İnsanlar çıldırmış diyorum bayım, insanlar...
Kaptırmış gidiyorlar... Sabah işe akşam eve... Sabah işe akşam eve... para kazanıyorlar, evler arabalar alıyorlar, gezip eğleniyorlar, çalışıyorlar, uyuyorlar, uyanıyorlar... yiyorlar, içiyorlar, evleniyorlar, çoğalıyorlar... fakat yaratılış amaçlarını tamamen unutmuşlar. Anlamsız ve amaçsız bir hayat sürüyorlar... Yaşamalarını "beslenme/barınma/üreme" ekseninde sürdürüyorlar. İyi de... hayvanlar da böyle yaşıyorlar?
Bayım, sizde inançlarınız için her şeyi göze alır ve ona gönülden bağlanırsanız, Allah size de mutlaka yardım edecektir. Bu onun vaadidir. Kitaplar böyle yazar.
-Tutamak sorunu. İnsanın bir tutamağı olmalı.
-Anlamadım.
-Tutamak sorunu dedim. Dünya da hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylarda ki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez.
......
Ben toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!