Kudüs,tüm Müslümanların meselesidir.Kudüs'ü ellerinde tutmak için Yahudilerin İslam ve Müslümanları yenmeleri gerekecektir ki bu,Allah'a şükür,onların kudret dairesinin dışındadır.
Öncelikle kitabı çok keyif alarak okuduğumu belirtmek isterim. Her ülkenin tarihine bölüm bölüm değinmesi ve ülkeler arasında ilişkiler kurması çok hoşuma gitti.Her ne kadar Ortadoğu'da siyasi ve sosyal sıkıntıların hâlâ devam ettiği gerçeğiyle yüzleştiysem de geçmişten günümüze ülkelerin siyasi yapılanmalarını incelemek bende zamanda yolculuk hissi uyandırdı. Öte yandan bütünsel bir bakış açısıyla baktığımızda Ortadoğu'da atılan her adım bir noktada Filistin'e temas ediyor. Arap liderlerinin araplarca benimsenmesi Filistin meselesine bakış açısıyla bağlantılı olarak değişiyor.
Kitap Arapların bir kısmının neden ayaklandığını ve ayaklanmadan sonraki süreci ayaklanmanın liderlerinden olan Kral Abdullah’ın gözünden aktarıyor.Kral Abdullah Türklerin mecliste ve ülke yönetiminde Araplara ve diğer ırklara yeterince yer vermediklerini bencilce davrandıklarını dolayısıyla Arapların artık kendi kendilerini yönetmeleri gerektiğini düşünüyor.Ayrıca kitap göze batacak derecede Arap ırkını yüceltici bir bakış açısıyla yazılmış.Esasen Kral Abdullah’ın konumu Osmanlı’yı eleştirdiği noktadadır.Kendisi de Arapları üstün bir topluluk olarak görmektedir.
Tarihin akışında her ırkın kendi devletini kurarak yaşamayı istemesinden daha doğal bir şey yoktur.Ancak Arap ayaklanması İngilizlere yaslanarak İslam düşmanlarıyla işbirliği yaparak ve ümmetin yararına olacak her şeyi kenara bırakıp Efendimiz’in (sav) sonuna kadar mücadele ettiği asabiyetin peşinden giderek gerçekleştiği için bir ihanettir.Ve Kral Abdullah ‘Her devlet bir büyük devletle bağlantı hâlindeydi ve onlara verdikleri sözlerin dışında hareket etme imkanları yoktu.’ diyerek eleştirdiği Arap liderlerinden bir farkı olmadığının farkında bile değildi.Büyük Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Ortadoğu’da sağlam bir demokrasi inşa edeceğine şüphesiz inanmıştı.Kitabında Filistin’e oldukça az yer vermesi,ümmetin temel meselelerinden birine sırt çevirmesi ve sözlerini Britanya’ya,Kral’a ve Churchill’e minnet ifadeleriyle tamamlaması ölene kadar fikirlerini değiştirmediğinin göstergesidir.