gece kuşağı

gece kuşağı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·141 syf.·
2018 5. kitabı
Hergé
6.9/10 · 87 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·112 syf.··
2018 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2018 17:45
"Yeni bir şey isteriz. Yeni bir parıltı, yeni bir rüzgar, Yeni bir sıcaklık ve renk. Yeni tutulmuştur gözlerimiz." Fas'da sokaklarında, camilerinde, duvarlarının arasında geçen kitap, birleşik öyküler kitabı gibi, birbirini takip eden anlatımlar şeklinde kurgulanmış, Fas'ın insanlarının hikayelerinden ve o hayatların şehir ile birlikte okuyucuya şiirsel bir anlatımla betimlenmesinden oluşuyor. Bir gezi anısı kitabı da diyebilirim. Teknolojinin nimetlerinden faydalanıp kitapta bahsi geçen yerleri internetten araştırıp inceleyerek okuduğum bir kitap oldu. Mağrib sokaklarında, çarşılarında, camilerinde yazar Sevinç Çokum'un anlatımıyla gezip dolaştım. "Göz için ışık neyse akıl için iman odur" Gazali "Bir naatti körlerin söyledikleri... O Dürr-i Şahvar'ı övmekteydiler. Sevgileriyle güçlüydüler ve dirençli. Caminin iç duvarlarında birini süsleyen Kaside-i Bürde'yi hatırla"... Sayfa 47 Cellabe; Fas da giyilen tek parça kare biçimli ve başlıklı geniş, kalın, rengarenk çeşitleri olan, kışın soğuktan yazın sıcaktan korunmak için giyilen geleneksel bir giysi. Mağrib'in Al Karaviyyin camii, Attarin sokağı, Dürri Şehvar Sultan, Sale, Regreg nehri, Kutubiye Camii, kâşane, ibrahim Aşir, Gaudalkivir, ""Hayır hayır!" demişti adam. "Değilim... Bakın Sale'den buralara sadece bir kitap için geldim... Ama bulamadım. Burada olmasa da bir yerde bulacağımı biliyorum. Siz de öyle, elinizdeki, güçlükle bulduğunuz ve değerine inandığınız o küçük şeyi koruyun. Korumak için çırpının. Eğer kayıpsa bulmaya çalışın. Bulmak için yaşayın..." Sayfa 50 "Kimse ölmüyor artık sevda denilen şeyden" Sayfa 52 İçinde okurken kulağınıza inceden sızan gizli bir müziğe sahip kitaplardan.
Beyaz Bir KıyıSevinç Çokum · Ötüken Neşriyat · 199842 okunma
Ortada bir pazarlık vardı sanki; konu olan mal bendim. Bana öyle geliyordu. Aslında Rıza amca beni satmıyordu; başından atacak yer arıyordu. Tüm gücümü topladım, zor çıkardım ağzımdan sözleri: - Başınıza bela oldum, dedim, bırakın gideyim... Başımın çaresine bakmayı bilirim ben. Teşekkür ederim ettiğiniz iyiliklere... Bakıştılar, kalakaldılar; anlaşılan beklemiyorlardı benden bu sözleri. Birer yudum daha içtiler. Baba kaşlarını kaldırdı, alnı biraz daha kırıştı: - Beğendim seni Memet, dedi, yiğit olan kişi böyle konuşur işte! Ulan Rıza iş kalmamış bizde be... Ben neden korkuyorum sen neden korkuyorsun? - Ekmek kavgası, dedi Rıza amca, bizi yıldıran. Başımızdan korkuyoruz. - Korktukça büyüyor mu lokmamız? Korktukça daha çok üstümüze gelmiyorlar mı? - İş aslan ağzında Baba... Ortalık boş gezenle dolu... - Eğer dayansak birbirimize, kılımıza dokunamazlar. Teke tek vermeye çalışıyoruz kavgamızı - Durdu bir süre, duvarlarda dolaştı gözleri, benden yana döndü - Boş ver, alıyorum Memet kardaşı yanıma. Gelip de aramayanın...
Sayfa 16·Kitabı okudu
"Odaya baktım. Üç sandalye oturulacak yerleri hasır örgü, bir kilim, bir bavul, bir valiz, bir masa... Unutuyordum yattığım şilte, üzerime örttüğüm battaniye, bir de yastık. Camlarda bembeyaz patiska perdeler vardı. Yüzünü yıkayınca daha gençleşmiş miydi ne? - Memet can, dedi, iş var sende... - Nerden bildin? dedim. - Yiğit yattığı yerden belli olur derler... - Yatağımı topladım diye mi? - Ufak işlerin üstüne düşmeyenler büyük işleri başaramazlar. "
Sayfa 20·Kitabı okudu