24/05/26 00:20
tarihte bugün; bugünü düşünmüştüm 22:33 Aylak aylak dolaşıyorum içimin kenevir kokan sokaklarında. Kelimeler biriktiriyorum, kelimeleri birleştiriyorum. Kelimeler çoğalıyorlar. Onlara isim veriyorum, onlara ismimi veriyorum bir kadının isminden faydalanarak. -şiirler derman değil, fermandır; ölüm adı altında yazılan. 22:38 Aldırmıyorum şarkılara ve rakıyı susuz içer gibi yaşıyorum hayatı. Kendi halinde, ıssız, inzivanın en kuytu, en ücra köşesinde. Pisliğin, farelerin, yalnızlığın kol gezdiği, yönetim şeklinin bile yalnızlık olduğu karanlıktan bir ülkede. Kimseye neden aşıksın diye sormuyorum, kimseye neden yalnızsın diye sormuyorum, kimseye soru sormuyorum. Sırf onlar bana sorduğunda sanane diyebilmek için. Ve taviz vermiyorum hiç kimseye yalnızlığımdan. Hani kaderimse çekecek bir şey kalmadığındandır. -bir şey var, dikkat edinilesi; etrafınız size kalabalık geldiği kadar yalnızsınız. 23:00 Yaşanmışlıklar biriktiriyoruz hayat denilen anahtarını kaybettiğimiz kumbarada. Giderek eziliyoruz, giderek eziyor bizi geçmişimiz ve bu kadar ezilmişlik yetmezmiş gibi gözümde büyüttükçe küçülen insanların hüznünü yaşıyorum. Aslında ben yaşamazken en çok bu hüzünleri yaşıyorum. Kırılıyorum, kırıyorlar beni. Ve ben biliyorum ki kırılmış bir dal küs kalamaz gövdesine. Yeşeremiyorsa, kurur gider. -bir şey daha; insan yerin dibine girdikçe kuş bakışı bakıyor insanlara. bir bardak çay; 23:32 Düzen bozuksa, illa ki düzülen de bozulur en yakın zamanda. Kızmıyorum bu yüzden, kızarıyorum. Yüzüm kızarıyor aklıma gelen güzel gözlüye. Neyse. Gece bir, birden gelen hüzün iki, ikide bir aklımı yoklaman ve kapının sessizliği üç, üçten sonra bir b..kun olmaması dört. (dört sayılmaz) Sonuç olarak; hayvan gibi yalnızım kadın, saçının tek bir teline bile ihtiyacım var. -sonra bir şey
20 Haziran 20.52 İyi ki sevmişim mavi gözlerini. Kalbimin en güzel hâline uyuyorum, uyanıyorum. "Ömrümün en güzel tarafı..." diye kulaklarını çınlatıyor içim. Ve ben,sana kavuştuğum bir anı değil, seni sevdiğim bütün zamanları özlüyorum. 09.06 İçimdeki boşluğu kimseyle doldurmaya çalışmıyorum. Çünkü ben, kapılarını rastgele misafirlere kapatmış bir mevsimdeyim. Ne yeni bir ses arıyorum kalabalıklarda ne de başka bir yüzün gölgesine sığınıyorum. Gözlerim yalnızca bir ihtimalin ufkuna dönük :) Bu yüzden içimdeki bahçenin yolu herkese kapalı. Bütün emrivakileri tek tek susturdum. Çünkü hikâyemi,yanlış bir cümleyle devam ettirmeyi asla göze almadım. Kaldı ki bazı bekleyişler,vazgeçmekten daha onurludur. 18 Haziran 18.40-19.22 Çok sevdiğini yutkunmaktır en zoru. Bazen senin istediğin seni istemez, sense seni isteyeni. Ben neyi istediysem payıma beklemek ve kavuşamamak düştü.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hasta Değil Susuzsunuz!
