8,5/10  (21 Oy) · 
84 okunma  · 
21 beğeni  · 
942 gösterim
1938 Nobel-Edebiyat ödülünü kazanmış olan Pearl S. Buck, ömürlerinin kırk yılını Çin'de geçirmiş Amerikalı bir ana-babanın çocuğudur. İnsan ruhunun derinliklerine seslenen bu eserde, tek bir isim geçmez. Nine, Ana, Oğul, Koca. Bir köy ve birkaç köylü. Bu bir Çin köyüdür. Ama onu okurken, Çin'i unutacaksınız. ''Çinli Ana''yı değil, bizim Anadolumuzdan bir Ana'yı görür gibi olacaksınız. Eserin başından sonuna kadar ismini bile söylemeyen bu ''Adsız Ana'' ya, zaten sadece analığın canlı bir heykeli diye bakmak gerekir.
  • Baskı Tarihi:
    2006
  • Sayfa Sayısı:
    251
  • ISBN:
    9789751402134
  • Çeviri:
    Mebrure Alevok
  • Yayınevi:
    Remzi Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
19 Kas 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Ana kitabı okuduğum en güzel kitapların arasında yer aldığını belirterek yorumuma başlamak isterim. Bir ananın dramını anlatıyor olsa da aslında, Çin köylüsünün feodalizm döneminde yaşadığı yoksulluk, açlık, sefalet ve çaresizliğini anlatmaktadır.
Okuduğumuzda bizim insanımızla köylümüzle, anamızla ne kadar benzeşiyor diye dedirten bu kitapta; aslında yoksulluğun evrensel olduğu, yoksul insan yaşamının dünyanın her yerinde aynı zorluklarla aynı çaresizliklerle karşı karşıya kalıyor olmasıdır. Tanrılar farklı olduğu halde; teslimiyet ve kaderciliğin aynı olması da sömürü düzenini sürdürmek isteyenlerin dört elle sarıldığı bir olgu olduğundandır.
Analık duygusu da yoksulluk gibi dünyanın her yerinde aynıdır. Bu yüzden bu kitabı okurken Çin de bir köyde yaşayan yoksul bir ananın yaşadıkları ve duyguları ile kendi ülkemiz yaşayan anaları rahatlıkla özdeşleştirebiliyoruz. Bu özelliği de yazarın kitabı yazarken isim kullanmamış olması kuvvetlendirmiştir.
Varolan kadere (düzene) karşı çıkan kendi kaderini çizmek üzere başkaldıranların da nasıl kolaylıkla ölümle cezalandırıldığını göstermesi açısından çok güzel ve anlamlı bir kitap olduğunu tekrar belirtmek isterim.
Bu kitap gerçekten her kütüphanede olması ve her kesin okuması gereken bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Doğan Yalçın 
15 Eki 2015, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Hayatımda okuduğum en güzel kitap oldu. Abartısız ve çok samimi olarak bunları yazıyorum.
Kesinlikle bir Çin'li ana yok burada. Doğuda siyasi sebepten dolayı oğlunu kaybeden, Anadoludaki batıl inançlardan beslenen,ironik, trajedik Güneydoğulu analar var bu romanda. Acılarıyla sevinçleriyle her şeyiyle bizden,annelerimizden birileri bunları hep yaşadı yaşıyor ve yaşayacak.

özlem dnzhn 
06 Ara 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Muhteşem bir kitap bir günde bitirdim.Ana ile ayn acıları paylaştım lisede okuduğum bir kitap hala yanında olsa bile düşünmediği veya düşünemediği oğlu için oğlumun oğlu oldu demesi beni derinden etkilemişti.bu kitap hakkında saatlerce sıkılmadan konuşabilirim...

Birsen Ergün 
01 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

91 yılının yaz tatilinde henüz ortaokulu bitirmiş bir çocukken okudum. Duygusu, etkisi bunca yıldır geçmedi. Pişman olmayacaklarınızdan. Çocukları için var olan bir ana... Yedikleri pirinç lapaları bile hala hatırımda.

Gülay 
21 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kitap Çin 'in bir köyünde yaşayan kocası tarafından terk edilen bir ananın hikayesini anlatmakta.Ananın ayakta kalmak için verdiği mücadeleler , çocuklarına bakabilmek için yaptığı fedakarlıklar çok akıcı bir dille anlatılmış.

Derya Berber Tali 
23 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Çin'in bir köyünde yaşayan isimsiz ananın ve o köy halkının öyküsünü anlatıyor.Yazar çok yalın bir dille anlatmış,betimlemeler az olmasına rağmen ananın fedakarlığını,çilesini,fakirliğini ,gururunu,zorluklara göğüs gerişini çok derinden hissediyorsunuz.Bu kitabı okuyup da ben hissetmeden okudum diyen yoktur sanırım.Yazarın kalemine bayıldım ;laf kalabalıklığı yapmadan nasıl bu kadar derinden etkiler bir kitap...Çok beğendim.Mutlaka diğer kitaplarını de okuyacağım..tavsiye ederim..

Kitaptan 1 Alıntı