Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik

8,3/10  (3 Oy) · 
4 okunma  · 
2 beğeni  · 
419 gösterim
Platon'dan beri felsefe, hakikati gerçeklik yerine kavramlarda aramayı seçmiş; kavramlar dünyasının o tasarlanmış cazibesi karşısında, dünyevi olan daima yetersiz görülmüştür. Sonuç: kendi bedeninden, duygularından kaçmaya, arınmaya çalışan ve durmaksızın kavramların saf, renksiz, kokusuz, ideal güzelliğine erişmek için didinen modern insandır. Sartwell, Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik'te felsefenin soyut, steril dünyasından, acıları ve kötülükleriyle hayatın çıplak gerçekliğine açıldığımızda nelerin olacağını gösteriyor bize. Alışık olmadığımız kişisel bir dille şenlik ve aşka; elbette nefret ve ölüme, kısaca hayata çağırıyor bizi, hem de üniversite kürsüsünden, felsefesinin sayfaları arasıdan...
Sartwell tezleri Nietzsche, Havel, Heidegger ve Bataille'ın görüşleriyle harmanlıyor; Amerikan yerlileri be Uzakdoğu'nun geleneklerine kulak veriyor. Ona göre, tüm ahlaki değerler olması gerekeni anlatır; olanın eksik var olduğunu söyler, gerçekliği inkar eder. İhlal ise yaşamaya "evet" demektir. Çünkü yaşadığımızı günahlarımızla, suçlarımızla, korkularımızla, acılarımızla anlarız. Dünya erdem ve güzellik kadar sidik, bok ve nefretle birlikte vardır. Aşk kadar nefret de hayatın gerçeğidir; olduğu gibi olumlanmaya ve sonuna kadar yaşanmaya layıktır.
Sertwell edepsizliği savunuyor. Ona göre, her edepsiz söz ya da fiil bedeni çağrıştır. Oysa uygarlık adına beden men edilmiş, bastırılmıştır; doğal kokuları parfümlere boğulmuş, faaliyeti kapalı odalara haspsedilmiştir. "Uygar insan" sınırlılığını inkar ederek, ölümünden, duygularından, kısacası kendinen utanan insana dönüşmüştür.
Hayatımızı böylesine "kitleyen" araçlardan biri olan devlet ise hem yalan hem de yalancıdır. Gücün ve ölümün örgütlenmiş çetesidir. Devletin yasa ve kurumları gırtlağımıza dayanmış postalları gizlemek için incelikle işlenmiş göz bağlarıdır. Artık post-totaliyer sistemlerde temel çatışma ezen/ezilen arasında değildir. Tek tek her insan hem ezen hem de ezilendir; kişi "sistemin hem kurbanı hem de payandası" olmuştur. İktidar tek tek herkesin içinden geçerek örülmüş, kişi kendisi tarafından ezilmeye başlamıştır...
Sartwell kavramlara ve ciddiyete saldırdığı bu provokatif kitabında bizi edepsizliğe ve oyuna yani hayata çağırıyor...
"Cehenneme Övgü'den ötesine geçmek isteyenlere...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1999
  • Sayfa Sayısı:
    191
  • ISBN:
    9789755392455
  • Orijinal Adı:
    Obscenity, Anarchy, Reality
  • Çeviri:
    Abdullah Yılmaz
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Enver Zade 
15 Kas 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yazarın kendisinden:
"Bu kitap gerçeklik hakkındadır. Yaşamanın mekânı ve yolu olarak gerçeklik hakkında; gerçeklikte ve gerçeklik olarak yaşamak hakkında. Nihayet, gerçekliği sevmek hakkında: Bu kitapta mücadelesini verdiğim şey, olan neyse, tam da olduğu
haliyle olumlanmasıdır. Bu kitap, kişinin kendini dünyayı sevebilen bir kişiye dönüştürme çabası dışında, gerçekliği dönüştürmeye yönelik tüm çabalardan vazgeçmesi halinde nelerin olabileceğini keşfe çıkıyor.."

