silaes, bir alıntı ekledi.
 1 saat önce · Kitabı okuyor

Ve inanın ya da inanmayın, sonsuz aşk dedikleri şey kocaman bir hurafe. herkes yeniden sevebilir. Zor olan aynı insanı yeniden sevebilmektir.

Hüzün Karası, Esra Arslan (Sayfa 84 - papillon)Hüzün Karası, Esra Arslan (Sayfa 84 - papillon)
Abdullah SAFİDEMİR, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor

"Matematik aşk gibidir: Basit bir fikir, fakat her an karmaşıklaşabilir."

R. Drabek

Sevdim Seni Matematik, Ahmet Yıldız (Sayfa 21 - ALFA)Sevdim Seni Matematik, Ahmet Yıldız (Sayfa 21 - ALFA)

KÜÇÜCÜK BİR RESİM
Yokluğunun sandalına koysunlar beni
Bıraksınlar zaman nehrine
Aksın sonsuza kadar
Hayatım sensiz.
Ölüme doğsun kalbim
Seni ararken
Zamanın en büyüğü olsun
Kurumuş bir yaprak gibi
Hasretine insin tüm yağmurlar
Toprağın bereketinde
Biten çiçekler sensizlik koksun.
Çılgın hayallerin
Deniz düşlerinde seni görsünler
Bir çerçeve içinde
Küçücük bir resim olsun aşk
İşte aşkın resmi,
İşte özlemin düzeni.
Ben!
Yokluk sandalında
Zaman nehrinde
Yüzerken sonsuza
Seni Seviyorum!
18-01-2017
Uğur UKUT

Nur, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Monna Rosa I- Aşk ve Çileler
...
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa:
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza,
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
...
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak:
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.
...
(1952, İlkbahar)

Gün Doğmadan, Sezai Karakoç (Sayfa 13 - Diriliş Yayınları)Gün Doğmadan, Sezai Karakoç (Sayfa 13 - Diriliş Yayınları)
Nur, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Monna Rosa I- Aşk ve Çileler
Monna Rosa, siyah güller, ak güller;
Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Monna Rosa, siyah güller, ak güller!
....
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur,
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
....

Gün Doğmadan, Sezai Karakoç (Sayfa 13 - Diriliş Yayınları)Gün Doğmadan, Sezai Karakoç (Sayfa 13 - Diriliş Yayınları)
Gamze nur, Kır Çiçeği Tepesi'ni inceledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kesinlikle okunması gereken bir kitap...Olaylar çok hızlı gelişse de, srükleyiciliğini ve gerçekçiliğini hiç kaybetmiyor... Ancak sonu, eksik kalmış gibi. Belki de yazarın, devamını yazmak gibi bir niyeti vardır düşüncesine kapıldım. Aşk, mücadele, hırs, isyan. Hepsini bu kitapta bulabilirsiniz. Başarılı çevirisiyle de göz dolduruyor.

Ayşegül A., bir alıntı ekledi.
 4 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aşk kadın
İnsanoğlunun gözü mutluluğunu görmez de hep üzüntüleri üzerinde durur. Oysa mutluluktan da yeterince payımızı aldığımızı görmek için bir an doğru düşünmek yeter. Bir ailede bütün işler yolunda giderse kocan seni sever, gözünün bebeği gibi sakınır, senden bir an bile ayrı kalmak istemezse, işte ben mutluluk diye buna derim. Hatta karı kocanın acılı zamanları yarı yarıyadır ve bu kadarı da iyidir, zaten acısız insan var mı ki? Bir gün evlenirsen kendin de anlarsın ya... Hele bir de evlendiğin adamı seversen onunla geçireceğin ilk yılların tadına doyum olur mu? Hatta sevilen kocayla yapılan kavgalar bile tatlıya bağlanır. Bazı kadınlar vardır, kocalarını ne denli çok severlerse o denli çok kavga çıkarırlar. Ben böyle birini tanırdım. "Seni sevdiğim için eziyet ediyorum, sakın aklına başka bir şey gelmesin." derdi. Sevdiği için eşlerini bile bile üzenleri işittin mi? Böyleleri daha çok kadınlardan çıkar. Hem yapar, hem de içlerinden "Sonradan onu öyle sevip okşayacağım ki şimdi bu kadarcık eziyete katlanıversin!" diye geçirirler. Bu tür kadınlar evin sevinç kaynağıdırlar. Ne mutlu, huzurlu, namuslu bir yaşam!
Hele kavgadan sonra barışmak -özür dilemek ya da bağışlamak- ne büyük zevktir. Sanki yeni tanışmış, yeni evlenmişler, birbirlerini yeniden sevmeye başlamışlar gibi ikisi de büyük bir mutluluk duyarlar. Sevişen karı kocanın arasında geçenleri kimse bilmemelidir. Aralarındaki geçimsizliği öz annelerinden bile gizlemeli, onlardan hakemlik istememelidirler. En iyi hakem yine kendileridir. Aşk kutsal bir gizdir, ailede geçenler bütün yabancı gözlerden saklanmalıdır. Bu, onun kutsallığını bir kat daha arttırır, mutluluğu çoğaltır. Böylece karı kocalar birbirlerini daha çok sayarlar, saygıysa anlaşmanın temelidir. Sonra eşler birbirini severek evlenmişse bu sevgi neden sönsün? Bunu sürdürmenin çıkar yolu yok mudur? Umarsız kalındığı durumlarla karşılaşılacağını sanmıyorum. Kocanın onurlu, iyi bir insan çıkması durumunda sevgi sönebilir mi? Doğallıkla evliliğin ilk yıllarındaki aşk geçecektir ama bunun yerini daha sağlam bir sevgi alacaktır. Karı-koca zamanla daha iyi kaynaşırlar, işlerini danışarak yaparlar, birbirlerinden saklıları, gizlileri kalmaz. Sonra çocukları olur, karşılaştıkları en büyük güçlükler bile onlara ayrı bir haz verir. Yeter ki sevgileri, kendilerine güvenleri azalmasın. Bu durumda çalışmak da çocuklar için özveriye katlanmak da bir zevktir. Çünkü çocuklar seni işte bu yüzden seveceklerdir. Demek oluyor ki ilerisi için sevgi biriktiriyorsun. Çocuklar büyüdükçe onlar için bir örnek, bir dayanak olduğunu hissedersin. Sen ölünce de senin duygularını, düşüncelerini taşıyacaklarını bilirsin. Çünkü seni örnek almış, sana benzemişlerdir. Öyleyse çocuk yapmak kutsal bir görevdir. Bu durumda anaya babaya kendi aralarında sımsıkı kaynaşmaktan başka ne düşer?

Yeraltından Notlar, Dostoyevski (Sayfa 129 - Cumhuriyet Yayınları)Yeraltından Notlar, Dostoyevski (Sayfa 129 - Cumhuriyet Yayınları)