0,0/10  (0 Oy) · 
5 okunma  · 
1 beğeni  · 
436 gösterim
Hegel'e göre insanın tarihselliği onu doğadan ayırır. Kant'ın bütün insanların temelde aynı düşünce ya da kategorileri paylaştıkları görüşü kabul edilemez. Felsefi bir sistem insan düşüncesinin zaman içinde geliştiğini gözetmek zorundadır. Epistemoloji ve ontolojinin dayatmaları sonucunda tutarlı bir felsefe sistemi insanla ilgili her sorunun yanıtını verebilmelidir. Bu yaklaşım, devrimler çağında yaşayan Hegel'i sayısız teorik ve pratik sorunla karşı karşıya getirdi. Coşkuyla karşıladığı Fransız Devrimi sonralarında nasıl bir yeni düzen kurulacaktı? Breyin farklılaştırıcı özgürlüğü ile toplumun aynılaştırıcı birleştiriciliği nasıl uzlaştırılabilirdi? Breyin tini mevcut durumun yansumasıdır; ancak büyük insanlar bunun ötesine geçerler, varolanı kavradıktan sonra önceden varolmayan bir düşünce geliştiriler. Son kertede tinin doruk noktası olan devlet, breylerin kendilerinin bilincine ulaşmalarını sağlamalıdır. Çünkü ''Dünya tarihi, özgürlük bilincinin gelişmesinden başka bir şey değildir.''
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2003
  • Sayfa Sayısı:
    194
  • ISBN:
    9789757942153
  • Orijinal Adı:
    Die Vernunft In Der Geschichte
  • Çeviri:
    Önay Sözer
  • Yayınevi:
    Kabalcı Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

G. W. F. Hegel 
09 Eki 18:00, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Tanrı kendinde ve kendi için öncesiz-sonrasız varlıktır. Kendinde ve kendi için genel-olan şey ise duygunun değil, düşünmenin konusudur. Besbelli her türlü tinsellik, her türlü bilinç içeriği, düşünmenin ürünü ve konusu olan herşey, en başta da din ve tözsellik, duygu biçiminde de insanda olmalıdır ve ilkin duygu olarak oradadır. Ama duygu, insanın bu içeriği kendisinde bulduğu kaynak değildir, fakat bulma tarzıdır, en kötü formdur, hayvanlarla ortaklaşa sahip olduğu bir form. Tözsel olan şey, duygu formunda ortaya çıkmalıdır, ama onun daha yüksek, daha vakarlı biçimi de vardır. Ahlak- sal-olan, yani doğru-olan, tinsel içerik, öyle gerekiyor diye duygu derecesine indirilir, genellikle orada tutulmak istenirse, o zaman temelde bu içeriğe hayvanın formu veriliyor demektir, ama böyle birşeye hayvanın yeteneği yoktur.

Tarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich HegelTarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich Hegel
G. W. F. Hegel 
09 Eki 17:56, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Tarih ele alınacaksa önce anlak açısından ele alınmalı, neden ve etkisi açıklanmalıdır. Bu yoldan dünya-tarihinde özsel- olanı, —özsel-olmayanı dışta bırakarak— ele almak istiyoruz. Anlak, önemliyi, kendisinde anlam taşıyanı vurgular. Tarihi-iş- leyişinde izlediği ereğe göre özsel-olanı olmayandan ayırde- der. Bu erekler çok çeşitli olabilirler. Bir erek ortaya kondu mu çok şey akla gelir; ana ve yan-erekler ortaya çıkar. Öyleyse biz tarihte verileni tinin erekleriyle karşılaştırdığımızda başka yönlerden ilginç olan herşeyi bir yana bırakacak ve öz- sel-olana eğileceğiz. Böylece us, şimdiye değin söylenenlerin düzeyini aşan bir içerikle karşılaşır: tini, gönül-varlığını özünde ilgilendiren, üzerine yazılanların okunması bile bizi ya yaslı ya hayran kılan ya da sevindiren erekler söz konusu olur.

Tarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich HegelTarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich Hegel
G. W. F. Hegel 
09 Eki 17:55, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Tarih felsefesi, tarihin düşünme tarafından ele alınmasından başka bir şey değildir; düşünmeyi burada asla bir yana atamayız. Çünkü insan düşünendir; hayvandan bu noktada ayrılır, insanca olan her şeyde, insanca olduğu ve hayvanca olmadığı sürece, düşünme vardır; böylece, tarihle her türlü uğraşmada düşünme vardır. Tarihte olduğu kadar insanla ilgili her şeyde de bu genel düşünme payının kabul edilmesi, düşünmeyi varolanla, verilenle bağımlı kılma ve onu bu temelden türetmek tutumumuz yüzünden bize yetersiz gözükebilir. Oysa, felsefede spekülasyonun, varolanı gözetmeksizin kendisinden meydana getirdiği birtakım sonuçlar yer alır. Spekülasyon bu sonuçlarla tarihe gider ve onu malzeme olarak ele alır, olduğu gibi bırakmaz, tam tersine sonuçlara göre düzenler, tarihi apriori olarak kurar.

Tarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich HegelTarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich Hegel
G. W. F. Hegel 
09 Eki 17:53, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Pragmatik tarih yazarının en kötü yanı, kişileri güden nedenleri, hiçbir kavrama dayanmaksızın tikel eğilim ve tutkularla açıklayan, olgunun kendisindeki güdücü etkinliği görmeyen küçük ruhbilimsel kafa yapısıdır. Pragmatik tarih yazarlarının kompilation yoluyla anlatıp duran ahlakçısı, zaman zaman bu kısır anlatılardan vazgeçip yüksek hıristiyanca düşüncelerle, kendine gelir, olay ve kişilerin böğrüne ahlak hançerini dayar, öğüt, vaaza geçer vb.

Tarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich HegelTarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich Hegel
G. W. F. Hegel 
09 Eki 20:07, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Devletin en baştaki belirlenimi yönetenlerle yönetilenlerin ayrımıdır. Anayasaların da genel olarak monarşiye, aristokrasiye ve demokrasiye göre sınıflandırılması yerindedir. Ancak bu arada şuna dikkat edilmelidir: ilkin, monarşi, despotizm ve asıl anlamında monarşi olarak ikiye ayrılmalıdır. İkinci olarak kavrama dayalı bütün bölünmelerde vurgu ana-belirlenim üzerindedir, ama bu da bu ana-belirlenimin kendi biçim, tür ve cinslerinde somut bir içerik kazanacağı anlamına gelmez. Üçüncü olarak ve özellikle unutmamak gerekir ki, kavram bir sürü tikel kipi (Modifikation) yalnızca belirtilen genel devlet düzenlerinde değil, bu düzenlerin bir çoğunun karışımlarında da onaylamaktadır. Ancak bu karışımlar da bu düzenlerin birkaçını bir araya getirerek hiçbir tutulur yanı olmayan, tutarsız oluşumlara yol açmaktadır. Öyleyse ilk belirlenim yönetenlerle yönetilenlerin ayrımı oluyor, bu da düzenlenişteki anlam ve amaca göre anlaşılıyor. Bu nedenle tartışılması gereken konu. hangi anayasanın en iyi anayasa olduğu, yani devlet gücünün yani hangi düzenlenme, örgütleniş ve işleyişle devletin ereğine en güvenilir yoldan varacağıdır.

Tarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich HegelTarihte Akıl, Georg Wilhelm Friedrich Hegel