Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm'ın Lânet Ettiği Kişiler...
01- Derisine dövme yaptıran ve yapan kadına, erkeğe, 02- Başkasının saçını kendi saçıyla birleştirip (ekleme) uzatan veyahut başkasına bu işi yaptırana, 03- Faizi alana, verene, onun katipliğini ve şahitliğini yapana (bu 4 grup aynı seviyededir) 04- Muhallile ve bu işi yaptırana (Muhallil, üç boşanmayla boşanmış bir kadının kocasıyla tekrar nikah kıyabilmesi için kadınla formalite gereği geçici bir şekilde evlenen ve boşanan kişi.) 05- Şarap içene, içirene, onu imal edene, ettirene, satana, satın alana, ondan gelen kazancı kullanana, onu taşıyana ve kendi için taşınana lanet etmiştir. 06- Babasına kötü söz söyleyene, 07- Canlılara nişan alan, hedef alan atış yapana, 08- Kadınlara benzemeye çalışan erkek ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara, 09- Allah Teâlâ'dan başkasına kurban kesene, 010- Dinde yeni şeyler bid'atler icat edene ve ona yardımcı olana, 011- Canlı resmi yapan veya heykel yapanlara, (İnsan, hayvan) 012- Cinsi sapıklara (aynı cinse ilgi duyanlara), münasebette bulunanlara, herhangi bir hayvan ile münasebette bulunanlara, 013- Kabirlere secde edenlere veyahut oralarda mum yakanlara, 014- Hayvanların yüzlerini dağlayanlara, 015- Müslümana zarar verenlere ve onu aldatana, 016- Bir kadını kocasına karşı kışkırtanlara, isyan ettirenlere 017- Hanımına yasak olan yerden yaklaşana, 018- Kocasına küsüp ondan ayrı olarak sabahlayan kadınlara, 019- Soyunu babasından başkasına nispet edene, 020- Müslüman kardeşine silah ve demirle (kılıç, bıçak, yaralayacak sivri aletler) işaret edene, 021- Sahabe hakkında kötü söz söyleyenlere lanet etmiştir. 022- Yeryüzünde fesat çıkaranlara, 023- Akrabalarıyla ilişkilerini kesenlere lanet etmiştir. (Ra'd Suresi 25) 024- Şüphesiz Allah ve Rasûlünü incitenlere, Allah dünya ve ahirette lânet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap
Hayat ve İnsan
Allah Teâlâ Kimleri Lânetlemiştir?
01- Allah’ü Teâlâ, “Allah’ın eli sıkıdır.” diyen Yahudileri lânetlemektedir: (Maide Sûresi, 64) 02- Allah’ü Teâlâ mümini kasten öldüreni lânetlemektedir: (Nisa Sûresi, 93) 03- Allah’ü Teâlâ, şeytanı lânetlemektedir: (Nisa Sûresi, 118) 04- Allah’ü Teâlâ inkârcıları lânetlemektedir: Bakara Sûresi, 88) 05- Allah’ü Teâlâ tağuta ve putlara inananları lânetlemektedir: (Nisa Sûresi, 50, 51) 06- Allah’ü Teâlâ münafıkları lânetlemektedir: (Tevbe Sûresi, 68) 07- Allah’ü Teâlâ, Allah’ı ve Peygamber’i incitenleri lânetlemektedir: (Ahzab Sûresi, 57) 08- Allah’ü Teâlâ bozgunculuk çıkaranları lânetlemektedir: (Muhammed Sûresi, 23) 09- Allah’ü Teâlâ müşrikleri lânetlemektedir: (Fetih Sûresi, 6) 010- Allah’ü Teâlâ kâfirleri lânetlemektedir: (Ahzab Sûresi, 64) 011- Allah’ü Teâlâ isyan edenleri ve aşırı gidenleri lânetlemektedir: (Maide Sûresi, 78) 012- Allah’ü Teâlâ kitapta (Kur’an’da) olanı gizleyenleri lânetlemektedir: (Bakara Sûresi, 159) 013- Allah’ü Teâlâ akrabalık bağını kesenleri