Anne Kafamda Bit Var 12 Eylül Anıları

8,0/10  (98 Oy) · 
346 okunma  · 
75 beğeni  · 
1.742 gösterim
Sinema sanatçısı Tarık Akan, 12 Eylül 1980 askerî darbesinin hemen ardından, 1981 başlarında, Almanya’da yaptığı bir konuşma yüzünden yurda dönüşünde tutuklandı. Tutuklanmanın nedeni, sağcı bir gazetenin manşete çıkardığı yanlı ve yalan haberdi. Böylece uzun bir yargılanma süreci başladı. Siyasî Şube, sorgulanmalar, itilip kakılmalar, aşağılanmalar, soğuk hücreler, bitli fareli koğuşlar, sağcılar, solcular, devrimciler, idamlıklar…

Uzun zaman sonra aklanıp serbest kalan Tarık Akan, aradan yıllar geçse de o günlerin baskılarını, acılarını unutamadı ve sonunda yaşadıklarını yazıya döktü. Anne Kafamda Bit Var, o zorlu günlerin bir tutanağı. Bu kitapta anlatılanlar, özellikle 1970’lerin ikinci yarısından başlayarak Türk sinemasının nitelikli filmlerinde unutulmaz oyunlar çıkaran Tarık Akan’ın az bilinen bir yönünü ortaya çıkarıyor.
Anne Kafamda Bit Var’da, 12 Eylül dönemindeki yargılanma sürecinin yanı sıra Atıf Yılmaz ve Şerif Gören gibi yönetmenler, ünlü hukukçu Burhan Apaydın gibi pek çok tanınmış ad ve önemli olayla ilgili anılar da yer alıyor; Yılmaz Güney cezaevindeyken gizli saklı çekilen Yol filminin serüveni de anlatılıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750701566
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
 08 Haz 2015, Kitabı okudu, 5 günde, 8/10 puan

Yazarlık konusunda hiç bir iddiası olmayan Tarık Akan'ın, bir solukta okunan, son derece yalın dille yazılmış bir kitabı. Kitap Tarık Akan’ın Almanya dönüşü, 1981 yılında hava alanında tutuklanıp siyasi şubeye götürülmesiyle başlıyor.Tutuklu geçen günlerden Selimiye Kışlasına kadar uzanan bir serüvende yaşadıklarını ve cezaevi koşullarını gözler önüne seriyor. Ayrıca Yılmaz Güney’ in de tutuklu olduğu bir dönemde türlü zorluklarla çekilen Yol filmiyle ilgili anısı da var bu kitapta. 80'li yılları merak edenlere, olayları yaşamış birinin kaleminden okumalarını kesinlikle tavsiye ederim.

silaes 
18 Eki 01:54, Kitabı okudu, 2 günde, 7/10 puan

Kitabın içeriğinden çok Tarık Akan'ın kalemi ilgimi çekti. Anlatımın bu kadar güzel olabileceğini tahmin edemezdim. Bu ülkede farelere bile! merhamet duyan, gerektiğinde elleriyle besleyebilecek nitelikteki insanları iki taraftan da acımadan harcadılar. Bu fare meselesi kitapta. En ilgimi çeken mesele oldu. Tarık Akan'a hayranlığım bir kez daha arttı. Hayvan seven adamı ne olursa olsun severim... Daha önce kitabı çok duymuştum. Ama içeriğinin bu yönde olduğunu bilmiyordum. Geçen hafta ulucanlar cezaevi müzesini ziyaret ettim. Bu sebepledir ki kitap beni daha da derinden etkiledi.

Nesli 
08 Oca 16:17, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Müjdat Gezen ve diğer arkadaşlarının şahit olduğu bir gözaltı, Tarık Akan'ın kimsenin bilmediği işkence dolu anları bu kitap altında toplaması belkide o dönemde yaşayan bu işkenceleri çekmiş onlarca insanın haykırışı olmuş.

Böcekli gelen yiyecekler kaldıkları hücrede lavabo ihitiyacını bile gideremeyecek bir yerin olmayışı, dönen entrikalar...Anlatılanların okuyucuyu etki altına alıp yaşatması ,heyecanlandırması kitabın akıcı ve merak edici olmasının en güzel kanıtı...

