6/10
·300 syf.··
2026 74. kitabı
Bazı kitaplar daha arka kapak yazısını okurken insanı öyle bir yakalıyor ki, beklentiyi arşa çıkarmamak elde değil. The Good Sister da benim için tam olarak böyle bir kitaptı. ​Şöyle bir gözünüzün önüne getirin: Eşiyle kavga etmiş ve bir anda ortadan kaybolmuş, ikiz kardeşini arayan bir kadın, ucu dark web’e uzanan bağlantılar, sonsuz mutluluk vadeden o gizemli tarikat kafası ve Meksika ormanlarının derinliklerinde saklanmış ultra lüks bir wellness merkezi… Konu kağıt üstünde tek kelimeyle inanılmaz! Özellikle benim gibi psikolojik gerilimde o tekinsiz, karanlık atmosferleri ve akıl oyunlarını sevenler için bulunmaz Hint kumaşı. ​Ama gelin görün ki, o müthiş fikir uygulamada maalesef sınıfta kalmış. Hani tam gerilim tırmanıyor, "Tamam, şimdi olaylar patlayacak" diyorsunuz ya, hop, o balon anında sönüyor. Olaylar bir türlü o beklediğim derinliğe ulaşamadı, haliyle beni de içine çekmeyi başaramadı. Eğer psikolojik gerilim okurken şöyle sizi sarsacak, temposu hiç düşmeyecek ve finaliyle ters köşe yapacak bir atmosfer arıyorsanız, bu kitap maalesef biraz yüzeysel ve havada kalan bir deneyim yaşatıyor. ​Bu arada küçük bir detay da dikkatimi çekti; kitabın Goodreads’te puanı 4.12 şu an sadece 58 puanlaması ve 40 yorumu var. Açıkçası bu kadar az okunmuş olduğu için puanının biraz suni bir şekilde yüksek kaldığını düşünüyorum. Çünkü benim gibi gerilimde yüksek tempo ve sarsıcı finaller peşinde koşan okurların bu kitaba pek de yüksek puanlar cömertçe dağıtacağını sanmıyorum. Uzun lafın kısası; fikre bayıldığım ama işlenişini fazlasıyla ortalama bulduğum, "ah ne olabilirdi ama ne olmuş" dedirten bir kitap oldu benim için. Küçük bir güncelleme: Yorumu paylaşmadan önce kitabın Goodreads puanına tekrar göz attım; an itibarıyla 70 okuma ve 45 yorumla 4.01 puana ulaşmış. Ancak
The Good SisterBonnie Traymore · DP Books · 20262 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rousseau’ya göre İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Nedeni
Puan vermedi·224 syf.··
2024 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2024 01:29
Rousseau’ya göre iki temel eşitsizlik vardır. İlki; doğadan gelen bedensel, zekasal ve ruhsal farklılıklardır. Buna doğal ya da fiziksel eşitsizlik adını verir. İkincisi ise insanlar tarafından oluşturan başkalarına boyun eğdirme gibi eylemlerdir. Buna da manevi ya da politik eşitsizlik der. İki eşitsizlik türü arasında ise bir bağ olup olmadığını bedensel gücün ve zekanın hep aynı kişilerde mi birlikte bulunduğu sorusunu sormaya sebep olacağı için buna odaklanmayı doğru bulmaz. Doğa durumundaki insanın tek bildiği araç kendi vücududur. Güçlüler hayatta kalır, zayıflar yok olur. Bu inancıyla Rousseau, doğal seçilimi kabul eder. Doğa durumundaki insanlarda hastalığa yol açacak kaynaklar henüz bulunmadığından hekimlik ve tedavi yaygın değildir. Ayrıca avcılardan alınan bilgilerle doğada bulunan pek çok hayvanın yaşadığımız dünyaya bakarak mümkün olması çok zor şartlarda iyileştiği bilinmektedir. Örneğin hayvanların kırık kemiklerinin ve derin yaralarının ilaca ve tedaviye başvurmaksızın iyileştiği, kaldıkları yerden hayatlarına devam ettikleri gözlemlenmiştir. Doğa halindeki insanla toplumda