lânetlemektedir: (Muhammed Sûresi, 23) 014- Allah’ü Teâlâ, hakkında kötü zanda bulunanları lânetlemektedir: (Fetih Sûresi, 6) 015- Allah’ü Teâlâ halkı yanlış yola sevk eden liderleri lânetlemektedir: (Ahzap Sûresi, 67) 016- Allah’ü Teâlâ iffetli Müslüman kadına zina iftirasında bulunanı lânetlemektedir: (Nur Sûresi, 23) 017- Allah’ü Teâlâ yalancıları lânetlemektedir: (Al-i İmran Sûresi, 61) 018- Allah’ü Teâlâ imandan sonra küfre sapanları lânetlemektedir: (Al-i İmran Sûresi, 87) 019- Allah’ü Teâlâ zalimleri lânetlemektedir: (Araf Sûresi, 44; Hud Sûresi, 18) 020- Allah’ü Teâlâ Allah’a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönenleri, Allah’ın korunup gözetilmesini emrettiği hususları koparıp atanları ve yeryüzünde bozgunculuk yapanları lânetlemektedir: (Rad Sûresi, 25)
Hayat ve İnsan
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
*ENVER ABİMİZİN VEFATININ ONÜÇÜNCÜ SENESİ ARDINDAN* 13 sene evvelki bugün, 22 şubat 2013... yetim kaldığımız gün. Hüznümüzün, acımızın zirveye çıktığı gün... Dünyanın tadının, zevkinin kalmadığı gün... Abimiz, babamız, Hocamız, herşeyimiz ENVER ABİMİZ'i kaybettiğimiz gün... Enver abimizin anlatılması birkaç satıra sığmaz elbet. O'nun hayatı kitaplara dahi sığmaz… Hatta Enver abimizin hayatı, üniversitede doktora çalışması yapılsa yeridir. Gerçi Huzur Pınarı'nda Enver abimizden hergün biraz mutlaka bahsediyorsak da, bugün vefatlarının sene-i devriyesi olduğundan biraz genişçe bahsedelim inşallah. Yukarıda, resim olarak da, kabrlerinin karlı resmini hususi olarak seçtik… Enver abim kar manzarasını, karlı havayı severdi. Çünki kar, kirleri pislikleri örtüyor, her yer tertemiz görülüyor derdi. Zaten kendisi de herkesin ayplarını, kabahatlerini, pisliklerini hep örtmeğe çalışırdı. Hiç kimsenin hatasını görmezdi. Herkesin, herşeyin iyi taraflarını görmeğe çalışırdı. Onun için kar manzarasının Enver abimiz ile benzerliği vardır. Kar manzarası da, pislikleri örtüp her yeri tertemiz gösteriyor. Tıpkı Enver abiler gibi… Kar yağınca bu sebeple Enver abiler hatırlanıyor. "UNUTMAYALIM Kİ, UNUTULMAYALIM. Unutmazsak, unutmazlar... hatırlarsak, hatırlarlar." Bu sözü sık sık işitirdik kendilerinden, o halde biz de unutmayalım. Arkasından manevi hediyelerimizi gönderelim inşallah. Allahü teala rahmet eylesin, mekânını Cennet eylesin, kabrini Cennet bahcesi eylesin, kabrini nûr-u îmân ile, nûr-u Kur'ân ile pürnûr eylesin. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimizin ve silsile-i âliyye efendilerimizin şefaatine kavuştursun inşallah. Derecesini âlî eylesin inşallah. Âhiretde bizleri de onunla beraber eylesin inşallah. Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer.... Bâzı
Alıntı
*davet* her sabah kuşlar için dua ediyorum cebimdeki güneş herkesi ısıtsın diye denizin ağzından tuz çalıyorum avuçlarına, avuçlarıma karanlık kuyularımı çiçeklerle dolduruyorum gölgelerimiz dans etsin diye kapıları açıyorum, pencereleri sonuna kadar/ soframız genişlesin diye kuşlar, rüzgar, ışığın.. zehirli sular ışığınla temizleniyor bahçemiz yeşeriyor: gül, zambak, nergis gölgelerimiz kucaklaşıyor avluda vatanım sevgin, mülküm dudakların senin kalbin benim göğsümde gümbürdesin diye aşk, diye sana, diye ah. Bahtiyar Arslan 09.57 06.02.26
