Başlığa bakınca ne alaka diyebilirsiniz ancak Üç İstanbul’u okurken daha 90. Sayfaya gelmiştim ki bir benzerlik kurmadan edemedim. Marcel Proust; Kayıp Zamanın İzinde serisinde yemek masalarında, kabul günlerde uzun uzun Paris Aristokratik kesim eleştirileri yapar ve bu kesimin kokuşmuş hallerini bize ironik şekilde anlatır. Fark ettim ki Kuntay da Hidayet’ in iftar davetinde( sonuçta onlardaki kabul günleri biraz da bizim kültürümüzdeki iftarı karşılar) Osmanlı dönemi aydın ve bürokratik kesimin kokuşmuşluğunu gayet ironik şekilde bir yemek masası etrafında anlatıyor. Bu benzerlikler çok hoşuma gidiyor. Belki başkaları da fark etmiştir ama yazmaktan kendimi alamadım.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,370 okunma