Peygamberin Son Beş Günü

8,9/10  (14 Oy) · 
34 okunma  · 
9 beğeni  · 
755 gösterim
Peygamber'in Son Beş Günü, sürekli bir bölünmenin öyküsü. Devrimci ozan Rahmi Sönmez, takma adıyla Peygamber, bir kış akşamı, İstanbul'un Taksim alanında, arkasından kimsenin gelmediğini bile bile, en önden gidiyormuş gibi bir duygu içinde yürür. Bu yürüyüş bir bakıma onun bütün yaşamını özetler. Hep en önde olduğunu, hep ileriye doğru gittiğini sanırken, yaşamın dışına sürüklenir, gerisinde kalır. Hep çevresindekilerle kaynaşmak istemiş, ama onlar kendisini şu ya da bu biçimde yarı yolda bırakmışlardır. Gerçek devrimci ozanlar arasına katılmasını sağlayacak tabutluklar düşleyip durmuş, ama evinde bir tür tutuklu yaşamı sürdürmüştür. Bir yarı bilinç içinde geçen son beş gününde ise, düşlerini gerçekleştirdiğini sanır, ama yalnızca yıkılışlarını yaşar. Böylece, gülünç ile acıklının iç içe girdiği bir döngü içinde, sürekli bir bölünme olur yaşamı.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2014
  • Sayfa Sayısı:
    312
  • ISBN:
    9789750719820
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
sezen 
16 Oca 10:34, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Değerli Bir arkadaşım vasıtasıyla okuduğum bir eser. Tahsin Yücel’i ilk okuyuşumdu, devamı gelecek Uzun zamandır bu kadar hızlı ve akıcı, aynı şekilde yoğun ve düşündürücü bir eser okumamıştım. Tahsin Yücel bu eseriyle 1993 yılında “Orhan Kemal Roman Armağını” nı almış. Eserin konusundan bahsetmem gerekirse;

# 1940’ların devrimci ozanı Rahmi Sönmez’in sıra dışı hikayesi anlatılıyor. Rahmi Sönmez ve can arkadaşı Fehmi Gülmez, birbirlerini tamamlayan iki parlak gençtir. Birlikte İktisat fakültesine giderler ve orada hayatlarını tamamen etkileyecek olan Feride ile tanışırlar. Bu sevimli ama soğuk kız, kimseyle arkadaşlık etmezken, gelir bu gençlere Marx’ı Engel’i anlatmaya başlar. Feride bir konsolos kızı olduğu ve yabancı dil bildiği için almanca orijinalinden yaptığı çevirilerle onları büyüler. Rahmi Sönmez bu kızın etkisiyle kavga ve devrim şiirleri yazarken, Fehmi Gülmez edebiyat eleştirmenliği vasıtasıyla Rahmi’nin en büyük destekçisi olur. Arkadaşlar arasında Marx’ı o kadar ateşli anlatır ki Rahmi, kendisine Peygamber lakabını takarlar.

# Hikayenin birinci bölümü peygamberin kısa yaşam öyküsünden oluşur. Sonrasında gelen hayal kırıklıkları, yaşadığı çelişkiler, yenilgiler, kopuşlar, yalnızlıklar ve ölümler vardır. Peygamber kendini her ne kadar devrimci diye tanımlasa da dar kalıplar içinde sıkışıp kalmış olması, onu hüzünlü bir parodi haline getirir. Ona göre, felsefedeki tüm yeniliği Marx, şiirdeki tüm yeniliği Nazım yapmıştır. Hayatının biricik odağı haline getirir onları ve sonrasında çöküş başlar… Bir şeyleri putlaştırmanın, ilahlaştırmanın sıkıntısı tüm hayatını alt üst eder. Zamana ayak uyduramayan Peygamberin düştüğü komik durumlar güldürmekten ziyade hüzünlendiriyor.

# Eserde eleştirilen ya da sorgulanan noktalardan biri de, insanın kendini karşıtı üzerinden tanımlaması. Örneğin, sol yazılar ya da yayınlar yüzünden herkesin içeriye tıkıldığı bir dönemde, Peygamber meyhanede coşkuyla Marx’ı anlatmasına rağmen gözaltına bile alınmaz. Arkadaşları arasında gözden düşer. Kendisi kavganın devrimin şiirini yazıyorsa, elbette faşistler tarafından başına bir takım işler gelmelidir. Arkadaşları ona kuşkuyla bakar, hatta kendisi bile “beni neden tutuklamıyorlar” diye düşünmeye başlar. Çünkü devrimci bir ozan olarak ancak öyle saygı görür. Sonuçta büyük usta Nazım da yıllarca hapis yatmıştı. Darbe olduğunda sevinecek kadar ileri gider. Şimdi beni de alacaklar diye bavulunu bile hazırlar.