Aysel 
 06 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Bilmiyorum neden ama bu kitabı ben beğendim. Çok doğal olarak başına gelenleri aktarmış (yazar mı desem bilemedim) yazar. En duygulandığım yeri Yol filmindeki atla yaşanan hikayeydi...
Bu kitap bana özgürlüğün ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi. Her şey düzelebilir belki ama özgürlük insanın elinden alındı mı hiçbir şeyin de bir anlamı kalmaz...

nazey 
 16 Eyl 10:44, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bugün Tarık Akan'ı kaybettik. Çok güzel yürekli bir adamdı. Bugün ne okuyayım diyenlere tavsiye ederim. Kitap, Tarık Akan'ın hapisteki anılarını anlatıyor. Beni etkileyen kısmı, yaşadıkları karşısında hissettikleri çünkü gerçektiler. Birde bir insanı borçlu çıkarmanın getirdikleri...

göziizm 
10 Eyl 19:00, Kitabı okudu, Beğendi, 6/10 puan

tarık akan'ın 80'li yıllarda nezarette geçen tutukluluk dönemlerini anlattığı kitap. ayrıca yol filminin çekim hikayesinede değinmiş,
kitap o devrin anlatıldıgı kitaplardan farklı degil. Anlatımı doğal olduğu için ayrıca ilgimi çekmişti dönemin gerçeklerini yaşamış ve anlatmış çoğu yerinde bir insan bir insana bunları sırf düşünceleri farklı diye Nasıl yapar dedirtti

Lise zamanında okuduğum severek filmlerini izlediğim Tarık Akan'ın başka bir yüzünü öğrendiğim hatta beni tam manasıyla 12 Eylül ile tanıştıran, yazarın siyasi görüşlerine rağmen tarafsız göz ile yazıldığını düşündüğüm güzel bir anı kitabı.

Rose 
11 saat önce, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 9/10 puan

Tarık Akan, çocukluğumdan bu yana hayran olduğum bi adamdı. Bu kitapla birlikte 12 Eylül Darbesinin işkencelerine bir kez daha tanık oldum ve bu adama hayranlığım kat be kat arttı. Dili Yalın ve oldukça akıcı olan kitap çabucak akıp gitti... Yıllar sonra yeniden okuyacağımdan emin olarak kütüphanemdeki yerini aldı. Teşekkürler Tarık'cığım :) İyi ki geçtin bu dünyadan...

Çiğdem Aksoy 
10 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Esas mesleği yazarlık olmamasına rağmen gayet başarılı bir kitap.. Tüm yaşadıklarını yazamadığı apaçık ortada olmasına rağmen gene de yazdıkları bile tüyler ürpertici. Ülkemizdeki bazı acı gerçekleri olduğu gibi yansıtan bir kitap.

Sinem 
 31 Ağu 19:24, Kitabı okudu, 7/10 puan

Ünlü oyuncunun sade ve yalın bir dili var. Olay sırasını ve hiçbir detayı atlamadan anlatması da ayrıca güzel bir şey. Ama en çok beğendiğim şey olayı olduğu gibi anlatması polis memuru ya da diğer insanları küçültecek hiçbir yorumda bulunmaması yorumlama kısmını okuyucuya bırakması oldu. Karakolların genel hali, işkenceler, idama giden gençlerin psikolojisi, sağ-sol çatışması, hapishanede kendince düzen kurmuş olan gençlerin yaşama umudu çok yalın ve güzel bir şekilde anlatılmış. Ve bir dönemi anlamaya yetecek kadar da yorumsuz çarpıtılmadan yazılmış.
**Küçük bir spoili yorum**
Akşam vaktinde bir polis memuru kızların bölümüne gidip iki kişiyi dışarı çıkarıyor ve kızların çığlıklarını okuyoruz. Kızlar bu saatte sorgu olmaz sizin niyetiniz başka diye bağırıyor. Tarık Akan bunu yorum yapmadan düşünce belirtmeden yapmıştı ama bu da kafada soru işareti bıraktı. Diğer bir şeyde değerli eşyaların kayda girilmeyip kişiye geri verilmemesi. Bir mahkumun pahalı saati ve yazarın da güneş gözlüğü kayıp. Bu da bizi biraz düşünmeye itiyor.
**
Güzel ve yalın bir kitap. Son derece de akıcı.