Şiir
Anzak saldırıları 4 Haziran gecesi saat 23.00'te
64., 27. ve 57. Alayların cephelerine karşı yapılır, hemen hepsi geri püskürtülür. Yalnızca 57. Alay'ın 31 ve 32 numaralı siperlerinde kısmen başarılı olan saldırı, siperlere giden bağlantı yollarının bombardımanıyla başlar. Amaç, Türk mevzilerine yeni kuvvetlerin gelmesini engellemek, en azından zorlaştırmaktır. 57. Alay siperlerine saldıranlar nöbeti iki gün önce Avustralyalılardan devralan Yeni Zelandalılardır. Saat tam 23.00'te 60 kişi hücuma kalkar. Siperler arasındaki 20 metrelik mesafe çabucak aşılır. Üstü açık siperlerde hücuma karşı koymaya çalışan bir düzine Türk askeri süngülenerek ya da vurularak şehit edilir. Bir kısım Yeni Zelandalı da ilk hattaki üstü kapalı siperleri fark etmeden geçip arka siperlere atlar. Buradaki askerleri de öldüren Yeni Zelandalıların birkaçı da kendi askerlerinin onları Türk sanarak ateş açması sonucu öldürülür. İkinci siperle bağlantı sağlayamadıkları için buradaki askerleri geri çekmeye hazırlanırken, birinci ve ikinci hattı birbirine bağlayan bir tüneli keşfedince bundan vazgeçerler. Böylece düşman kuvvetleri ilk siperin 90, ikinci siperin de 50 metrelik bir kısmını ele geçirirler. Hemen bir bağlantı yolu kazarlar. Bir yandan da siperlerinden taşınan kum torbaları, kereste ve saçla ele geçirdikleri siperleri daha korunaklı bir hale getirmeye çalışmaktadırlar. Saat 02.25'te siperlerde 120 düşman askeri vardır. Ellerindeki mevzii güçlendirmek için sürekli kum torbası taşınmaktadır. Yeni Zelandalılara, işgal ettikleri siperleri "her ne pahasına olursa olsun" elde tutma emri verilmiştir. Bu emir, Türklerin bu siperleri "her ne pahasına olursa olsun" geri alma kararlılığıyla karşı karşıyadır. Miralay Sayfa 62-63
02:57 “Şu sıralar işler hiç iyi gitmiyor yada biraz bana öyle geliyor hayatta her şey üstüme üstüme geliyor gibi sanki bu aralar bi görsem seni bir kere duysam sesini geçecek halbuki bütün bu yaralar bilmem hasreti gurbeti sevmeyi belki de kendimi sana bir sarılsam her şey geçecek gibi sanki halbuki ellerim sararmış biraz bu aralar sanki sigaradan gibi mahpus nedir sürgün nedir özlem nedir ben bilmem sanki ucuza bir avuç tütün ya da yerine koymalık bir avuç tütün kolonyası geçermiş gibi yerine sanki umutlarım tükendi ellerim fikrim çok kirlendi belki de sadece biraz değişti emek mi ter mi yoksa sadece biraz yemek mi Düşünürüm dertlerimi sanki hiç bitmeyecek gibi Kafam dolu bu aralar çok yoğunum dediğim gibi ellerimde aklımda masamda şuan çok kirli Oturuyorum masamda düşünüyorum bir sigara yakıyorum tıpkı içimde oturan o his gibi Düşünüyorum yatmadan seni geceleri şiirlerimde sokaklarda hislerimde bu aralar çok kirli…” -Meftun 01/11/2025 saat:02:57
Şiir