Havva

Havva
Insan her daim yaşadigi anı kiymetini bilmeliydi.Başımıza gelen her kötü şeyin bize öğretmek istediği bir amacı vardı.Bazen iyi bazen kötü .Bazen de,yaşamamak için ne kadar uğraşsa da o anı yaşardı insan..
GAZZE!!
Tarih, kendini yalnızca tekerrür etmekle sınırlamıyor; aynı acıları farklı biçimlerde yeniden ve yeniden önümüze koyuyor. 1948’de İsrail Devleti kurulduktan sonra Filistin halkı tarihin en büyük zorunlu göçlerinden birine sürüklendi. “Nakba” yani “Büyük Felaket” olarak anılan bu süreçte, yüz binlerce Filistinli evlerinden, köylerinden, topraklarından koparıldı. Filistin'den başlayan,çevre bölgelere yayılan göç, sadece fiziksel bir yer değiştirme değildi köklerinden, hafızasından, geçmişinden koparılma demekti. İnsanların yürüyerek, aç ve susuz bir halde sınır boylarına sürülmesi, çoğu kez yolda ölümü beraberinde getirdi.Bugün yaşananlar, 1948’in farklı bir tekrarı gibidir. Gazze halkı, tarihin en ağır cehennemlerinden biri olan göçe yeniden maruz bırakılıyor. Bu, yalnızca evsiz kalmak değildir, insanın hafızasının, kimliğinin, aidiyetinin parçalanmasıdır. İsrail bunu çok iyi biliyor ve işte bu yüzden göçü bir silah, bir yöntem olarak kullanıyor. Çünkü göç, ölümden bile ağırdır; insanı diri diri köksüz bırakır.Tarih sayfaları açıldığında görülüyor ki, bu topraklarda acı hep aynı döngüde yeniden yaşanıyor. 1948’de başlayan felaket, bugün Gazze’de farklı maskelerle karşımıza çıkıyor. Ve ne yazık ki insanlık, hâlâ bu tekerrürün karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor. Yaşamanın bile utanç verdiği bu dönemde, izleyerek yerin dibine giriyoruz. Ne deseler haklılar bizim için. Dünya, en ağır zulümlerde bile üç maymunu oynuyor. İnsanlar meydanlarda, sokaklarda, şehirlerin dört bir yanında protesto etse de, belli güçlerin çıkarları ve belli liderlerin ekonomik hesapları yüzünden sessizlik ağır basıyor. Adalet, diplomatik masalarda bir pazarlık konusu haline geliyor; insan hayatı, soğuk hesapların gölgesinde eriyip gidiyor.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bir insanın gerçek düşüncelerini öğrenmek istiyorsan, onu öfkelendirdiğinde söylediklerine kulak ver.
"Umudun ölmesi, insanın ölmesinden daha beterdir”
Baharlar çok uzak...