Mino'nun Siyah Gülü

8,4/10  (18 Oy) · 
37 okunma  · 
12 beğeni  · 
833 gösterim
Tayin emrim üç ay sonra çıktı. Emri aldığım günün sabahında Hasan'ı astılar.

İnfaz gecesi uyumamıştık. Babam, Nuri Amca, annem ve ben, salondaki masanın çevresinde oturuyorduk. Pencerenin önündeki çıplak akasyaya konmuş suskun, korunmasız kış serçeleri gibi... Radyoyu açmıştık; bir haber bekliyorduk... Annem sık sık mutfağa gidip ağlıyordu. Nuri Amca, kımıldamaksızın önüne bakıyordu. Elleri dizlerinin üstündeydi. Omuzları çökmüştü... Konuşmuyorduk. Birbirimizin yüzüne bakamıyorduk.

İnsan, sonuna kadar umutlu olabiliyor. Umut bir çare değil ama galiba çareden daha büyük bir şey.

1960'lı yıllarda bir Ege kasabasında başlayan yasak bir aşkla 12 Eylül'ün hemen öncesinde gelişip darbenin ardından pek çok kişiyle paylaşılan bir kaderle son bulan kırık bir aşk: iki katmanlı bu romanın iç içe geçen iki farklı hikâyesi. Mücadeleleriyle, inançlarıyla, haklılıkları ve yenilgileriyle bütün bir kuşak ve darbelerden, idamlardan geçen, yarım kalan hikâyelerle 2000'li yıllara uzanan yakın tarihimiz. Siyasi bir ortamın içinde filiz veren aşklar, yeşeren duygular,
yarım kalan umutlar.

Hüsnü Arkan, 60'lı yıllardan başlayarak, özellikle 12 Eylül döneminin acıtan sayfalarına bir ailenin kadınlarının gözünden bakıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2011
  • Sayfa Sayısı:
    252
  • ISBN:
    9789944756945
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Hüsnü Arkan bir yana diğer müzisyenler bir yanadır benim için. Sesine, tarzına, yazdığı şarkıların sözlerine hepsine ayrı ayrı tutkunumdur. Ve onun kalemiyle tanışmamı sağlayan bu eşsiz kitap... 60'lı yıllarda, Ege'de bir kasabada, açık havada izlenen sinemaların, bağ evlerinin, cıvıl cıvıllığın olduğu zamanlarda gelişen acıklı bir aşkla, 12 Eylül darbesinin hemen öncesinde gelişen yasak bir aşkın harmanlandığı, yarım kalan hikayelerden sonra verilen mücadeleler, çekilen acıların böylesine içten anlatılması...

Güçlü, ayakları yere hep sağlam basan kadın Mino. Kendisinden yaşça büyük ve evli 'Cahit adamı'na aşık olur. Aşkı karşılıksız kalmaz ve acılı sevdaları başlar. Mino'yu güçlü diye nitelenirmek yetmiyor gibi geliyor; o şuana dek tanıştığım en farklı kadın karakter çünkü. Öte yandan Mino'nun yeğeni Zehra'nın darbeyle yitirdiği Hasan'ı, aşkı... Zehra'nın annesi Ayşe'nin subay eşi olmasıyla çektiği sıkıntılar. Aynı ailenin farklı kadınlarının farklı hayatlarına Hüsnü Arkan insanı öyle bir ortak ediyor ki onlarla bir ağlayıp bir gülüyorsunuz. Olaylar Ankara ve İzmir' de geçerken Mino'nun İzmir'deki yaşamı anlatıldıkça kalkıp yanına gidesim geldi; o, kordon boyunda yürürken sanki onu görebilirmişim gibi hissettim. Bir yandan Hüsnü Arkan dinleyip bir yandan kalemiyle tanışmak apayrı bir tat verdi, fazlasıyla etkilendiğim bu romanı geç kalmadan okumanızı öneririm. Keyifli okumalar dilerim.

Esra Dalkılıç 
07 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Müzisyenliği tartışılmaz biri ancak yazarlıkta da çok başarılı buldum.Zevkle ve merakla okudum , gerçekten çok iyi bir kitap...Şiddetle tavsiye ederim doğrusu...

NLY 
24 Eki 2015, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 6/10 puan

Ben ilk defa Hüsnü Arkan kitabı okuyorum. İnternet sitesinde görüpde aldığım bir kitaptı.. Şarkılarını severek dinlediğim sanatçının romanını tahmin etmiştim ve yanılmadım.. Siyasi olur demiştim... Ama kitapta bir kaç hikaye var ve bu hikayeler tek kitapta... Eşi benzeri olmayan bir hala, yeğen ve anne.... Bence bu üç kadının hepsinin çok farklı bakış açıları olupta bu kadar sevginin sonsuzluğunda olmak..... Kitap akıp gidiyor elinizde, bence okunası kitaplardan.... Hasan ve Niyazi için......

