Hastalar Risalesi

8,6/10  (17 Oy) · 
77 okunma  · 
12 beğeni  · 
895 gösterim
Hastalara manevi bir teselli, bir geçmiş olsun ve hatır sormak makamında yazılmış devaları hâvidir.

Herbir devasında, ayrı ayrı binler çeşid ilâçlar gibi tesir gösteren bir risaledir. Asıl hastalığın manevi hastalıklar olduğu, maddi hastalıklar dine zarar vermemek şartıyla bir nimet, bir rahmet olduğu, çok güzel ve şirin bir tarzda anlatılıyor.
  • Baskı Tarihi:
    2000
  • Sayfa Sayısı:
    222
  • ISBN:
    9786055314231
  • Yayınevi:
    Ufuk Yayınları
  • Kitabın Türü:
Halit KÜÇÜK 
08 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Etrafımızda bir çok sıkıntılı, hastalıklı insan var. Biz de bazen bu sıkıntıların içine düşüyoruz. Neden? Hastalıklar neden var? Bu sıkıntıların veriliş amacı nedir? Hastalıkları nasıl görmeliyiz? Nasıl başa çıkabiliriz? Bu ve hastalıkla ilgili daha bir çok şey bu kitapta.

Kitaptan 12 Alıntı

Said Nursi
Sen, hastalığın ağırlığından merak ediyorsun. O merakın, senin hastalığın ağırlaştırır. Hastalığının hafifleşmesini istersen, merak etmemeye çalış.

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Madem dünya bir gün bize haydi dışarı diyecek, feryadımızdan kulağını kapayacak, o bizi dışarı kovmadan biz bu hastalıklar ikazatıyla şimdiden onun aşkından vazgeçmeliyiz. O bizi terketmeden, kalben onu terke çalışmalıyız. Evet hastalık bu manayı bize ihtar edip der ki: "Senin vücudun taştan, demirden değildir. Belki daima ayrılmaya müsaid muhtelif maddelerden terkib edilmiştir. Gururu bırak, aczini anla, mâlikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren!" kalbin kulağına gizli ihtar ediyor. Hem madem dünyanın zevki, lezzeti devam etmiyor. Hususan meşru olmazsa hem devamsız, hem elemli, hem günahlı oluyor. O zevki kaybettiğinden hastalık bahanesiyle ağlama; bilakis hastalıktaki manevî ibadet ve uhrevî sevab cihetini düşün, zevk almaya çalış.

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Ey dünya zevkini düşünüp hastalıktan ıstırap çeken kardeşim! Bu dünya eğer daimi olsaydı ve yolumuzda ölüm olmasaydı ve firak ve zevalin rüzgarları esmeseydi ve musibetli, fırtınalı istikbalde manevi kış mevsimleri olmasaydı, ben de seninle beraber senin haline ağlayacaktım. Fakat, madem dünya birgün bize 'Haydi dışarı!' diyecek, feryadımızdan kulağını kapayacak ; o bizi dışarı kovmadan biz bu hastalıklar ikazatıyla şimdiden onun aşkından vazgeçmeliyiz. O bizi terk etmeden, kalben onu terke çalışmalıyız.

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

"Herşey zıddıyla bilinir." Meselâ, karanlık olmazsa ışık bilinmez, lezzetsiz kalır. Soğuk olmazsa hararet anlaşılmaz, zevksiz kalır. Açlık olmazsa, yemek lezzet vermez. Mide harareti olmazsa, su içmesi zevk vermez. İllet olmazsa, âfiyet zevksizdir. Maraz olmazsa, sıhhat lezzetsizdir. Madem Fâtır-ı Hakîm insana her çeşit ihsanını ihsas etmek ve herbir nevi nimetini tattırmak ve insanı daima şükre sevketmek istediğini, şu kâinatta çeşit çeşit hadsiz enva'-ı nimeti tadacak tanıyacak derecede gayet çok cihazat ile insanı techiz etmesi gösteriyor ki; elbette sıhhat ve âfiyeti verdiği gibi; hastalıkları, illetleri, dertleri de verecektir. Senden soruyorum: "Bu hastalık senin başında veya elinde veya midende olmasaydı; sen, başın, elin, midenin sıhhatindeki lezzetli, zevkli nimet-i İlahiyeyi hissedip şükreder miydin? Elbette şükür değil, belki düşünmeyecektin; şuursuz o sıhhatı gafletle belki sefahete sarfederdin."

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
2 /