bir buğday tanesinin,yanındaki buğday tanesini görmeyişinden bütün dünya yıkılabilirdi.kim bilir belki o da gizli bir tarafından yıkılıyor. belki o da göstermiyor.
Kitap 1948 savaşına ve savaşın arka planında yaşanan siyasi çekişmelere farklı bir perspektiften bakmış.Kral Abdullah,İsrail ve Arap Devletleri ekseninde olayları detaylı ve anlaşılır bir biçimde aktarmış.Kral Abdullah’ın İsrail kurulmadan önce Yahudi Ajansı ile işbirliği yapma peşinde olması sağlam kaynaklarla aktarılmış.Kral Abdullah,İsrail kurulduktan sonra ise Filistin halkının yaşadığı onca acı karşısında Büyük Suriye hedefine ulaşmak için İsrail’le sözde kalan anlaşmalara harfi harfine uymuş ve bu uğurda Filistinlilerin en doğal hakkı olan egemenliklerini hiçe saymakta bir beis görmemiştir.
Kral Abdullah’ın bu tavırları kendi zihninde kurduğu dünyaya göre hareket etmesi geri dönüşü olmayan hatalara sebebiyet vermiştir.Hırsları gözünü öyle bürümüştür ki kendini Filistinliler hakkında söz söyleyebilecek en üst kişi görerek ihanetinin bedelini ödemiş ve canından olmuştur.Siyonistlerle uzlaşmaya açık tek Arap lider olması hasebiyle diğer Arap liderlerince tenkit edilmiştir.Ancak 1948 savaşı sonunda Abdullah gibi hepsi İsrail ile masaya oturmuş ve zaten taksim edilmiş olan Filistin topraklarından kendilerine pay çıkarmaya uğraşmıştır.Arap ordularının 1948 savaşının ikinci kademesinde İsrail’den şiddetli darbe yemelerinin temelinde bu durum vardır.Abdullah’ın Filistin’i ilhak etmesi ve Büyük Suriye hedefine ulaşma ihtimali onları ordularını güçlendirmekten alıkoymuştur.Sonuçta Abdullah canından olmuş diğer Arap devletleri ise müthiş bir itibar kaybına uğramıştır.Filistinliler ise evlerinden uzakta bugüne dek bir aidiyet hissi peşindedir..
zavallı Filistin,onu savunmak için ne desem kalbim kaynamakta olan bir yanardağ gibi kalıyor;çünkü ülkemde ya da Arap ülkelerinin geri kalanında hiç kimseyi,onun sözlerden daha fazlasına ihtiyacı olduğuna ikna edemiyorum...