Sürgün Gezegeni

8,0/10  (8 Oy) · 
16 okunma  · 
5 beğeni  · 
518 gösterim
"Otorite kişinin kendisinden mi kaynaklanır, yoksa etrafındakilerden mi?"

Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan; türün kraliçesi. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, erken dönem eserlerinden Sürgün Gezegeni'nde bizi ötekilik, önyargı, varoluş ve yuva özlemi gibi olgular üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor.

Galaksinin karanlık tarafındaki Sürgün Gezegeni'nde iki büyük halkın mücadelesi hep süregelmiştir: Alterralılar ve Tevarlılar. Gezegenin yabancıları ve "ötekileri" olan Alterralılar -diğer adıyla yabansoylular eski güçlerini kaybetmiş, nüfusu gittikçe azalan bir halktır.

Tevarlılar diğer adıyla izcanlılar "ötekiler"den hoşlanmayan, muhafazakâr, geri kalmış, ilerlemeye kapalı bir topluluktur.

Güney Göçü başlayıp Gaallar güneye doğru ilerleyince büyük savaş kapıya dayanır. Alterralılar ve Tevarlılar bir araya gelip ortak düşmana karşı savaşacak ya da yaklaşan uzun kışla birlikte felakete sürükleneceklerdir. Rolery ve Agat'ın sıradışı hikâyesi de işte bu süreçte başlar.

Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli'nin de dahil olduğu Hainish Cycle'ın bir parçası olan Sürgün Gezegeni, toplumsal ve düşünsel yargılara etkileyici bir dokunuş.
-Ursula K. Le Guin'in önsözüyle-
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9786053755678
  • Orijinal Adı:
    Planet of Exile
  • Çeviri:
    Ekin Odabaş
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 08 Oca 11:50, Kitabı okudu, 8 günde, 10/10 puan

Ursula K. Le Guin'in her zaman kendine özgü dünyasından bu kadar güzel bir kitap daha çıkmasını beklemiyordum. Biraz isteksizce başlamıştım kitaba. Ancak karşımda dört dörtlük bir eser var. Yazarın en azından benim okuduğum bütün eserlerindeki ana temalardan olan yabancı olmak, aynı kökten olmamak, kendi benzerlerinle bir arada yaşamamanın getirdiği gerilimler, sorular, yaşama ve anlama uğraşı, bütün çatışmaların hep bu yönde olması gibi meseleler, bu eserde de kendini gösteriyor: bir gezegene sürgün gelmiş Alterralılarla gezegenin yerlileri olan Tevarlılar her iki türün de şehirlerini kışla beraber istilâ etmeye karar vermiş Gaallere karşı ya bir araya gelecekler ya da yok olup gidecekler. Bir araya gelmek kolay görünüyor, ancak başkasını benimsemek, onu yabancılamamak hiç de kolay değil. Bu yüzden çok büyük bedeller ödeyebilecekleri bir kış mevsimine giriyorlar beraber.

Le Guin'in eserlerinde ilk dikkatimizi çeken şeylerden biri, mekânlar, şehirler, isimler ve kültürel gelenekler. Yazar isim konusunda gösterdiği titizlikle bizi başka bir yerde yaşadığımıza, bizi oraya götürdüğüne ikna ediyor. Çok ayrıntılı olmasa da genel resmi çok güzel çizen bilgiler, karakterlerin isimlerinin farklılığı; zamanlar, dönümler, gezegenin zaman kavrayışı, kültürel farklıların tespiti, bunların hepsi bir antropolog titizliği ile veriliyor belki de, ve bu bilgiler, bu detayların akış eserin özgünlüğüne katkıda bulunuyor. Yazarın en ilginç ve herhalde dünyada örneği kolay kolay bulunamayacak eserlerinden Dünyanın Doğum Günü'nü bir kez daha okumayı düşünüyorum. Mülksüzler adlı eseri de hepimizin okuması gereken eserlerinden kesinlikle. Başka hikâyelerini de okuduğum için hepsini bir arada düşündüğümde; yazarın insana, insan psikolojisine olan düşkünlüğünü, onu yabancı gezegenlere, mekânlara, kültürlere yerleştirerek, bu kültürlerdeki insanların birbirleriyle ve kendileriyle olan çelişkilerini, gerilimlerini anlatarak ifade ettiğini ve bilimkurguyu sadece bir gelecek tasavvuru olarak değil, insan psikolojisi üzerinde irdeleyerek hikâyeleştirdiği bir kültür psikolojisi olarak da ortaya koyduğunu düşünüyorum. Bu eserlerde karakterlerin hepsinin ortak şekilde hisseden, duyguları olan, anlamaya çalışan karakterler olduğu ve hepsinin üzerinden insanın dünya üzerinde kültür farklılıkları içerisindeki hikâyesinin yani dünyalı olmak ve insan olmak hikâyesinin anlatıldığını görüyoruz. Bu anlamda Sürgün Gezegeni, yazarın ana temalarını ve dertlerini çok güzel hikâye eden, sade ve güzel, karakterlerin psikolojilerinin şeffaf bir şekilde sayfalara aktığı oldukça iyi bir eser.

