Dünyada sevilme,daha doğrusu kendini sevdirme çabasından daha yorucu ne var, bilemiyordu.Deniz kenarında topunu elinden kaçıran birinin onu yakalamak için denize atlaması,topa yaklaşır yaklaşmaz topun yeni bir dalga hareketi ile uzaklaşması bunun tekrarlana tekrarlana kendini denizin ortasında tek başına,üstelik topda yakalayamamış halde bulması misali,ha sevildim,ha sevileceğim,ha gerçek sevgiyi buldum,ha bulacağım diye diye geldiği yer, başladığı yerden daha beterdi.Üstelik kıyı ulaşamayacağı kadar uzaklarda kalmıştı, nerede olduğunu bilmediği bir yerdeydi.
Belki de insanlar,başlarını yukarı kaldırıp da aya bakmak akıllarına gelmediği,onu seyretmeyip zihinlerini dünyanın oyalayıcı işlerine taktıkları için mutsuzdular.kim bilir?