3 /

Kitaptan 33 Alıntı

mehmet pak 
17 Eyl 00:12, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Vatana ihanet Nedenleri.
İçeriden sürekli işkence sesleri geliyordu . Gene uzunca bir zaman geçti .Döndüler.
'' Sürü filmini neden yaptın ? ''
''Maden , Demiryolu gibi filmlerde neden oynuyorsun ?''
'' Bu vatana neden ihanet ediyorsun ?''

Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 87 - Can Yayınları)Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 87 - Can Yayınları)
mehmet pak 
16 Eyl 23:29, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

İşkenceciden Hesap sorma.
Yahu O., bu çocukları dövüyorsun ya , hiç korkmuyor musun ? Bu günler geçer, emekli olursun , evinde oturursun ya da sıkıyönetim biter ,başka bir göreve atanırsın; sonra hırsla canını yaktığın ,sopayı nerelerine denk gelirse acımasızca indirdiğin bu insanlar seni bulur . Altı çocuğun var , onları hiç düşünmüyor musun ? Tek başına düzeni kurtaracak halin yok ya. Çocukları sorguya götürürken gözlerini kapatıyorlar. Neden ? Polisi tanımasın diye... Her şeyinle ortadasın sen...

Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 70 - Can Yayınları)Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 70 - Can Yayınları)
mehmet pak 
17 Eyl 10:51, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Sokaklardan ,caddelerden geçiyorduk .Bir sürü araba , üst üste insanlar ,kalabalık... Herkes birbirinin yaşamından habersiz , bir yol tutturmuş gidiyordu , kimse kimsenin umrumda değildi ; kimse böyle bir çaba içinde de değildi. Derin bir nefret duydum. "Hapse girmek istiyorum ,çünkü bu kalabalığı hiç sevmiyorum ," dedim içimden .

Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 169 - Can Yayınları)Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 169 - Can Yayınları)
Nesli 
 15 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Polis bey deme abi, dayak yersin, amirim de," dedi.
Bu kez hem "Amirim" demeye, hem de kapıya vurmaya başladım. Uzun bir zaman sonra A. geldi, kapıyı açtı:
"Ne var?"
"Çişim geldi; tuvalete gitmek istiyorum."
"Tuvalet izni günde üç keredir, akşama gidersin, sabret," dedi.
Tam kapıyı kapatacakken araya girdim:
"Tuvalet şurada; hücrelerden kimse bakmıyor."
Hiç oralı olmadı. Kapıyı kapatıp gitti. Kuru zemine çömeldim. Bacaklarımı iyice sıkıyordum; olmuyordu gene de. Çömelmek de kâr etmiyordu. Yolu yoktu, hücreye işemeye karar verdim. Kapı­nın üstünden yeniden koridora baktım, karşı hücredekilere alçak sesle seslendim:
"Arkadaş, baksana yahu... Tuvaletinizi nereye yapıyorsunuz?"
"Orada süt kutusu yok mu?"
"Burada bir bok yok!"
"O zaman koyver gitsin."
Kıs kıs güldüler.
Bir süre daha sabrettim, sonra hücreye işedim. Belli olmasın diye kuru bölümü ıslatmamaya dikkat ettim. Çişimin kokusundan rahatsız olurum sanıyordum ama fark etmedim bile. İçerideki sidik kokusu zaten her şeyi bastırıyordu.
Rahatlamıştım. Meğer çiş yapabilmek ne güzelmiş, ne bulunmaz nimetmiş... O rahatlıkla çömelip biraz kestirmeye çalıştım. Zaman zaman ba­şardım da.

