İnsanın yüzü antika müzik setlerindeki ekolayzır, bir borsa tabelası ya da hava durumunu gösteren bir tablo gibiydi. Dolayısıyla sözlük anlamının yanında, her kelimenin bir de mimik anlamı vardı. Yani kimin ağzından çıktıysa yüzünün o anki ifadesinin kelimeye kattığı ikinci bir anlam... Ancak mimik anlam daima yoruma açıktı. Üstelik bütün o ekolayzırlar, tabelalar ya da tablolar çoğunlukla yanlış göstergelerdi. İnsanın yüzü, doğuştan bozuk bir barometreydi. Sonuçta doğar doğmaz, avazı çıktığı kadar ağlayan bir yaratıktı.