Karalama Defteri

8,0/10  (4 Oy) · 
13 okunma  · 
4 beğeni  · 
681 gösterim
"Günlerin Getirdiği ve Sözden Söze" ile birlikte Ataç'ın ilk dönem ürünlerini yayımlayarak "Bütün Yapıtları"na doğru ilk adımını atıyor YKY.
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatına, deneme ve eleştirileriyle damgasını vuran Nurullah Ataç'ın, kuşku, ironi, coşku yüklü bu yazılarında dil, uygarlık, şiir ve sanat üstüne, günümüz okuruna söyleyecek pek çok sözü var.
Ataç... Türkçeyi kullanışıyla bize eşsiz bir tat, sanatın sorunlarına uygulayabileceğimiz bir açı bıraktı. Şimdi o bu yazıyı okusaydı, her zaman kınının dışında tuttuğu gülmece silahını çekinmeden kendisi için kullanır, biraz da homurdanarak, yazılarından birinin son tümcesini yinelerdi: Büyük bir şey değil ya, pek de küçümsemeyin."
Sabahattin Kudret Aksal-
  • Baskı Tarihi:
    2008
  • Sayfa Sayısı:
    180
  • ISBN:
    9789753638210
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 9 Alıntı

İlayda G. 
04 May 21:28, Kitabı okudu, 9/10 puan

Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim! Neden böyle uzaksınız benden? Ey benim eski gözyaşlarım! Sizin sıcaklığınızı neden gene duyamıyorum? Yanaklarımda bir iziniz olsun kalmamış... Koyup gitmişsiniz beni... Sizi tanımıyor değilim. Ey benim eski duygularım, düşüncelerim, gözyaşlarım! Ey benim gönlümün eski yalanları! Birer birer tanıyorum, birer birer biliyorum sizi, ancak, ne türlü söyliyeyim? İçeriden değil, dışarıdan tanıyorum sizi. Sizi biliyorum, biliyorum ya, nerede, ne türlü tanışıktı, onu bilemiyorum. Artık siz ben değilsiniz, ben de siz değilim, yabancıyız birbirimize... Yoksa ben sizi eskiden ilgiyle okuyup sonra adını bile unuttuğum bir öyküden mi biliyorum? Etimde değilsiniz benim artık:  ben şimdi sizi bensiz, kendimi de sizsiz düşünebiliyorum. Demek sizinle ben bir değilmişiz, sizsiz de bir ben olabilirmiş... Oysaki ben sizi varlığımın, benliğimin özü, ta kendisi sanmıştım. Size benmle, kendi etime de sizinle yoğurulmuş diye bakıyor, "Ayrılamazlar birbirinden!" diyordum. İşte, göz göze geliyoruz da birbirimize gülümsemeden, öfkelenmeden, omuz silkmeden geçebiliyoruz. Tanıyorum sizi, ancak ben değilmişsiniz gibi, benden büsbütün ayrı, benim dışımda bir varlıkmışsınız gibi bakıyorum size... Ey benim eski duygularım, düşüncelerim! Ey benim eski gözyaşlarım! Bir gün gelecek, ben size dışarıdan bakabileceğim.

Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 74)Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 74)
İlayda G. 
05 May 09:45, Kitabı okudu, 9/10 puan

Gerçekçi sanat adamı gerçekte ne görüyorsa onun tıpkısını yapmağa kalkan adam değildir, gerçeği bize duyuran adamdır.

Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 127)Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 127)
İlayda G. 
30 Nis 22:30, Kitabı okudu, 9/10 puan

 Bilgelik, içimizde bir duygu olarak kaldıkça, bize ancak özlemini çektirdikçe tatlı, hoş bir şey.

Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 22)Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 22)
İlayda G. 
04 May 14:33, Kitabı okudu, 9/10 puan

En güzel yaz, kış gecelerinin karanlığında bütün çiçeklerini, kuşlarını bizim yarattığımız yaz değil midir?

Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 62)Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 62)
İlayda G. 
04 May 13:36, Kitabı okudu, 9/10 puan

Yokluğa şekil verilemez; yokluk, en tantanalı şeklin altından da kendini gösterir, sırtarıverir.

Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 57)Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 57)

Günler akıp geçiyor… Belki de ancak bize öyle geliyor. Ayrı ayrı günler yoktur, bir bitmiyen büğün vardır ki hepimiz onun içine kapanır, onun içinde akar gideriz deseler, bilmem o da doğru olmaz mı?..

Karalama Defteri, Nurullah AtaçKaralama Defteri, Nurullah Ataç

Dünsüz, yarınsız, değişmez bir büğün içinde yaşama… Bilmem, ölümün ta kendisi değil mi bu?

Karalama Defteri, Nurullah AtaçKaralama Defteri, Nurullah Ataç
İlayda G. 
05 May 16:28, Kitabı okudu, 9/10 puan

Bir yaşa geldikten sonra kişi, gerçekle düş arasında pek bir ayrım olmadığını, ikisinin birbirine ayırt edilemezcesine karışıverdiklerini anlıyor. Düşlerimiz de gerçeğin bir yankısı değil midir? Gerçekle düş bir değil midir, bir düş oluvermiyor mu? En sevdiğimiz, en tutunduğumuz gerçek, bir günün sona eriyip başka bir günün başlamasiyle, bir anı olmuyor mu? Anılar da düşlerden büsbütün başka mı sanırsınız? Düşlerimiz bizim gelecekteki anılarımız, anılarımız da geçmişteki düşlerimizdir.

Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 154)Karalama Defteri, Nurullah Ataç (Sayfa 154)