması yeterlidir. Bir çocuğun güvende hissetmeye, başkaları ile bağlılık hissetmeye, özerkliğe, özsaygıya, kendini ifade etmeye ve gerçekçi sınırlara ihtiyacı vardır. Eğer bunlar karşılanırsa, çocuk o zaman psikolojik gelişiminde sağlıklı olarak ilerleyecektir. Çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasında ciddi eksiklikler olduğu zaman sorunlar oluşmaya başlar. Bu eksiklikler tam da bizim şema dediğimiz şeyleri yaratırlar.
Çoğu durumda, ailenin etkisi doğumda en fazladır ve çocuk büyüdükçe azalır. Akranlar ve okul gibi diğer etkiler önem kazanır. Ama aile hep birincil durum olmaya devam eder. Şemalar çocukluk çevreleri yıkıcı olduğu zaman gelişir.