Dr. Batmanghelidj “Hasta Değil Susuzsunuz” kitabında bir insanın 46 nedenle suya ihtiyaç duyduğunu anlatmaktadır. 01- Hiçbir canlı susuz yaşayamaz. 02- Su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür. 03- Su temel enerji kaynağıdır. 04- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir. 05- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır. 06- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur. 07- Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğini, kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir. 08- Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar. 09- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur. 10- Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır. 11- Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur. 12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır. 13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır. 14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır. 15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur. 16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları”na dönüştürür. 17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler. 18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur. 19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler. 20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir. 21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve
Hayat ve İnsan
Cehennem Azabı
(Azabı En Şiddetli Olana Hamdolsun) “Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet ise nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır.” (Buhârî, Rikak 28; Müslim, Cennet 1; Ebû Dâvûd, Sünnet 22; Tirmizî, Cennet 21; Nesâî, Eymân 3) Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Cehennem ateşi katran gibi siyah ve gece gibi karanlıktır.” (Beyhaki) ✔ Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır. / Cehennemi kuşatan surun dört (ayrı) duvarı vardır. Her duvarın kalınlığı kırk yıllık yürüme mesafesi kadardır. / Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır. (Müslim, Cennet 29; Tirmizi, Cehennem 1 / Tirmizi, Cehenmem 4 / Tirmizi, Cehennem 8; Muvatta, Cehennem 2) ✔ Yaktığınız ateş var ya, bu cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür! Cehennem ateşi öbürüne (dünya ateşine) altmış dokuz kat üstün kılındı. Her bir katın harareti, bunun mislindedir. / Cehennemin kıyısından büyük bir taş bırakıldı. Bu taş yetmiş yıl aşağı doğru düştü de henüz dibe ulaşmadı. (Buhari, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Cennet 29; Muvatta, Cehennem 1; Tirmizi, Cehennem 7 / Tirmizi, Cehennem 2) ✔ Cehennem, Rabbine şikâyet ederek: 'Ey Rabbim! Bir parçam diğer bir parçamı yemektedir.' dedi. Bunun üzerine, Allah Teala ona, iki nefes almaya izin verdi; bir nefes kışta, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladığınız en şiddetli sıcaktır. (Kıştaki nefesi de) sizin rastladığınız en şiddetli (soğuk olan) zemherirdir." / Yazın sıcaklığı sıcak cehennemin nefesinden, kışın soğukluğu da zemherir cehennemin nefesindendir. (Buhari, Bed'u'l-halk 10; Müslim, Mescaid 185; Tirmizi, Cehennem 9 / Buhari, Mevakıt: 9, Müslim, Mesacid:
Edebiyat
Gençler İçin Hadis-i Şerifler
01- Bir genç Peygamberimize gelerek: “Yâ Rasulullah! Bana zina yapmak için izin ver.” der. Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler. Onların aksine, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem, “O genci Bana getirin” der. Engin şefkatiyle önce genci dinledi ve: “Bu zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye sorar. Genç: “Anam babam sana feda olsun ey Allah Teâlâ’nın Elçisi! Asla istemem!” diye cevap verir. Peygamberimiz: “(Başka) insanlar da anneleri için bunu istemezler” der. Daha sonra, “Kızın için kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için.”, “Halan için.”, “Teyzen için bunu ister misin?” diye sorar ve her defasında, “Hayır” cevabını alınca, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem da, “Diğer insanlar da buna razı olmazlar” der. Sonra elini gencin üzerine koyup, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını affet, kalbini pak et, iffetini muhafaza et” diye dua eder. Genç ondan sonra böyle hiçbir menfi eğilim göstermez, zinaya yaklaşmaz. (Müsned, 5/256, 257) Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi Vesellem gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır. (Müslim, Nikâh 1) 02- Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah Celle Celâlüh ona musahhar kılar. (Tirmizi, Birr 75) 03- Allah Teâlâ Hazretleri kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine karşı üstün tutar. (Feyzul Kadir, 2/263, no: 1799) 04- Bir genç Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem’a gelerek: “Ya Rasûlullah! Senden beni kıyamet gününde şefaat ettiğin kimselerden biri yapmanı istiyorum!” dedi. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz:
Hayat ve İnsan
Ramazan'nın 4.günü ve konumuz...
Ramazan'a özel bunun gibi yazı yazmaya karar verdim. İnsanları bilinçlendirmek ve bazılarına yardımcı olabilmek için... Not: eğer ki okumayacaksanız boşuna beğeni tuşuna basmayın lütfen çünkü beğeni almak için yazmıyorum bu yazıları :) Bugünkü konumuz makyaj. Öncelikle şunu diyerek başlamak istiyorum söze, Makyaj dinimizce doğru olmayan bir şeydir. Çünkü; Allah kadınlara iffetlerini korumalarını, başlarını kapatmalarını, tesettürlü olmalarını emretmiştir. Bu tesettür dediğimiz şey sadece dışımızda veya bedenimizde bir tek yapmamız gereken bir şey değildir aslında. Biz bunun bir ayet olduğunu bilerek ruhumuza da tesettürü giydirmeli, ruhumuzu da tesettürlü hâle getirmeliyiz. Kadın yaratılış gereği dikkat çeken özelliklere sahiptir. Erkek de yaratılış gereği hemen kapılan bir özelliğe sahiptir. Allah kadınlara başlarını örtmelerini, tesettüre girmelerini; erkeklere ise gözlerini harama bakmaktan korumalarını emretmiştir. Kadınlar doğaları gereği bir erkeğin ister istemez dikkatini çekerler. Allah da bunu önlemek için yani her iki tarafın da harama girmemesi için, kadınlara örtünmelerini, erkeklere ise bakışlarını korumalarını emretmiştir. Ama ne yazık ki bu asırda ne kadın tesettürlü, ne de erkek bakışlarını haramdan sakındırıyor... İşte bugün tam olarak bu konuyu ele alacağız: Hani dedim ya size kadının öncelikle ruhunu bir tesettüre sokması gerekiyor diye. Çünkü insanın ruhu neyse o dışına da yansır. Başını örtmüşsün ama giydiğin kıyafetin tesettürle uzaktan yakından alakası yok. Sizce bu Allah'ın bizden istediği şey midir? Ya da başörtülü ve tesettürlüsün ama yüzüne de makyaj yapıyorsun. O zaman tesettürün ne gibi bir önemi kaldı ki? Arkadaşlar biz öncelikle şunu bir netleştirelim: Tesettür dediğimiz şeye bizler dikkat çekmemek, iffetimizi korumak için