Şahbaba Osmanoğulları'nın Son Hükümdarı 6. Mehmed Vahideddin'in Hayatı, Hatıraları ve Özel Mektupları

9,1/10  (7 Oy) · 
14 okunma  · 
5 beğeni  · 
852 gösterim
Vatan Haini Miydi?
"...Facialara kalkan olamadım ise de; siper sâika (paratoner) vazifesi gördüm... Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım. Dinine, devletine, vatanıma ve milletine hıyanet edenlerin aziz Allah'ın kahreden kudretli gücüne hedef olması için yakarıyorum..."

Memleketini Niçin Terketti?
"...Her tarafı istilâ eden inkılâb ve ihtiras içinde karşı koyma yahut başeğme imkânını bulamadım. Kamuoyuna sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar İstanbul'dan geçici olarak ayrılmaya karar verdim..."

Gidişi 'Kaçış mıydı?'
"... Vekili olduğum şaı yüce peygamberin yaptığını yaptım, hicret ettim..."

Ve Gerçekler
"... Elbet birgün hak kuvvete üstün gelecek ve necîb milletimiz hakikatleri öğrenecektir..."

Torunları, Sultan Vahideddin'e Şahbaba derlerdi. Şahbaba, yukarıdaki satırları ölümünden birkaç gün önce yazmıştı... Son padişahın tarihteki rolü yıllarca tartışıldı ama o hiç katılmadı bu tartışmaya...

Murat Bardakçı'nın titiz bir araştırmayla topladığı ve bugüne kadar hiçbir yerde yayımlanmamış belgelere dayanarak kaleme aldığı Şahbaba sadece Sultan Vahideddin'in değil, ailesinin ve yakın çevresinin de hikâyesi...
Hükümdarın kızı Sabiha Sultan'ın ifadesiyle, "Masalı andıran bir hayat yaşayıp başdöndürücü iniş-çıkışlar ve taşkın fırtınalar atlattıktan sonra pek de kolay olmayan bir şekilde ayakta kalabilen insanların" öyküsü...
(Arka Kapak)
GÜL GÜRLER 
21 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Torunları, Sultan Vahideddin’e Şahbaba derlerdi.

Murat Bardakçı Osmanlı Hanedanı mensuplarının ellerinde bulunan ve kimseye gösterilmeyen özel arşiv, belge, mektup, hatırat ve fotoğrafları inceleyerek hem Vahideddin'in hem de aile ve yakın çevresinin hikayesini yazmış.

Bardakçı, kitabında 75 yıldır tartışılan Vahideddin hakkında tarafsız kalmaya büyük özen gösteriyor. Bir tarihçi titizliği ile belgelerle konuşmaya çalışıyor. Kitabın 190 sayfası belgelere ayrılmış. 25 bölümden oluşan eserde 60 sayfa dipnot veriliyor.

Bir de kitabın başında ve sonunda teşekkürler var ki bu yazarın kadirşinaslığını göstermesi yanında ülkemizde yeni gelişmekte olan sözlü tarihçilik için de iyi bir örnek teşkil ediyor.

Kitap bir kesimin beklediği gibi Sultan'ı göklere çıkarmıyor ya da diğer kesimin beklediği gibi vatan haini de ilan etmiyor; son padişahın insani yönlerini ve güçlü ve de kararlı bir tutum sergileyememesini fırsat bilen kişilerce düşürüldüğü durumları o devri görüp yaşamış kişilerin hatıratlarından alıntılarla aktarıyor.

Kitap, Osmanlı’nın son dönemine ait bilgiler,belgeler ve resimler içeriyor.
Osmanlı’nın son döneminde tahta oturan Sultan Vahdettin’in hain olup olmadığını, Atatürk’ün kurduğu yeni Cumhuriyet’e ihanet edip etmediğini, Atatürk’ün onu ve ailesini neden sürgüne yolladığını ve Osmanlı’nın son demlerinde siyasi anlamda neler yapıldığını merak ediyorsanız şayet, belgelerle, mektuplarla, resimlerle ve tanıkların ifadeleriyle bir bütün olarak hazırlanmış bir kitap...

Kitabın sonunda Atatürk Vahdettin'in öldüğünü duyduğunda şunu söylüyor:"Çok namuslu bir adam öldü.İsteseydi Topkapı'nın bütün cevahirini götürür ve öyle bir ordu kurup geri dönerdi ki..."

ŞAHBABA'da tarih severlerin, okuyabileceği bir eser.

Gamze Toker 
02 Eki 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

600 yıldan fazla hüküm sürmüş bir hanedanın yıkılış öyküsünü içeriyor ve ben bu öyküyü mutlu mesut okuyamazdım. Üzülüp, kızıp, sinirlenip bıraktığım ve elime tekrar aldığım çok oldu. Bu yüzden bu kitabı çok yavaş okuduğumu hatırlıyorum. Hayatımda her gün oturup okuduğum halde en uzun sürede bitirdiğim tek kitaptır.

Kitaptan 1 Alıntı