Anne Kafamda Bit Var, Tarık AkanAnne Kafamda Bit Var, Tarık Akan
Aysel 
 05 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

'Yol'un senaryosunun bitiş tarihi 23 Ocak 1980'di. Arkasından 'Dağ' adlı bir senaryoya başlamayı tasarlıyorduk. 'Dağ' hakkında da uzun uzun konuşmuştuk. Onda da oynamamı kararlaştırmıştık. 'Yol'daki rolüm Bingöl'deydi. Onu tamamlayınca Muş'a geçecek, 'Dağ' filmine başlayacaktık.'Dağ'ın yönetmenliğini Zeki Ökten yapacaktı. Öncelikle sansürden geçirmek gerekiyordu. Aldım senaryoyu, gene ben götürdüm Sansür Kurulu'na. Reddedildi. Daha sonra Danıştay'a başvurduk, orada da reddedildi. Gerekçe ikisinde de aynıydı: 'Dağı aşmak, emperyalizme karşı bir savaştır; burada 'dağ' bir simge olarak kullanılmakta, bilinmeyen güçlere karşı savaşmak anlamına gelmektedir' gibisinden iki sayfa dolusu yazmışlardı.
Büyük bir keyif ve mutlulukla planlanan, ama hayata geçirilememiş bu hikâye, dağın ardında kurulu bir köyde başlıyordu. Yolları kardan kapandığı için kuruldu kurulalı bu köyden kışın kimse kasabaya inmemişti. Oynayacağım adamın oğlu ölüm döşeğindeydi. Dört arkadaş, yüzyıllardır kimsenin yapamadığını yapmayı göze alıp hasta oğlanı hastaneye yetiştirmek üzere, hem dağı, hem de köyün kaderini aşmaya karar veriyorlardı.Yolda önce hasta çocuk ölecekti. Ama baba,ötekilerden bunu saklayacaktı. Günler sonra iki ölü daha verilecekti. Her şeye karşın kasabaya inildiğinde baba, sadece, "Başardık," diyecekti... Bu film, 'Yol' kadar büyük bir projeydi ama onun kadar şanslı değildi...

Anne Kafamda Bit Var, Tarık AkanAnne Kafamda Bit Var, Tarık Akan
Aysel 
05 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

"...İnsanlıkdışı koşullarda yaşayıp etkilenmemek dayanıklılık ya da dirençlilik sayılmaz ki. Hepimizin yaşamları kısıtlandı. Körü körüne bir bekleyiş içindeyiz. Katlanmak her geçen gün zorlaşıyor. İnsanca tepkiler vermekten vazgeçmeye dayanıklılık diyorsanız, gerçekten de dayanıklı değilim öyleyse. Artık nereye gönderileceksem gitmek istiyorum; hapishane ya da her neresiyse..."

Anne Kafamda Bit Var, Tarık AkanAnne Kafamda Bit Var, Tarık Akan
Aysel 
06 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Sokaklardan, caddelerden geçiyorduk. Bir sürü araba, üst üste insanlar, kalabalık...
Herkes birbirinin yaşamından habersiz,bir yol tutturmuş gidiyordu, kimse kimsenin umurunda değildi; kimse böyle bir çaba içinde de değildi. Derin bir nefret duydum. "Hapse girmek istiyorum, çünkü bu kalabalığı hiç sevmiyorum,"

Anne Kafamda Bit Var, Tarık AkanAnne Kafamda Bit Var, Tarık Akan
mehmet pak 
17 Eyl 00:09, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Gene sorular başladı :
''Senin dinin var mı ? ''
''Kelime-i şahadet getir. ''
''Namaz kılıyor musun ? ''
'' Uyuşturucu var mı ? ''
'' Hangi örgüttensin ? ''
''Şu adları tanıyor musun ? ''
'' Ben sosyal Demokratım , '' dedim .

Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 86 - Can Yayınları)Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 86 - Can Yayınları)
mehmet pak 
16 Eyl 22:55, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Bu hücrede iki ya da üç gece kaldım .İşkenceye en çok bu hücreden adam götürdüler. Yedi-sekiz kişi gidiyor ,dört-beş kişi geliyordu. Gelenler perişan durumda oluyorlardı. Kan işeyenler , sabaha kadar inleyenler ,zaman zaman ağlayanlar. Annesine ya da kız kardeşine yapılan işkenceyi kimilerine zorla seyrettirdiklerine tanık oldum.

Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 47 - Can Yayınları)Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan (Sayfa 47 - Can Yayınları)
4 /