8,9/10  (9 Oy) · 
29 okunma  · 
7 beğeni  · 
542 gösterim
Mademki insanı anlatıyoruz, öyle ise Onun mutluluğu için yazacağız; bu da, çirkinde bile var olabilen güzelliği aramak uğruna nice bir ömrü harcamak demek olacaktır. San'at adamının çok zor olan görevi de zaten burada başlar. Hayat ile ömür arasındaki bağların oluşturduğu hem birbirinden ayrı hem içiçeleşmiş bir hürriyet bizim aradığımız mutluluğu meydana getirebilir mi?

Bu soru, bize, insanın dünü, bugünü, yarını ile birlikte ölüm sonrası dünyasını da bir arada düşünmek mecburiyetini yüklüyor. İyinin, doğrunun ve güzelin uğrunda umutlanmış bir ömür, hayatı ve sonrasını gözardı edemez. O vakit de Bütün'lük ve Bir'lik söz konusu edilecektir. Orta Asya'dan Anadolu ve Rumeli topraklarımıza büyüyüp beslenmiş bir kültürün değişik halkalarında "ham iken pişmiş" olan bizim insanımız için bu Bir'lik ve Bütün'lük çok önemlidir. İnsanımız için bu Bir'lik ve Bütün'lük çok önemlidir. İnsanımızın mutluluğunu istiyorsak saldırmak ve yıkmak yerine güzelliğin yapıcı yolunu seçmek zorundayız.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    368
  • ISBN:
    9789753710046
  • Yayınevi:
    İrfan Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Serdar Poirot 
23 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Oldukça güzel bir roman daha. Serinin her ne kadar tarih aralığı az olsa da en heyecanlı romanlarından biri. Osman Bey, beyliğin başına geçer ve kısa sürede bir kaç kaleyi fetheder. Sonrasında şehre kadı ve subaşı atar ve göçebelikten yerleşik düzene geçmeye karar verir. Ancak bu kararı sevmeyen aşiretler ve Osman Bey'in kuyusunu kazanlar vardır. Bununla beraber Kumral Dede, Mürsel, Akça Koca, Konur Alp, Turgut Alp, Aybüken Ebe, Rahman gibi yardımcıları sayesinde Osman Bey Bursa'nın alınışını bile görecektir. Osman Bey'in ölümüne kadar olan bu roman mutlaka okunması gerekenlerden.

Metin Yılmaz 
24 Eki 01:15, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

M.Necati Sepetçioğlu’nun hem tarihi roman yazma biçimi olarak kendine özgün bir yer edindiği hem de romanını yazmaya çalıştığı bir milletin tarihinden bir tarih tezi oluşturduğu kült romanları; Kilit’i , Anahtar’ı ve Kapı’sı onları kaybeden genç kuşakların kendilerini bulmasını bekliyor… Zira bu yeri vatan kılan ve bu nesillere miras bırakan kahramanların, yitiğini arayan evlatlarının son çeyrek asır boyunca dayatılan popülasyonların etkisiyle, hayali bombardımanlardan, metalik rüzgarlardan ve uzaklarda aranan çuvallı fantezilerden çok ‘Üçler Yediler Kırklar’a ulaşabilmek için önce Kilit’le ‘Anahtar’ı buluşturmaları sonra ‘Kapı’yı açmaları ve ‘Konak’ la tanışarak ‘Çatı’ya çıkmaları icap ediyor. O Çatı’dan görünen şey ise; İlay-ı Kelimetullah yolunda bir milletin mücadelesidir ancak…

Kitaptan 1 Alıntı