00:50
İşte sizin için yeni bir ruhsal uygulama : Düşüncelerinizi çok ciddiye almayın.
''Çok zekisin ama kendin konusunda oldukça aptalsın.Ecem'e içip durduğu için çok kızıyorsun ama aslında sen de sağlığına hiç dikkat etmiyorsun.İnsanlar,birçok şekilde kendine zarar verir Nazlı,bu bazen boş boş gezerek olduğu gibi bazen de sabahtan akşama kadar ders çalışarak olabilir.Kendinden ne istediğini bilmiyorum,sana bunu sormayacağım,neler yaşadığını merak etsem de senin alanına sen istemediğin sürece girmeyeceğim ama saçının kokusu,gömleğinin yakasına bağladığın kurdeleler,kitap okurken bir karaktere kızdığın zaman kaşlarının çatılması,kütüphanede derin bir nefes alman ve kitapların arasında kendini güvende hissetmen...Tüm bunları seviyorum.'' Kafenin kapısı her açılıp kapandığında içeriye bir esinti giriyordu ve söyledikleri de o esintiyle birleşmişti.Kazağımın kollarını avuç içlerime kadar çekiştirip omuzlarımla kendimi korumak ister gibi sakındım.Duyduklarımın şaşkınlığı ile dudaklarım aralanmıştı.Öylece onu seyrediyordum. Yine yanılgı. Kimsenin benimle ilgili hiçbir ayrıntıyı bilmediğini,önemsemediğini sanıyordum.Ama beni görüyorlardı. ''Uyuyamadığını biliyorum ama dün gece benimle uyuduğun için değil,her sabah aslında göz altının halinden,yemek yiyemediğini biliyorum çünkü ne zaman bir sipariş versen sadece didikleyip bırakıyorsun.Kimseye önem vermiyor gibi gösteriyorsun kendini ama aslında herkesi oldukça dikkatli bir şekilde izleyip yardımcı oluyorsun.Ecem seviyor ama parası yok diye hiç sevmediğin halde buzdolabını bir sürü şeyle dolduruyorsun,değil mi?Bazı kıyafetleri bilerek kendine bir beden büyük alıyorsun.Gizem çok üzüldüğü için geçen yaz herkesi sizin yazlığa çağırdın ama aslında sen de ailenle birlikte yurt dışına gitmek istiyordun,Erdi'nin yıl dönümlerinde hazırladığı her şeyi senin önerdiğini biliyorum çünkü Gizem bir keresinde en sevdiği filmi
Sayfa 132·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yorgunluk..
''Sinir krizi geçiriyorsun.'' Yüzümü buruşturdum.''Saçmalık!'' ''Sana kalırsa her şey saçmalık.Sus da yürü,insanlara yeterince malzeme olduk.'' Kolunu omzuma atıp çantayı elimden aldı.İstemeyerek de olsa adımlarına uymaya başladım. ''İnsanları umursayacağın kimin aklına gelirdi.'' ''Ben umursamam,güzelim.''dedi.''Ama onlara mükemmel görünmeyi kafasına takan sensin.''Üstten bir bakış atıp yapmacık bir gülümsemeyle atkuyruğumu çekti. Gözlerimi kıstım ama dil çıkarma dürtümü son anda bastırıp soluklanarak yürümeye odaklandım. ''Ne oldu,beni yavaş yürüyerek mi bıktırmaya çalışıyorsun,haberin olsun bu numaraları da yemeyeceğim.'' Başımı ona doğru çevirdim.Yorgunluğu yüzümde görmesini istedim. Baktı ve gördü. Bir şey söyleyecekken vazgeçti.Caddeye baktı ama aradığı her neyse bulamadı. ''O kadar duygu değişimine bünye dayanmaz tabii,''dedi söylene söylene.''Allah bilir,en son ne zaman yemek yedin.'' İstem dışı bütün ağırlığımı ona veriyordum.Söylediğinde haklılık payı vardı.Bilincim de vücudum gibi yelkenleri suya indirmişti. ''Bazen gerçek bir baş belası oluyorsun,''dedi ama bir kolunu belime sarıp diğerini dizlerimin altından geçirdi. ''Ne yapıyorsun?''diye fısıldadım ama iki elimi de boynuna dolamıştım bile. ''Bir taksi bulana kadar seni taşıyorum.'' Beni indirmesini söyleyecektim,kafamdan bununla ilgili onlarca cümle geçti ama derin bir nefes aldım ve başımı göğsüne yasladım. ''Teşekkür ederim,''diye mırıldandım. Ben çok yorgunum...
