Kitap siyonizmin lideri sandığımız Theodor Herzl'ın aslında kendinden önce bu ideolojiye kafa yormuş insanların neredeyse sonuncusu olduğunu gösteriyor. Siyonizmin asıl liderlerinin çalışmalarını ve kolonileri detaylı olarak aktarıyor. Yoldan cevireceğimiz herhangi bir insanın öne süreceği 'ama onlar topraklarını sattı' gibi argümanları ciddi bir temellendirmeyle çürütüyor. Ayrıca Baron Edmond Rothschild'e arazi satın almada bir kısıtlanma uygulanmaması bize geçmişte de Ortadoğu'da para ve gücün söz sahibi olduğunu gösteriyor. Batı ülkelerinin kendi sınırlarından çıkarabilmek için her türlü eziyeti reva gördükleri insanları savunmak için Osmanlı'ya karşı birbirleriyle yarış hâlinde olmaları planlarını gerçekleştirmek için ne kadar sinsi olduklarını bizlere bir kere daha hatırlatıyor. Bizler Müslümanlar olarak tarihin makûs talihinden kurtulabilmek için her daim uyanık olmalıyız.
Arap-İsrail savaşları,anlaşmalar,Filistin'in siyasi ekonomik ve sosyal durumu birbiriyle bağlantılı olacak şekilde anlatılmış. Güncel olaylara da yer verilmesi ayrıca hoşuma gitti. Kitabı okuduktan sonra fark ettim ki İsrail'in Filistin topraklarında tabiri caizse istediği gibi at koşturabilmesinin nedeni biraz da Arap liderlerin istikrarsızlığından kaynaklanıyor. Nuri Pakdil'in de dediği gibi bir gün hepimiz ama hepimiz kökten, tabandan esaslı bir biçimde bir kez öfkelensek bu iş bitecek...