Putların Alacakaranlığında

8,0/10  (11 Oy) · 
59 okunma  · 
10 beğeni  · 
1.163 gösterim
“Bu küçük kitap,

büyük bir savaş ilanıdır.”

Nietzsche

“Dünyada, gerçek olandan çok daha fazla put vardır: Benim ‘kem göz’ümün gördüğü şey budur, yine ‘kem kulağım’ın duyduğu şey de... Burada soruları bir çekiçle birlikte sormak ve belki de işkembeden atılan -kulaklarının ardında kulakları olanları hayran bırakacak- o ünlü sesi yanıt olarak duymak, yaşlı psikolog ve fare avcısı olan ve özellikle sessiz kalmak isteyen benim gibi birini, sesini yükselmek zorunda bırakır... Bu küçük kitap, büyük bir savaş ilanıdır.”
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    104
  • ISBN:
    9786054782048
  • Çeviri:
    Firuzan Gürbüz
  • Yayınevi:
    Sis Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Serpil Ağ 
10 Eki 10:24, Kitabı okudu, 6/10 puan

Metaforlar (düşünceyi, ifade etmenin estetik bir yolu) ile örülmüş bir anlatım tarzı içermektedir. Yazarın, okuduğum ilk kitabı olmasından dolayı mıdır bilmem, ama bana göre: Nietzche taklit edilemeyecek kadar emsalsiz ve korkunç geldi. Çünkü, kitabı okurken yazarın, ruh halinin çok ta sağlıklı olmadığı ayrımına vardım. Tavsiye edebilir miyim! Kısacası, emin değilim!...Siz okurlara kalmış.

Sehertan 
06 Ağu 2014, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Eşlik etmek ister misin? Yoksa başı çekmek mi? Yoksa kendi başına yürümek mi?...İnsan bilmeli önce ne istediğini, eğer istiyorsa.

Bir Çekiçle Felsefe Nasıl Yapılır
Kitabın tam adı, "Putların Alacakaranlığı veya Bir Çekiçle Felsefe Nasıl Yapılır" imiş. Evet, tam da adından anlaşılacağı üzere bir çekiçle, önüne gelen her felsefi akımı, her filozofu parçalamış, yok etmiş Nietzsche. Kısacası ne görmüş, ne geçirmiş, ne öğrenmiş, ne bilmişse o güne dek; her şeyi isyanının bir parçası olarak kullanmış. Asıl eleştirime başlamadan önce belirteyim, eğitimle alakalı düşünceleri hakikaten güzeldi. Zaten sadece o kısımda sağduyulu gibiydi. Ve elbette mesaj: "Önemli olan yaşamın kendisidir, yaşam üzerine düşünceler değil."

Normal şartlarda bir adamı, özgürce olumsuz eleştiri bombardımanına tutmayı anlamsız bulurum. Fakat o adam, düşüncelerini özgürce bombardıman alanına salıveriyorsa, onun hakkında konuşabilmek için her türlü yetkiyi kendimde görürüm. Nietzsche de o adamlardan biri. Korkunç bir küçümseme akımı halinde kendiyle çelişmenin sınırlarını zorlayan (Hepimiz gibi aslında, yalnızca onunki daha belirgin.), yaşamının sonlarında nihayet delirmiş, hıncını alamayışın harflerini birleştirip her şeyi (Aslında her şeyi değil, zira bana kalırsa Nietzsche bir nihilist bile değil.) yok sayan; bir filozof ya da kendi deyimiyle psikolog olmaktan çok, rakı sofralarında hayat kurtaran ya da Freud işi bilinç akışına kendini kaptıran küçücük bir çocuk edasında yetenekli bir hatip o. Elbette bunları herhangi bir vasıfla söylemiyorum ama bana bu hakkı bahşeden de yalnızca kendisi.

Putların Alacakaranlığında, 'Böyle Buyurdu Zerdüşt'üne göre daha anlaşılır ve akılda kalıcı. Ancak yukarıda saydığım tüm o özelliklerin kısa bir yansıması. Kısa derken sayfa sayısından söz ediyorum esasında. İçerik olarak bunun ötesinde çünkü, kısa değil hatta neredeyse çileden çıkaracak kadar uzun.

Tüm fikirlerin dinlenebilir, dikkate değer yanları olduğuna inanırım. Nietzsche'ninkiler de öyle muhakkak. Fakat bu kadar çok burun kıvırmanın, çelişkinin, çocukça hınçların olduğu bir kitapta çok da katkı sağladığını düşünmüyorum fikirlerinin. Örneğin; "insan şu ya da bu olmalıdır" fikrinin çürümüşlüğünü anlatırken köle-üst insan ayrımında, insanın bu üst-insan raddesine ulaşabilmesinin ancak ve ancak hangi şartlarda mümkün olabileceğini anlatıyor kitapta. Pekala, insan şimdi, "şu ya da bu" olmadı mı?

Nietzsche'nin alınamamış hınçları, çocukça karşı çıkışları, "kırbaçlı" çözümleri, çözümsüzlükleri, hakaretleri tatmin etmedi beni. Yine de fikir sahibi olabilmek ya da belli başlı sonuçlara ulaşabilmek için okunabilir.

Kitaptan 50 Alıntı

Bir canavarı savaşta hasta etmek, onu güçten düşürmek için tek çaredir. Kilise bunu anlamıştı. İnsanı mahvetti, onu zayıflattı ama onu ''iyileştirdiğini'' iddia etti.

Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 44)Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 44)

"Bazen bir şeyin değeri ona ulaşarak ne kazanıldığıyla değil, ona ulaşmaya çalışırken nelerden ödün verildiğiyle belirlenir."

Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm NietzschePutların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche

-yeri gelmişken, Dostoyevski kendisinde öğrenecek bir şeyler bulduğum biricik psikologtur: yaşamımın en güzel şanslarından biri

Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Birçok şeyi asla ve asla bilmek istemiyorum.
-Bilgelik bilgiye de sınırlar çizer.

Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Kişi eylemlerinin karşısında korkaklığa kapılmamalı! Onları sonradan ortada bırakmamalı!- Vicdan azabı, yakışıksızdır!

Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Ne? Arıyor musun? On katına, yüz katına mı çıkmak istiyorsun? Yandaşlar mı arıyorsun? -Sıfırları ara!-

Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
arzuhan öztürk 
21 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Üzerine basılan solucan kıvrılır.Bu akıllıcadır,böylece üzerine tekrar basılma olasılığını azaltır.Ahlak dilinde bu;alçakgönüllülüktür.

Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 10)Putların Alacakaranlığında, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 10)
5 /