Sayfa 312 - Nazlı ve Ezel..·Kitabı okudu
Hayalet:Doktorun kapısını çalacak mısın? Bu defa derin bir nefes vererek yanıt yazdım. Nazlı:Bu şekilde bir yere varamayacaksın. Bu saçmalığı kimin yaptığını bilmiyordum ama ne merak ediyordum ne de peşine düşecektim.Her kimse,benden istediği bariz şekilde buydu ve istediğini ona vermeyecektim;zaten ne önemi vardı,bana ne yapabilirdi,bana hiç kimse bir şey yapamazdı. Hayalet:Arkadaşlarının sana nasıl verebildiklerini görüyor musun?Seninle birlikte bunu izlemeye devam edeceğim. Nazlı:Yanılıyorsun. Hayalet:Sen yanılıyorsun.Yıllar sonra ilk defa,itinayla ördüğün kalenin duvarları çatlıyor. Nazlı:Hayır. Hayalet:Sana değer vermiyorlar ama sen onlara değer verdin,değil mi? Nazlı:Öyle bir şey olmadı! Hayalet:Canını yaktıkları zaman ben de oradaydım.Görmezden gelmek beni görünmez yapmıyor. Nazlı:Orada değildin.Olanları bilmiyorsun.Onlarla birlikte ben yaşadım. Hayalet:Ve her defasında yaptıklarına sessiz kaldın;seni,büyüttüğün,onun büyüttüğü o kızı ezip geçmelerine izin verdin. Nazlı:Onun hakkında hiçbir şey bilmiyorsun! Hayalet:Gitmesini istemeseydin hala güvende olurdun.Bunu biliyorum. Nazlı:Gitmesi gerekiyordu,bunu neden anlamıyorsun.Senin de buna bir son vermen gerekiyor. Hayalet:Yalnızlığı,sandığın kadar iyi idare edemedin!İtiraf et artık,canını yakmalarına izin verdin. Nazlı:Ben sadece o kapıyı araladım,içeri girmelerine izin vermedim.Canımı yakmadılar,canımı yakabileceklerini gördüğüm an durdum! Hayalet:Durmadın,durmuyorsun!Hala devam ediyorsun.Hala onların yanındasın.Korkuyorsun! Nazlı:Bu korku değil.Ben mecburum. Hayalet:Ne zamandan beri birilerinin varlığına mecbursun? Nazlı:Tek başıma olmaktan yorulduğumdan beri,tek başıma savaşmak kayıptan başka bir şey vermedi. Hayalet:Onlarla da kazanamayacaksın. Nazlı:Ama onlar da kazanamayacak. Hayalet:Açık verdin.Kapıyı
Sayfa 228 - Nazlı ve hayalet..·Kitabı okudu
00:40
İnsanın durumu: Düşüncede kaybolmuşluk.
Orada kulağımıza hiçbir şey gelmiyordu, hele kulilerin dünyadan haberi yoktu. Fakat bir gün, bataklığın ortasında, gazete ve Radyo olmadan dünyadan gelen bütün haberlerden haftalarca yolculuk uzakta işi bıraktılar. Öğlen 12'de. Hiçbir sebep yokken. Etraflarındaki hiçbir şey değişmemişti, çalışma şartları, düzen,yevmiyeleri... Ne iyi ne kötüydü. Şartlara uygun.Orada olması gerektiği gibi ve 17 yılında bir gün öğlen 12.00'de işi bıraktıklarını söylüyorlar.Vahşi Ormandan çıktılar, 4.000 kuli bellerine kadar çamur içinde. üstleri çıplak aletleri balta ve çapaları bıraktılar ve yeter dediler. Sonra da şunu bunu talep ettiler. Disiplin yetkisi Toprak sahiplerinden alınmalıydı.Zam istiyorlardı. Daha uzun molalar. Içlerine ne girdiğini anlamak imkansızdı 4.000 kuli gözümün önünde 4000 Kahverengi ve sarı şeytana dönüşmüştü. Rusya'da devrim olduğunu öğrendim.Hakkında sadece adının Lenin olduğu bilinen bir adam, bavulunda Bolşevizm mühürlü trenle evine dönmüş Londra'dakiler de bunu benim balta girmemiş ormanda radyosuz ve telefonsuz yaşayan kulilerle aynı gün öğrenmişler. Akıl almazdı fakat sonra anladım.İnsan kendisi için önemli olanı aygıtsız da öğreniyor
Sayfa 49·Kitabı okudu