Kitaptan 22 Alıntı

Dao 
28 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Lakota dini ile Batılı tektanrıcılık (veya Batılı bilimcilik) arasındaki en çarpıcı öğretisel farklılık, Lakota'nın kendilerine doğa içinde özel bir statü ya da doğa dışında bir statü vermeyi kesinlikle kabul etmemesidir. Örneğin, onlar kendilerini hayvanların çobanları olarak değil, akrabaları olarak görürler. Lakota kendilerini hayvanlar olarak ya da, dillerinden anlaşılacağı gibi, hayvanları kişiler olarak görür. Onlar, sanki aralarındaki sözü edilmeye değer tek fark kol ve bacak sayısıymış gibi, kendilerinden "iki ayaklı", buffalo gibi hayvanlardan da "dört ayaklı" olarak bahsederler. Ve Lakota ağaçlardan bahsederken "dikilen uzun insanlar" der. Böylelikle, dilleri tek bir ontolojik düzlemde her şeyin birbirine bağlı olduğu inancını yansıtır.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin SartwellEdepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell

Zen Çin'de Budizmle Taoizmin bir sentezi olarak ortaya çıkmıştır ve ilk dönemin büyük Taocularının eserlerinde benzer terimlerle ifade edilmiş, benzer bir gerçek olumlaması görülür. Örneğin, Chuang Tzu da şu anahtar pasajı görürsünüz:
Usta Tungkûo Chuang Tzu'ya sorar: "Şu Yol [Tao] denen şey, nerededir?"
Chuang Tzu, "Onun olmadığı bir yer yoktur. "
UstaTungkuo, "Yapma, daha net olmalısın!"
"O bir karıncadadır."
"O kadar minik bir şeyde ha!"
"O savrulan otlardadır."
"Ama bu da çok küçük."
"Kiremitlerde ve çanak çömlekte."
"Bu kadar küçük ha?"
"Sidikte ve bokta!"
Usta Tungkuo bu kez yanıt vermez.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin SartwellEdepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell
Dao 
27 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Havel'e göre, "mesele, güven, açıklık, sorumluluk, dayanışma, sevgi/aşk, vb. değerlerin yeniden hayata kazandırılmasıdır". Bu değerler politik olarak yaratılamazlar.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin SartwellEdepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell
Dao 
31 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Dünyayı ciddiye almak her zaman kişinin dünyaya anlam atfettiğini, yani kişinin dünyanın olumsallığından ve tuhaflığından kaçarak ilkeler ve kavramlar dünyasına kaçtığını gösterir.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell (Sayfa 158)Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell (Sayfa 158)
Dao 
30 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Herhangi bir ilke olumlamayla bağdaşmaz çünkü ilke bizi, dünyaya değil, dünya yorumumuza sadık olmaya çağırır, tikellerin bu alt edilişi bir çelişki olarak ifade edilebilir: Dünyadan ayrıksı duruşumuz onunla özdeşliğimizdir. Ve tam da bu konumlanmış ve gömülü olduğumuzu söylemektir; dünyadan ayrılığımız şeker yiyişimiz, dünyayla özdeşliğimiz şeker gibi öteki şeyler arasında varoluşumuz anlamına gelir. Şekerin tadına tam da bizimle özdeşleşirken ya da bünyemize katılırken varabiliriz ama dünyanın tadı sadece dünya bizi midesine indirirken çıkar. Sindirilmek için ayrı bir varlık olmamız gerekir.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin SartwellEdepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell
Dao 
28 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Doğaya karşı Lakota tutumu ile, sıklıkla Yerli Amerikan inançlarını Batılı kültüre alternatif "ekolojik olarak sağlam" bir inanç olarak benimsemeye çalışan Batılı çevreci hareketlerin tutumu arasındaki farklılığa dikkat edilmelidir. Batılı çevrecilerin çoğu en azından düşmanları kadar insanların doğa düzeni içinde belirsiz bir yerde durduğuna inanır. Bu görüşe göre, bizim sorunumuz şudur: insan bilinci bize dünya üzerinde o kadar büyük bir güç vermiştir ki, artık dünyanın yıkımından ya da korunmasından sorumlu olan biziz. Yine, biz bilincimiz, temsil/tasavvur yetimiz sayesinde doğa düzeninden kopuk, onun üzerinde bir yerde dururuz. Şimdi doğal dünya üzerine uygulanan teknolojik güçte ifadesini bularak, bizi doğanın efendileri ve muhafızları konumuna yerleştiren zekâmızdır. Çünkü, unutulmamalıdır ki, bir şeyi korumak ya da tahrip etmek kişinin o şey üzerindeki gücünün ifadesidir. Efendi kölesini yalnızca zincire vurup sömürmez, korur da: Kölelikten yana klasik argümana göre, o salaklar denetim dışına çıktıklarında savunmasız kalırlar. Korunmaya muhtaç olan zayıftır; zayıfa korunma sağlayan ise kuvvetli. Biz, evrimin en büyük başarıları, sorumlu mevkilerdeyiz çünkü gücümüzle yerküreyi gücümüzden koruyacak kadar güçlüyüz.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin SartwellEdepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell
Dao 
 29 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Thoreau'nun dediği gibi, "Hiçbir yöntem ya da disiplin hep tetikte olmanın zorunluluğunu ortadan kaldıramaz. Gözünü hiç kırpmadan görünmek üzere olana bakma disipliniyle kıyaslandığında tarihin akışı, felsefe ya da şiir, ne kadar iyi seçilmiş olursa olsun, en iyi toplum ya da hayattaki en saygın uğraş nedir ki?"