yaşayan insanı bu yönden karşılaştıramayız. Doğa, bu hak konusunda ne kadar kıskanç olduğunu gösterircesine, kendi özenine terk edilmiş bütün hayvanları yeğlemektedir (Rousseau, 1754). Evcilleştirdiğimiz kedi, at, eşek gibi hayvanlar doğada evlerimizde sahip olduklarından daha zinde, cesaretli ve daha yüksek boylardadır. İnsanlar da benzer şekilde toplumsallaşırken cesaretlerini ve fiziksel güçlerini kaybederler. Konut yokluğu gibi gerekli gördüğümüz çoğu şeyin yoksunluğuna rağmen hayatlarını sürdürebilirler. Doğa, hayvanlara ve insanlara emreder; hayvanlar buna her seferinde boyun eğerken insanların direnmeyi tercih etme şansları da vardır. Ayrıca Rousseau, hayvanların tüm hayat
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin KaynağıJean-Jacques Rousseau · Say Yayınları · 20201,828 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Bahar Esintili Gençlik “Bahar Esintisi” Halkbilimci Şair Yazar Kadir Pürlü’nün ilk şiir kitabı. Kitap, şairin 1976-1981 yılları arasında Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu yıllarında yazdığı şiirlerden oluşmaktadır. Eser, Cağaloğlu Yayınları etiketiyle 2024 yılında okurlarıyla buluşturulmuş. Yüze yakın şiirin yer aldığı kitap, yüz elli sayfa hacmindedir. Şair, kitabını eşi Gülten Hanım’a ve oğlu İsmail Melih’e atfetmiştir. Şiirlerin geneli Ankara şehir temalarıyla yol alsa da Sivas'a dair bölümleri de yer almaktadır. Şiirlerde izleksel öğeler olarak “Ankara kent yaşam zorlukları, gurbet, özlem, gençlik aşkları, 70’li, 80’li yılların debdebeli halleri, bunlara karşı milli ve manevi perspektiften muarız duruşlar” şeklinde uzunca bir liste yapabiliriz. Mekân olarak Ankara'da birçok yerin adı geçmektedir. “Kuğulu Park, Kurtuluş Parkı, Rüzgârlı Sokak, Varlık Mahallesi, Beypazarı Caddesi, Demetevler, Akköprü, Sıhhıye, Ulus, Çankaya, Kızılay, Hipodrom, Hacı Bayram” gibi yerleri öncelikli olarak sıralayabilirim. Bunlarla beraber Sivas'tan İstasyon Caddesi, Meydan Cami ve Sivas Tren Garı gibi önemli yerleri de dâhil edebiliriz. Mesela bir şiirinde tren garını şu şekilde imler şair; “Çığlık çığlığa ötüşürken trenler” (s. 109) Gibi. Bunların yanında başka ruh coğrafyamızdan Tuna, Eritre, Filistin, Afganistan gibi birçok yerinde şiirlere dâhil edildiğini görmekteyiz. Kitapta hece ve serbest tarzda yazılan şiirlerin harmanlandığını görmekteyiz. Hece şiirlerinin çoğunluğu 11’li olmakla birlikte 8 ve 7 heceli şiirlerde mevcuttur. Azda olsa beyit türünden şiirlerle de karşılaşmaktayız. Aynı zamanda taşlama şiir türünün örneklerini de görmekteyiz. Şiirlerde “ırmak, rüzgâr, şehir, kent, kuş” gibi bazı isimlerin metafor düzeyinde kullanılışlarına şahit oluyoruz. Şiirlerde daha az
Bahar EsintisiKadir Pürlü · Cağaloğlu Yayınevi · 20241 okunma
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Şair Mahmut Topbaşlı'nın Şiir / Gönül Dünyası “Gönül Bu” Şair Mahmut Topbaşlı’nın, Yüzakı Yayıncılık etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu şiir kitabı. “Sevgi Irmağı, Açık Dilekçe ve Sevinçlerin Ardında” bölümlerinden oluşmaktadır. Yüz seksen dört sayfa hacmindeki eserde, yüz on üç şiir yer almaktadır. Gerek M. Ali Eşmeli’nin takdim yazısı gerekse de Musa Serin’in samimi bir şekilde yazdığı takriz yazısı ile şiirlere dair bir ön çerçeve sunulmaktadır. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere şiirler gönüle, aşka, maneviyata, insana ve hayata dair konular ihtiva etmektedir. “Gönül Bu” ayrıca kitaptaki ikinci sırada yer alan şiirin adıdır. Şiir geleneğimizde olan hece şiirlerinin genelinde, şairin Günbeyli mahlasını kullandığını görmekteyiz. Şiir tekniğinden, hece ve kafiye düzeni gibi kalıplardan ziyade şiirlerin daha çok özüne, derinliğine ve anlatımına odaklanmak istiyorum izninizle. Şu kadarını söyleyebilirim ki şiirlerin geneli dörtlüklerden oluşmaktadır. Beyit tarzı, beşli, üçlü mısra formunda yazılmış şiirler de yer almaktadır. Satırlar dolu dolu ve anlatım derinliği taşımaktadır. Şiirlerde abartılı tezyinler içermez. Zarifoğlu’nun tabiriyle “ayran kabartan” hamaset taşıyan şiirlerinden değillerdir. Ayakları yere basan dinginliktedir şiirler. Son zamanlarda okuduğum en güzel hece şiirlerinden diyebilirim. En dikkatimi çeken şey ise bazı şiirlerde son bölümde yer alan birer satırlık pekiştirme mısralarının kullanılmasıdır. Kitapta daha çoğunlukta konulu şiirleri görmekteyiz. Şairin genel manada bir kültür şiiri yazmış olduğunu söylesek yanlış olmaz. Medeniyetimizin bir “gönül medeniyeti” olduğunu bizde söylesek yeridir. Gönül, aşkın dostudur. Bedeni, dünya kabul edersek gönüle, ukbâ diyebiliriz. Gönülde yaşlanma yoktur. Olsa olsa dünya değiştirme vardır. Nefis,
Gönül BuMahmut Topbaşlı · Yüzakı Yayıncılık · 20151 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
“Büyük Gündem” Üzerine Derkenar “Büyük Gündem” Yazar Mehmet Özger Bey'in, Zarif Yayınları aracılığıyla, 2022 tarihinde okurlarıyla buluşturduğu eseri. Yirmi beş yazının yer aldığı kitap, yüz altı sayfa hacmindedir. Kapı, mesafe, ilkeler, insan, bedel, sanat, hakikat, mitler, dil, zaman olgusu, melankoli, ölüm, aşk gibi birçok konu içeriklerde ele alınmaktadır. Örneğin, "Kapı" konusunda, Kuran'ın kapısı, Fettah, fetih, cennetin sekiz kapısı, sarayların kırk kapısı, şehirlerin yedi kapısı, birine kapı olmak, kapının ardı gurbet, şehirdeki kapımız gibi birçok olguyla içerik nakış nakış işlenmektedir. Yazılanları daha çok fikir yazıları ile beraber deneme yazım türüne yakın olduğunu görmekteyiz. Yazılarda yer bulan konular, hem tersten, hem de madalyonun diğer yüzünden okunmaya çalışılmıştır. Bunu bir hikâye üzerinden ele alırsak; Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar: "Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?" Doktor, "Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?" der. Adam, "Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova, kaşık ve fincandan daha büyüktür. "Hayır," der doktor, "normal bir insan küvetin tıpasını çeker." (sayfa 58) Aynen burada olduğu gibi gerçek doğrular sadece şıklar içerisinde değildir. Şıkların dışında da doğruları aramak gerekir. Hz. Âdem’in dünyaya gelişiyle başlayan bir serüvendir yaşadıklarımız. “Mitoloji üzerine çalışanlar bu tip temel mitlere köken mitleri derler. Nostalji bağlamında düşünürsek cennetten kovulmak bir köken mitidir” (sayfa 99) İslam medeniyetinin yanında, devlet ve millet olguları da aynı çerçeveden ele alınmaktadır. Heidegger’in
Büyük GündemMehmet Özger · Zarif Yayınları · 202232 okunma