Yaprak Onur 
 22 Ara 2016, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 9/10 puan

İncelemenin aslı ve tamamı --> https://yaprakonur.wordpress.com/...e-guin/?preview=true

Ursula Le Guin'in erken dönem eserlerinden biri olan Sürgün Gezegeni, aynı zamanda Hainish Cycle serisinin bir parçası. Serinin her kitabı kendi içinde bütünlüğü olan ayrı ayrı okunabilecek kitaplar. Ben serinin diğer kitaplarını henüz okumadım ama bu kitap bende diğerlerini de öne alma isteği uyandırdı.

Sürgün Gezegeni hakkında konuşmaya nereden başlayacağımı bilemediğim eserlerden. En baştan başlayayım o zaman.

Kitap Ursula Le Guin'in erkek karakterler hakkında yazmanın feminizmle ne kadar bağdaştığıyla ilgili biraz özeleştiri, biraz toplum eleştirisi içeren sunuşuyla açılıyor. Yazara duyduğum saygının daha da artmasına neden olan bu sunuş bize spoiler olacak kadar çok bilgi vermese de kitabın başkahramanlarını tanıtıyor ve hikayenin gidişhatından bahsediyor.

Ursula Le Guin kendisiyle yeni yeni tanışmaya başladığım bir yazar, hala okuma listemde sıra bekleyen çok eseri var. Kendisini çok iyi tanımasam da bu kitaptaki kalemi beni şaşırtmadı. İncelemenin asılda (linki yukarıda) bahsettiğim alt metinlerin tamamı yalın ve durağan bir yazım diliyle ince ince işlenmişti. Ortaya hareketli ve okuyucuyu ters köşeye yatıran bir eser değil, sakin kafayla okunması ve üzerinde düşünülerek farklı anlamlar çıkartılması gereken bir eser çıkmıştı. Le Guin konusunda benden daha deneyimli kişilerin bu kitabın yazarla tanışmak için çok doğru olmadığını söylediğini de dile getirmeden geçmek istemiyorum.

Çevirisi Ekin Odabaş'ın ellerine emanet edilmiş. Kendisi daha önce Çocukluğun Sonu çevirisini okuduğum ve çok beğendiğim, 'Ben, Robotu' onun çevirdiğini duyduğumda havalara uçtuğum bir çevirmen. Bu kitapta da kelime seçimleriyle harikalar yaratmıştı fakat bu sefer cümle sıralamalarıyla ilgili beni biraz zorladı. Elbette bu, düzelti sürecinden ya da benim cümle kuruş tarzımdan da kaynaklanıyor olabilir ama ikinci kez okumam gereken birçok cümleyle karşılaştım.

Kısacası okunması ve üzerinde bolca düşünülmesi gereken kısacık ama dolu dolu bir kitap Sürgün Gezegeni. Böyle bir kitap arayanlara kesinlikle tavsiye ederim.

Okuyup farklı alt metinler bulmuş, farklı çıkarımlar yapmış kişilerle uzun uzun tartışmak isterim...

doğan hezer 
13 Oca 23:34, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Ursula K. Le Guin her zaman benim sevdiğim yazarlardan olacaktır. hem yazdığı roman ve öyküleriyle hem de yazdığı denemeleriyle. Sürgün Gezegeni Ursula K. Le Guin'in okunması gereken romanlarındandır. sevsenizde sevmesenizde....

Nazlıcan Yazıcı 
05 Oca 02:48, Kitabı okudu, 7 günde, 3/10 puan

Alterralılar ve Tevarlılar adında iki büyük halkın mücadelesini anlatan ve gaalar adında düşmana karşı birlikte verdikleri mücadeleyi anlatan bilim-kurgu, distopya kitabı. Distopya en sevdiğim konu olmasına rağmen bu kitapta istediğim etkiyi hiç alamadım. Olay örgüsü basit fakat çok çabuk çözülen bir anda nolduğunu anlamadığınız şekilde olayların bittiğini görüyorsunuz. Kitabı okurken açıkçası sıkıldım. Yeni tanıştığım bir yazar ve bu kitabı ilk dönemlerinde yazmış. Yazara bir şans daha vereceğim ama bu kitaba çok nazik olamayacağım. 2016'da okuduğum en kötü kitaplardan birisiydi.