İnsanın Anlam Arayışı 166 sayfalık bir kitap. Bu incecik kitapta anlatılanlar ise 1946 yılından bu yana üzerinde en çok konuşulup, yazılan konulardan biri.
Kitaptan benim aklımda kalanlardan birincisi; Frankl toplama kampına alınırken SS görevlilerinden birine yanaşarak hayatının çalışması olduğunu söylediği el yazması kitabını korumak istediğini söyler, bu bilimsel bir çalışmadır ve O'nun için hayati bir öneme sahiptir, karşılığında aldığı cevap tek kelime olur; "Bok" .... Acımasızlığın, değersizliğin, kötülüğün en çarpıcı örneklerinden olan bir anı...
İkincisi kitabın sonunda toplama kampının yok edici koşullarında hayatta kalabilenlerin ortak noktasının gelecekle bağ kuran insanlar olduğundan bahseder. Güçlü bir gelecek hayali kurup bu hayaline inanan insanlar yaşama tutunarak kamptan sağ kurtulabilmişler. İnsan ruhunun ve zihninin yarattığı bu geleceğe olan inancın gücü insanı her koşulda hayatta tutuyor. İşte Logoterapi felsefesinin temelini insanın olaylara olan bu yaklaşımı oluşturuyor.
Kitabı okumayanlara tavsiye ediyorum.
Bu konuda güzel bir yazı ile devam etmek isteyenler Özgür billurun bu yazısını mutlaka okusunlar.
Küçük bir alıntı:
"Şöyle bir etrafınıza bakın, hayata hiçbir katkısı olmamış ve hayatın güzelliklerini doyasıya yaşamamış insanlar nasıl da ölümden korkuyorlar. Ölümü anlamlı kılan anlamlı yaşamdır. "
"Dr. Frankl’ın kampta başından geçen iki olay, konuyu daha iyi anlamamızı sağlıyor. İlki, tifüslü hastaların bulunduğu kampa tıbbi yardım için gönüllü olmasının istenmesi. “Burada kısa sürede öleceğimi biliyordum. Ama öleceksem hiç olmazsa bunun bir anlamı olmalıydı” diyen Frankl, daha zor koşullarda yaşamayı (ya da ölmeyi) tercih etmiştir. İkinci olay ise, kamptan kaçma girişiminden son anda vazgeçmesi olmuştur. Hastalarını son bir kez