Canan 
08 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

12 eylül dönemi çocuklarının, ilişki ve iletişim kurma biçimleri, aşkları tarihsel ve duygusal açıdan irdenlenmiş. Müthiş bir giriş pragrafı var ki birden kitabın içinde buluyorsunuz kendinizi. İnsan hayatının egemenler (darbeciler) tarafından hiçe sayılışı ve yüzleşemediğimiz yakın tarihimiz yalın bir biçimde betinlenmiş. 70'li yılların günümüzde esamesi okunmayaşını sorgulatmakla birlikte en derin kuyularda saklı anıları günışığına çıkarma durumu yazarlik yeteneği ile taçlandırilmiş

Seyla 
10 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hüsnü Arkan'ın şarkılarını ve sesini çok severdim, kitapları için de bu geçerli olacak sanırım bundan böyle. O kadar naif bir dili var ki, okurken çocukluğunuzu, yazlarınızı, anne kucağını özlüyorsunuz.

Mehtap Poyraz 
21 Nis 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Devrimler gölgesinde kalmış gencecik hayatlar, yaşanan yasak aşklar, sanılandan farklı olaylar ve mektuplar...
Hüsnü Arkanın sesi kadar kalemininde hüzün koktuğu bir kıtap Mino' nun siyah Gülü...

Lomerya 
20 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Sesi kadar güzel bir yazım. Acıklı bir hikaye. O dönemde insanların yaşadıklarına bakınca çok zor geliyor. Umarım bir daha yaşanmaz diyeceğim......

nurcan turhan 
02 Ara 2015, Kitabı okudu, 31 günde, Beğendi, 9/10 puan

Duygu yoğunluğu ağır bir hikayeydi. Severek okudum. Tarihler bi ileri bi geri kafa karıştırıyor ama okumaya değer

Cansu 
09 Eyl 00:49, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Husnu Arkan'in sesi kadar huzunlu kitabi. Insanin icinde bir yerleri usul usul kemiriyor. Kitap bitse de devam ediyor, kurtulmak biraz guc -pek de kurtulmak istemiyorum ya neyse-

İlay Yüksel 
23 Şub 09:33, Kitabı okudu, 5 günde, 9/10 puan

60'lı yıllardan günümüze uzanan romanda, 12 Eylül döneminin acıtan ayrıntıları bir ailenin kadınlarının gözünden anlatıyor. 12 Eylül darbesinde idam edilen gençlik aşkı Hasan'ın cenazesi için çocukluk kasabasına dönen Zehra, bağevinde bulduğu yakın zaman önce kaybettiği sıradışı bir insan olan halası Mino'nun mektuplarını bulur. Mino ile Zehra'nın annesi arasında gelip giden mektuplar sayesinde bilinmeyen bir çok şey açığa çıkarken, Türkiye’nin yakın tarihinde yaşananlara farklı bakış açılarıyla ışık tutuluyor.

Gerek tasvirleri gerek de olay örgüsü en çok da anlatımıyla her satırında sımsıcak bir his verdi bu kitap bana. Bazen büyüdüm "sırtına yün bir hırka atan, yaprak gibi, hafif bir rüzgâr esse uçacakmış gibi duran" Mino oldum, bazen bu günlere döndüm Zehra oldum... İdam sehpasındaki sessiz, gencecik Hasan oldum... Kah ağladım, kah güldüm...

Hüsnü Arkan, bir erkek tarafından bir kadının ruhundan; olayların, hislerin, düşüncelerin daha iyi anlatılamayacağının nadir bir örneği...

Henüz tanışma fırsatınız olmadıysa şiddetle tavsiye ediyorum, kaç yaşında olursanız olun, zevkleriniz, kişilik özellikleriniz ne olursa olsun kendinizden bir şeyler bulacağınız kesin.

Kitaptan 25 Alıntı

Sonunda şu fikre vardık ki, güçlü olmak denen şey, çaresizlikten doğuyor. Işığın karanlığı beyaza boyaması gibi bir şey... Karanlık olmazsa ışığı hissedemeyiz ki.

Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü ArkanMino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan

İnsan, sonuna kadar umutlu olabiliyor. Umut bir çare değil ama galiba çareden daha büyük bir şey.

Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 7)Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 7)

Ne kadar çirkin değil mi? Ama kadınlar böyle büyür. Daha doğrusu, hiç büyüyemezler, kendi hayatlarına yön veremezler. Her zaman bir sorumluları vardır.

Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü ArkanMino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan

Evlendiğimizde, benden on beş yaş büyüktü. Ben sonradan arayı kapattım; adamlar daha yavaş büyüyorlar.

Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü ArkanMino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan

İnsan ne yaşadıysa gençliğinde yaşıyor. Gençken daha verimli düşünüyor, daha adaletli oluyor. Sonradan her şeye alışıyoruz; haksızlığa, hukuksuzluğa...

Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 116)Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 116)

İnanç çok kıskançtır. Belki herkes için değildir diyeceksin. Hayır, inanç herkes için çok kıskançtır. Eline geçirdiği adamı başkasıyla paylaşmaz.

Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 136)Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 136)

'Hayal kırıklığı insanı öldürmüyor, yengecim! Yalnızca, yaşama azmimiz bir parça eksiliyor; başka bir şey olmuyor... Bir defa daha ayağa kalkana kadar, eskisi gibi gülmeye başlayana kadar, günlük işlerin hengamesine dönene kadar, bir vakit bocalıyoruz. Sonra yara izi gibi bir şey kalıyor... Zamanla kabuk bağlıyor. Elin hep oraya gidiyor; kaşıyorsun... insanın, diliyle eksik dişini yoklamasına benziyor. Sonra kaşımamayı, yoklamamayı öğreniyorsun.

Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 57 - kırmızıkedi yayınevi)Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 57 - kırmızıkedi yayınevi)
3 /