Onun için istediğim hayat mı?
Olivia için dünyaları istiyordum.
Ona dünyanın her bir köşesini göstermek, onun elini tutarken dünyayı keşfetmek istiyordum. Onun için yıldızları istiyordum, ayı, cenneti ve arada kalan her şeyi istiyordum
Ve bir an için, tüm bunları ona verebileceğimi düşünmüştüm. Bunu gerçekleştirmenin bir yolu olduğuna inanmıştım.
Aptal...
Gelecek önemli değildi, önemli olan tek şey, Olivia'ya sahip olmaktı, onu yanımda tutmaktı, her sabah onu õpebilmek ve her gece ona ne kadar değerli olduğunu gösterebilmekti...
Ama gerçek şu ki bir koca ve bir baba olacağın günler gelecek. Bir kral olacaksın. Peki, o zaman Olivia ne olacak?"
"Benim," diye hırladım. "Olivia benim olacak."
"Bana bunu neden anlattın?"
"Çünkü burası, Olivia, kana susamış sineklerle dolu küçük bir bok çukurudur. Ama burada iyilik de var. Onu hissettim. Onu buldum." Elimi tutarak sıktı. "Benim Simon'ım Nicholas'ı bir kardeş gibi seviyor. Yani eğer Simon onu seviyorsa, o da iyi olanlardan demektir."
"Ta ki bir gün bir adamla tanışana kadar. Kızın şimdiye dek gördüğü en aptal, en garip, en kibar ve en tatlı adamdı. Kız onunla birlikte olamayacağından emindi çünkü adam onun içinin ne kadar çirkin olduğunu gördükten sonra çekip gidecekti ve kız mahvolacaktı. Bu yüzden adama kalpsizce davrandı. Bildiği her yolla onu kaçırmaya çalıştı. Hatta adamın en yakın arkadaşını bile ayartmaya çalıştı ama hiçbir şey işe yaramadı. Adam bekledi sabırla. Çocuğu bitkin düşüne kadar onun bağırıp ağlamasına ve yerlerde tepinmesine izin veren bir ebeveyn gibi. Sonra bir akşam işte bu oldu. Kız bağırdı, yerleri tekmeledi, ağladı... Ve adama her şeyi anlattı. Tüm çirkinliği."
"Ve kızı sevmekle kalmadı... Onu çok sevdi. Onu sevmesini sağlayan şeyin güzel yüzü olmadığını söyledi kör olsaydı bile onu çok seveceğini, çünkü tanıştıkları an onun içinde fark ettiği kıvılcıma kapıldığını söyledi. Ve kız da sonunda ona inanmaya başladı. Adamla birlikteyken kendini güvende... İyi... Ve belki de biraz güzel hissetti."