...
Ömrümüz böyle olmamalıydı, elagözlüm
bir vakitsiz meyve dilemeliydik tanrı’dan
uzun hasretlerin arifesinde
ellerim böğrümde kalmamalıydı.
şimdi akşam olur, sular buruşur
bir yastığa baş koyarım güvertede.
hangi dilden olursa, bir şarkı isterim
içimde kırık dökük besteler dolaşır.
kalbim avucumdadır artık,
bir sahilden sesler gelir, kaybolur
uzun uzun nefes alır sular
uzun uzun ağlamak isterim.
gözlerimde bir yağmurlu gün başlar;
vakit ikindidir eyüp sırtlarında
bulutlar vardır, pembeden, beyazdan
mevsim sonbahardır sessiz ve taze.
nemli otlar, çekirgeler, solgun yüzün.
bir gülüş, bir mahzun bukle saçlarında
bir eski çiçeği andırırsın yazdan.
ve bir şarkı başlar kahvelerin birinde
bizi ömrümüzden alır götürür,
bir şarkı, faslı hicazdan.
vapurlar gelir geçer haliç’ten.
sonra yağmur hafifler, elagözlüm
sonra yağmur hafifler,
sonra hisarlar, yollar, ikimiz