#Eserde kuşak çatışması derinlemesine işlenmiş. Bu yeni dönem devrimcileri beğenmez Peygamber. Ona göre anayasal düzeni bozmaya çalışmaktan tutuklanan, kod adı kullanan, proletaryadan değil üniversiteden olan bu gençlerin devrim yapmaya soyunmaya hakları yoktur. Yakalanan kitaplar arasında Balzac'ın “Vadideki Zambak” ya da Zola’nın “Nana” gibi eserleri de vardır, iyi de bir devrimci neden bu kitapları okusun ki? Kendisinin kaç yıllık hayatında verdiği tek ödün Birinci sigarasından Samsun’a geçmek iken, nasıl olur da bu çocuklar devrim yapmaya kalkışırdı. Yani bu ne cüretti?

#Tahsin Yücel dil konusunda çalışmaları olan bir yazardır. Eserde sık kullandığımız kelimelere alternatif kelimeler görürüz. Örneğin, kenter (burjuvazi), eytişimsel (diyalektik), özdekçilik (materyalizm), kılgısal us eleştirisi (pratik aklın eleştirisi) gibi…

#Herkese hitap ettiğini düşünmediğim bir eser. Sol jargonu bilenlerin sıkılmadan okuyacağı bir kitap.

Keyifli okumalar…

ahmet Karakuzulu 
18 Nis 13:29, Kitabı okudu, 20 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bir insan, başka bir insanın yaşamına ne kadar etki edebilir? Kitap, bu sorunun cevabını etkili bir şekilde veriyor. Feride'nin Rahmi'nin (peygamber) hayatına girmesiyle , tüm yaşam akışı değişiyor. O artık fanatik bir Karl marks hayranıdır ve öğretilerine tüm benliğiyle inanmaktadır. Öyle ki günlük yaşamındaki tüm gelişmeleri, cinselliği, arkadaşlıkları hep bu öğreti doğrultusunda algılamaya ve yaşamaya çalışmaktadır. Romanın bir bölümünden itibaren, Peygamberin, adeta yerli bir "Goriot Baba" ya dönüştüğünü görüyoruz. Özellikle oğlu ve torunu Nazım'la olan ilişkisinde fedakarca düşünce ve davranışlar kendini gösteriyor. Yer yer insanın yüreğine dokunan bu kitapta, insanın düşünsel saplantılarının, teorik düzeyde kalan inanışların bireyi nasıl sıkıntılı durumlarla baş başa bırakabildiğini görüyoruz. Gerçek bir yaşam öyküsünden kurgulanan roman, yazım tekniği itibariyle bir anı-hatıra içeriği taşısa da Mutlaka okunmasını önerdiğim bir kitap,

Orkun Sarçın 
06 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Sanırım Tahsin Yücel'in ruhunun inceliği,hayata dair olumlu düşünceleri,naifliği Rahmi Sönmez karakterinde hayat bulmuş.Beni çok düşündüren bir hayat hikayesi.Benimde hayatımda Rahmi Sönmez ve eşi gibi insanlar olsa ne olurdu sanki diye çok düşünmüşümdür.bana çok şey kattığına inandığım bir karakter.

Kitaptan 3 Alıntı

sezen 
16 Oca 11:13, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Gerçek bir komünist olduğumuzu kanıtlamamız için, karşımızda bilinçli faşistler bulunması gerekirdi. Nerde öyle faşistler? Bu adamlar doğru dürüst faşist bile değil." diye mırıldandı.

Peygamberin Son Beş Günü, Tahsin Yücel (Sayfa 138)Peygamberin Son Beş Günü, Tahsin Yücel (Sayfa 138)
sezen 
16 Oca 11:09, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Ama sende biliyorsun ki, kimse beni ozan yerine koymuyor."
"Dert etme! Bir gün ister istemez anlayacaklar yanıldıklarını, çünkü sen üçüncü yenisin, gelecek kipinde yaşıyorsun."

Peygamberin Son Beş Günü, Tahsin Yücel (Sayfa 313)Peygamberin Son Beş Günü, Tahsin Yücel (Sayfa 313)
sezen 
16 Oca 11:17, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Yıllarca içerde kalmış devrimcilerin özel bir saygı gördüklerini bilirdi, ama ozan ya da yazar sayılmak için hapse girmenin zorunlu ve yeterli koşul sayılabileceğini hiç düşünmemişti.

Peygamberin Son Beş Günü, Tahsin Yücel (Sayfa 92)Peygamberin Son Beş Günü, Tahsin Yücel (Sayfa 92)