Adalet Cimcoz Bir Yaşamöyküsü Denemesi

0,0/10  (0 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
470 gösterim
Onu, kah Türkan Şoray'ın, kah Filiz Akın'ın sesi olarak tanıdık. Buğuluydu, özeldi. "Dublaj kraliçesi" olarak anıldı. Lorel-Hardy'ye sesiyle hayat veren Ferdi Tayfur'un kız kardeşiydi. Oyuncu değildi, ama sesiyle canlandırmıştı beyazperdenin ünlülerini. Türkiye'nin beş yıl boyunca yaşamayı başarmış ilk özel galerisinin, Maya'nın kurucusu ve sahibesiydi. Dönemin tüm sanatçılarının yakın dostuydu. Sanatçı değildi ama bir dönem plastik sanatlar onunla anıldı.

Kafka'nın Milena'ya Mektuplar'ını dilimize çevirdi, en iyi çevirmen ödülü aldı. Brecht'in Sezuan'ın İyi İnsanı onun sözcükleriyle sahnede hayat buldu. Yazar değildi ama çevirilerindeki Türkçe, okuyanı büyülüyordu. Türkiye'nin ilk dedikodu yazarlarındandı. Hafta, Salon, Tasvir, Aydede, Tef gibi dergilerde sözünü sakınmayan yazılar yazdı. Kim, kimle, nerede, ne yaptıysa onun dilinden kaçmadı. Köşesinin adı "Fitne Fücur"du.

60 yaşında kanserden öldü, ardında kalanlar savruldu, dağıldı. Mine Söğüt uzun bir yolculuk sonrası dağılmışlardan toplayabildiklerini bir araya getirdi ve dostlarının "Ada" dediği Adalet Cimcoz'un yaşamöyküsü üzerine uzun bir "deneme" yazdı.
(Arka Kapak)

Tesadüfen dublajcı

1910 Temmuzu'nda Çanakkale Kilitbahir'de doğan ve 1970 yılında kansere yenik düşerek hayata veda eten Adalet Cimcoz'u 'dublaj kraliçeliği'ne taşıyan hoş bir raslantıdır. 1931 yılında ağabeyi ünlü seslendirmen Ferdi Tayfur eşi Melek, İpek Film Stüdyosu'nda dublaj sanatçılığı yapmaktadır. Melek'in hastalandığı bir gün Ferdi hemen kardeşine koşar. Cimcoz tesadüfen girdiği dublaj âleminde kısa sürede efsane bir ses olur. Türkan Şoray, Filiz Akın, Belgin Doruk, Sezer Sezin hep onun sesiyle hafızalarda yer ederler...

('Gizemli ses'in izini sürdü, Göksan Göktaş, Radikal, 15.08.2000)
...

İşte Ada böyle tuhaf bir kadındı. Ben onun hayatını yazmaya soyunmadan önce kendisini hiç ama hiç tanımazdım. Sadece eski Türk filmlerinden, o iç gıcıklayan tuhaf sesini bilirdim. Hiç düşünmemiştim ama düşünsem ''güzel aktrislerin ardına gizlenen bu tuhaf sesin sahibi güzel bir kadın olmalı'' derdim. Aslında güzel olmadığını bilmezdim. Lorel Hardy'yi seslendiren Ferdi Tayfur'un kızkardeşi olduğundan da habersizdim. Türkiye'nin ilk sanat galerisini kim açtı; Türkiye'nin ilk dedikodu yazarı kim deseniz Fitne Fücur, nam-ı diğer Adalet Cimcoz diye cevap veremezdim. Kafka'nın Milena'ya yazdığı o müthiş aşk şiirlerini ilk kez onun Türkçe'ye çevirdiğinden bihaberdim.
...

Sanatçı değildi... Ama sanatı ve sanatçıları çok sevdi... Resim yapmadı, seramikle uğraşmadı ama Türkiye'nin ilk sanat galerisini açtı. Hikaye öykü yazmadı ama Almanca 'dan unutulmaz çeviriler yaptı. Gazeteciliğe soyunmadı ancak Fitne Fücur imzasıyla yıllarca dedikodu yazıları yazdı, ününe ün kattı, çevresinde parıltılı bir hale yarattı. Kendini ''komik çirkin'' olarak tanımlardı ama çirkinliğiyle barışık kalmayı başardı; hatta güzellik yarışmalarında Jüri üyeliği bile yaptı. Sahneye çıkmadı ama beyaz perdenin ardında oyunculara verdiği sesiyle binlerce karakteri yeniden canlandırdı. Cahide Sonku'yu sanki hep için için kıskandı...

Melek? Şeytan? Ya Da Her İkisi?, Deniz Durukan- Mine Söğüt Röportajı, Öküz, Eylül 2000
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2000
  • Sayfa Sayısı:
    236
  • ISBN:
    9789750802157
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü: