İnsan, yazdıklarına da pişman olabilir. Çoğu kez bu pişmanlık, konuşmadan duyulan pişmanlıktan daha ağırdır. "Ağzımdan kaçtı" denilebilir de "kalemimden kaçtı," denilemez. Kalemden kaçılabilseydi , önce yazarı kaçardı ordan. Yazarı kaçardı, evet "kalem sahibi" değil, "kalem esiri olduğundan.
Söylenen her söz, binamıza yeni bir tuğla ekler. Bu yüzden ağzımızdan kaçmamalı kelimeler. Onlar bizim mahkumlarımızdır.,izin verdiğimizde çıkmalılar dışarıya. Publis Syrus ne kadar haklı :"konuştuğuma çok kere pişman oldum. Fakat sustuğuma asla!"
Sevgili Dost,
"Kalpler ancak Allah'ı anarak huzur bulur," ayetini biraz daha dikkatli okuyacak olsak, basınç odasının yerini göreceğiz. Evet, bu ayet adına "stres" denen çağdaş basıncı düşürecek ilahi bir odaya, Kur'an'a çağırıyor bizi.
Frankenstein'ın yaratığı değil, Allah'ın kulu olmak ne güzel!
Ne güzel, "Allah en büyüktür," sözü.