Bir sahaftan Çılgın Kalabalıktan Uzak romanının Oda Yayınları Soner Yılmaz çevirisini aldım. Çevirmeni bilmiyorum ama sahaftaki beyfendi memnun olacağımı söyledi. Güvendim, normal şartlarda niyetim #y:52110 çevirisi almaktı. Bu dönemlerde sahaflara destek olmak amaçlı bir risk almış bulundum. Sonra tabi içim rahat etmedi Can yayınları ile karşılaştırmak istedim. Okuyanlar okumayı düşünenler hangi çevirinin hoşlarına gittiğini söylerse çok sevinirim. Yorumlarınızdan sonra hangi çevirinin hangi yayınevi ve çevirmene ait olduğunu ben de yorum bölümüne yazarım diye düşündüm. Şimdiden teşekkür ederim.
Çeviri 1:
Çiftçi Oak gülümseyince, ağzının iki ucu kulaklarına değmesine ramak kalacak gibi yayılır; gözleri kasılıp çizgileşir, göz uçlarında beliren kırışıklıklar, ilkel bir resimdeki doğan güneşin ışınları gibi, yüzünün üzerinde dört bir yöne doğru dağılırdı.
Çiftçi Oak’un ilk adı Gabriel’di. Kendisi çalışma gün lerinde sağlam yargılı, rahat davranışlı, düzgün giyinen ve genellikle iyi ahlaklı bilinen bir genç erkekti. Pazar günlerindeyse, işlerini savsaklamayı huy edinen, bayramlık giysileriyle şemsiyesi rahat davranışını engelleyen, dü şünüş ve görüşleri pusluca bir adam olur çıkardı. Bir bütün olarak diyebiliriz ki, Çiftçi Oak kendisini, ahlak yönünden, köy cemaatinin Komünyon’a giden kişileriyle içkicilerinin arasında bir yerde görürdü: Laodicea taraf- sızlığını yansıtan o geniş ortabölge. Çünkü kiliseye gitmesine giderdi de, cemaat Nicene bölümüne başlayınca o gizlice esner, vaaza kulak vereceği yerde, acaba yemekte ne var, diye düşünmeye dalardı. Onun kişiliğini, kamuoyunun terazisinde tartıldığı gibi vermek gerekirse: Çiftçi Oak dostlarıyla eleştirmenlerinin ters zamanların da az çok kötü bir insan, neşeli zamanlarındaysa oldukça iyi bir insan sayılırdı. Dostlarıyla
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlar size söz verme konusunda çok cömerttir, ancak sıra bu sözleri tutmaya gelince bir o kadar da cimri oluverirler. Belki de ikiyüzlülüğün ne olduğunu ilk defa deneyimlemiş olursunuz. Umutsuzluk tohumları yüreğinize o anda ekilir.
Keşke insanlara araba kullanabilmek için bir ehliyet verildiği gibi konuşmak için de ehliyet verilse. Çünkü konuşmayı bilmeyen çok fazla iletişim canavarı var. Bunun önüne geçilmeli.