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin SartwellEdepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell
Dao 
27 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Havel'in hiçbir politik program ortaya koymaması pek şaşırtıcı olmasa gerek. O, daha çok, "anti politik politika; 'aşağıdan' politika; aygıtın değil, insanın politikası; bir tezden değil, yürekten gelen politika" çağrısı yapmaktadır. Havel alternatif bir ideoloji öneremezdi ve tutarlı kalarak önermedi de. Onun yerine, tam aksi bir istikamette yol aldı: Tekrarlayacak olursak, tek tek insanlar için daha iyi bir hayat, daha iyi bir "sistem"e yol açacaktır, tersi değil. Şimdiye kadar, bir dizi kavram tasarlayıp onları gerçeğin suratına çarparak hiçbir somut değişim başarıldığı görülmemiştir. Gerçek suratına çarpan tokadı iade eder, hem de daha şiddetli bir biçimde. Sanki koltuğumuza yaslanıp sadece gerçeğe aklımıza esen herhangi bir yapıyı dayatabilirmişiz gibi, hangi yönetim biçiminin "en iyi" olduğuna dair yürütülen bütün tartışmalar saçmadır.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin SartwellEdepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell
Dao 
25 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Dünya hakkında iyi ya da güzel demek dünyayı olumlamak olmayacak, daima iyi ya da güzel bir şey arayışında onu arkada bırakmak olacaktır.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell (Sayfa 80)Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell (Sayfa 80)
Dao 
18 Ara 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hakikat çarpar, hakikat öldürür ancak hakikat nadiren iş görür. Onu iş görmeye zorlarız, iş görmesini isteriz ama hakikat ayak direr. Modellerimizi beklentilerimize uygun sistemler olarak kurarız: Hakikat onları, ve süreç içinde bizi, parça parça eder. (Kimse duymasın: Bu bence iyi bir şeydir. Howard the Duck (Varyemez Amca], tıpkı bizim gibi, "asla yapmadığı bir dünyaya hapsolmuştur." iyi güzel de, ben yaptığım, ya da birlikte yaptığımız, dünyada yaşamak istemiyorum; önümüzde uzanan dünya düşleyebileceğimiz her tür dünyadan daha ilginçtir.) Hakikat hakkındaki hakikat işte budur: Bazen iş görür, bazen görmez. Ancak iş gören bir şeyin hakikat olduğuna ilişkin her iddiaya özel bir kuşkuyla bakılmalıdır; çünkü bunun doğru olmasını arzulamak için belli nedenlerimiz vardır.

Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell (Sayfa 54)Edepsizlik, Anarşi ve Gerçeklik, Crispin Sartwell (Sayfa 54)
3 /