Yenişehir´de Bir Öğle Vakti Bütün Eserleri 3

8,4/10  (11 Oy) · 
36 okunma  · 
5 beğeni  · 
577 gösterim
Sevgi Soysal, 1974 Orhan Kemal Roman Ödülü’nü kazanan Yenişehir’de Bir Öğle Vakti’nde, çok boyutlu bir toplumsal kesiti sanki hiç zorlanmadan edebiyata aktarmış gibidir. Gözlemlediği alabildiğine gerçek insan portrelerini, birbirinden kopukmuş gibi duran hayatlarından alıp, zekice bir kurguyla buluşturur. Bu çerçevenin içine de, Ali, Doğan ve Olcay’dan oluşan bir üçgen kurar; o dönemin sorularını, abi-kardeş, arkadaş ve sevgililik ilişkileri üzerinden yansıtır. Ve ortaya, insanın “sol” tarafını sağlam kılan bir roman çıkar.

(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    272
  • ISBN:
    9789750501227
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 9 Alıntı

Şeyma çelik 
30 Eki 18:12, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak. Karanlıktaki çocuklar korkar. Biz ne çocuğuz, ne de her yer aydınlık.

Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 184 - İletişim yayınları)Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 184 - İletişim yayınları)
Rana Ulusoy 
01 Eki 23:33, Kitabı okudu, 8/10 puan

"...Kitap olmaya çalışıyorsun karşımda, konuşarak kitap yaratmaya kalkıyorsun. Oysa kitapların üstüne cümleler kurmakla yeni kitaplar yazılmaz."

Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 139)Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 139)
Şeyma çelik 
30 Eki 18:09, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Karanlığı öğrendim anne. Alacakaranlığı. Tam karanlık olmasa da, alacakaranlık çok kötü bir şey. Insan oraya buraya çarpıyor. Şimdi karanlığı öğreniyorum, zifiri karanlığı... Bu gece biri bana, "Tam karanlığı bilmeyenler, dünyayı aydınlatacak bir ışığında ne olduğunu bilmezler, bunu aramazlar" dedi.

Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 176 - İletişim yayınları)Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 176 - İletişim yayınları)
Şeyma çelik 
30 Eki 17:49, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kafaları hükümet deyince yıllar yılı, padişah, nazır, paşa gibi ulaşılmaz yükseklikteki insanları düşünmeye alışık olduğundan, Doğan Bey'i de öyle büyütmüşlerdi.Çok büyük adam olmuştu Doğan Bey yani.Ve onlar için büyük adam kısaca, yanında ayakta durulması gereken, eli öpülen, her sözü buyruk kabul edilen biriydi. Büyük adamın şiddeti de, ihsanda Tanrı'nın lûtfu gibi karşılanmalıdır. Şiddeti,doğal afetleri, seller fırtınalar gibi sayılmalı, iyi davranışlarıysa hak edilmemiş bir ihsan gibi.

Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 129 - İletişim yayınları)Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 129 - İletişim yayınları)
Şeyma çelik 
 30 Eki 17:34, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Mevhibe hanım "Babam halk adamıydı. Halktan anlardı. Bakanlığı zamanında hademeler bayrama elini öpmeye gelirdi.Onların üstünden yardım elini eksik etmez, kendisini saydırırdı. Halk dediğin çocuk gibidir, derdi.Sana güvenecekler, senin onları kollladığını bilecekler . Ama onların disiplin altında tutmaz, pençeni gevşetirsen de ne yapacaklarını şaşırırlar.Huzurları kaçar, saldırgan, işe yaramaz olurlar."
Olcay " Ne bu anne köpek terbiyesi gibi"

Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 124 - İletişim yayınları)Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 124 - İletişim yayınları)
Şeyma çelik 
30 Eki 17:54, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kitap cümleleri soyutlanmamalı.Onlar soyut başlangıcın sonucu olarak yazılmadılar; olaylar, durumlar, gerçeklerle oluştular.Onları, gerçekler ve durumlarla olan kopmaz bağlantıları ile gerçekleştirebilirsin ancak. Yoksa somut sonuçları soyut başlangıçlara dönüştürmüş olursun.

Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 140 - İletişim yayınları)Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 140 - İletişim yayınları)
Şeyma çelik 
 30 Eki 18:04, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Asıl senin gibi, sorunlara sadece okuyarak yaklaşanlar katıdır.Olaylar karşısında gerekli uyum ve değişim gücü genellikle yoktur onlar da. Çünkü aslında suçlu ve korkaktırlar. Kim ki bir şeyi gizlemek ister, duvar çekmeye meraklı olurlar.Küçük burjuva aydınları, aslında bir suçluluk duygusuyla düşüncelerine gem vurmayıp alıp başlarını giderler.Kendilerini değiştirmeme korkusu, onlara sözlü her şeyi bir çırpıda değiştirme ataklığı verir.Bazen teoriyi, korkaklık ve suçluluklarını gizleyecek bir duvar gibi kullanırlar.Hareketliliğin ve esnekliğin gerekli olduğu durumlarda bu katı, dural duvar olayların gücüne, baskısına dayanamayıverir ve ardından korku ve suçluluk sırıtır.

Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 161 - İletişim yayınları)Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 161 - İletişim yayınları)
Şeyma çelik 
30 Eki 17:29, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Senin sınıfından olanların, hep kelekçe bir saflığı vardır.Sorunlara sınıf açısından değil, gözü yaşlı bir yufka yüreklilikle bakar, halkı tanımazsınız.Onllarda güven duymaz sizlere. Suçluluk duygusu ve gözyaşları onlar için pek önemli, daha doğrusu yararlı değildir. Onlar kendilerini ne suçlu hisseder ne de yufka yürekleri vardır.Kuşkulu ve gerektiğinde haindirler. İyi yürekli ya da kötü yürekli olmakla ilgisi yok onların, var olup olmamakla var.Buna da bilek ister.Zayıflardan pek hoşlanmazlar.Onları kendine inandırman için ne iyi niyet, be de insan sevgisi yeterlidir.Tam tersine onlara katıldığını dair kanıt isterler. Seni onlardan ayıran şeylerden bağını koparmasıdır isterler.Yani bu düzenle olan bağını.Çünkü bu yürek denen nesne katılaşıverir ve o zaman eski rahatlığına dönebilirsin kolayca.İlte bunun için güvenmezler . Tuzu kuru olma hikayesi. Dönüş yollarını bozduğuna akılları kesmedikçe de sürer kuşkuları.

Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 123 - İletişim yayınları)Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal (Sayfa 123 - İletişim yayınları)