Dünya ne ki sevgilim,
Benim sana yaptığım kubbe yanında?
Düşsün, olsun,bırak
Içinde yıldızlar patlatıyor.
Kolaydır inanmak kadar inanmamak da
İster sal kendini dünyaya ister kal yanımda
Her şeyden öte öyle sevdim ki ben seni
Yoluna baş koymak diyoruz biz barbarlar buna
"Yozlaşmış şehirler çok acımasız insanlar üretirler. Dağlar, denizler, ormanlar insanı vahşileştirip acımasızlaştırsa da, insanın insani yanını pek yok etmezler."
Deniz, ceza yasalarının lanetlediklerini attığı acımasız sosyal karanlık. Deniz, sonsuz bir sefalet.
Bu girdapta akıntıya kapılan ruh bir cesede dönüşebilir.
Onu kim diriltecek?
Ah! İnsan toplumlarının amansız yürüyüşü! Yürüyüş sırasındaki insan ve ruh kayıpları! Yasanın yok ettiklerini yutan okyanus! Dayanışmanın lanet olası çürüyüşü! Ah, ahlaki yozlaşma!
"Bir şeylerden kaçar gibisin. Soluk soluğa ama hiçbir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. Gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin.
Sadece biraz olsun herkesin ve her şeyin susmasını istemişsin. Kendini duyabilmek için."