Elif Hacımustafaoğlu

Elif Hacımustafaoğlu
@06Dionysus
Kırmızı ve Siyah
7/10
·530 syf.··
2023 1. kitabı
Yazarın ilk okuduğum kitabıydı. Yer yer çok heyecanlı ama maalesef yer yer de inanılmaz sıkıcıydı. Yine de 600 sayfalık kitabı bitirebildiğime göre dili yeterince akıcı diyebiliriz. Fransada o dönemdeki salon ortamını, baloları, uzun yemek sohbetlerini merak ediyorsanız sevebilirsiniz. Dönemin siyasi ve toplumsal yapısına ışık tutan bir eser. Başkahramanımız olan Julien bir taşralı olarak soyluların arasında onlardan tiksinerek çalışıyor. Din adamı olarak yükselme isteği ise inançlı olmasından değil, hırslı olmasından geliyor. Kitap boyunca ruhundaki erdem ve hırs çatışmasını görüyoruz. Aşık olduğu kadınlara bile bir "başarı" gözüyle bakıyor, sevgisine karşılık verildiğinde oyunu kazandığını düşünüyor. Bu durum okuyucu olarak karaktere antipati duymamızı sağlasa da, Julien'in yaşında olan ve böyle bir kişiliğe sahip bir insan için çok gerçekçi. Başka karakterlerin aşklarının da gurur ve erdemle çatışmasını, ruh hallerinde değişimleri görüyoruz. Bu açıdan karakter tahlilleri çok başarılı ve realist. -spoiler- Fakat ne yalan söyleyeyim, her ne kadar Julien'i anlayabilsem de bu hazin sonu hak ettiğini düşünüyorum. Hiç üzülmedim açıkçası. Aynı şekilde Mathilde karakteri de hatalarının bedelini ödedi. Tek üzüldüğüm karakter bir çocuk kadar saf olan temiz ruhlu kadın, Madam de Renal :( -spoiler-
Kırmızı ve SiyahStendhal · Atlantis Yayınevi · 201512,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşlı Adam ve Deniz
7/10
·148 syf.··
2022 3. kitabı
Kitabın başlarında oldukça sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Yazarın dili sade ve berrak fakat anlatılan şeylerin monotonluğu, verilen küçük ayrıntılar beni bunalttı. Hikayenin hızlanmaya ve ilginçleşmeye başladığı yer tabii ki de yaşlı adamın yolculuğundan itibaren olan kısım. Kahramanımız hayatında görmediği büyüklükte bir balıkla karşı karşıya ve onu yakalamak için yer yer ölümü de göze alıyor. Balık, ihtiyar adam ve biz okurlar, denizde açıldıkça açılıyoruz. Uzun süren mücadelenin sonunda ihtiyar başarıyor, balığı yakalıyor; fakat mutluluğu uzun sürmüyor. Balıktan sızan kan kokusunu alan köpekbalıkları, balığı parça parça koparıyor. Yaşlı adam zaman zaman balığı yakaladığından pişmanlık duyuyor fakat ben okurken hiç böyle düşünmedim. Kahramanımız ve balık arasında 2 gün süren bir düello izledik ve galip gelen savunmasız görünen ihtiyar oldu. Köpek balıkları ganimetini alıp götürse de galibiyetini kaybetmiş değil kesinlikle. Hayatta da bazen bir şeyler için çok çabalar, kendimizi paralar ve sınırları aşarız. Sonrasında köpek balıkları gelir ve onu bizden parça parça koparır. Elimizde kalan hayal kırıklığı ve çok değerli olan tecrübedir. Bizim ömür boyu yaşadığımız mücadele bu kitapta ihtiyar bir balıkçı ve kocaman bir balığa indirgenmiş denebilir. İhtiyar, balığı yakalayamasa da onun dönmesini bekleyen dostuna macerasını zevkle anlatacaktır.
Ernest Hemingway
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
8/10
·133 syf.··
2022 2. kitabı
Cevat Şakir en hazin şeyleri anlatırken bile öyle bir dil kullanır ki, tek bir cümlesiyle yaşama sevinci duyarsınız. Yunan tanrıçalarının siluetini görürsünüz sahilde yürüyen kadınlarda. Denizi öyle bir anlatır ki, dalgaların bir siren gibi sizi çağırdığını duyumsarsınız. Çok yalın, ama çok ihtişamlı. Bu yüzden ne yazarsa yazsın Halikarnas Balıkçısı'nı okumak daima bir zevk benim için. Bu kitaptaki hikayeleri de Anadolu'nun çok içinden. Şehrin göbeği olsun uzakta bir köy olsun, anlatılan insanların var olduğunu ve ne kadar yürek yakıcı olsa da bu olayların günlük hayatta bir yerlerde yaşandığını bilirsiniz . Anadolu yu bütün çekiciliği ve korkunçluğuyla ayaklarınıza serer.
Halikarnas Balıkçısı
Parmak DamgasıHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2007209 okunma
Mezbaha 5
9/10
·184 syf.··
2022 1. kitabı
Bu incelemeyi bugün, yani Rusya'nın Ukrayna'yı işgale başladığı günde yazmak oldukça ironik. Kitap 2. dünya savaşında esir alınıp Dresden'e götürülen ve Dresden bombalamasına şahit olan Billy'nin savaş esnasında ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor. Yazarın bu kitabı yazma amacının savaşın ne kadar iğrenç ve manasız olduğumu göstermek, sanılanın aksine savaşmaya zorlanan ve ölmeye gönderilen insanların, özellikle çocukların, kutsal bir görevin peşinde olmadığını okuyucuya sunmak. "Çocuklar'ın Haçlı Seferi" nde katılmış olan Billy de hayatı boyunca üzerinden atamayacağı ve belki de aklımı yitirmesine sebep olacak şeyler tecrübe ediyor. Kitap aynı zamanda zaman kavramını ilginç bir bakış açısıyla ele alıyor. Hikayedeki bazı "varlıklar" geçmişi, şimdiyi ve geleceği aynı anda görüyor, tıpkı sıradağlar gibi. Bu da insanı düşünmeye sevk eden noktalardan biri açıkçası. Ben kitabı oldukça beğendim. Yazarın değişik bir tarzı var. Başlangıçta zorlayabiliyor ama okudukça alışıyorsunuz. Lakin sakin kafayla okunması gerektiğini düşünüyorum, zaman yolculuklarındaki git-geller yorucu olabiliyor. Son olarak, dünyada olan biten bütün savaşlar anlatabilecek tek şeyi bırakıyorum: "Cik cik cik?"
1000Kitap
Mezbaha No:5Kurt Vonnegut · April Yayıncılık · 20152,148 okunma
Mrs Dalloway
9/10
·195 syf.··
2019 1. kitabı
Öncelikle kitabın kesinlikle sakin bir kafayla okunması gerekiyor. Olaylar zaten yavaş ilerlediği için ve kitabı asıl güzel kılan şeyler detaylarda olduğu için, çok yoğun olmasa da dikkat gerektiren bir okuma süreci bekliyor okuyucuyu. Hikayemiz, Clarissa Dalloway'in düzenlediği partisine çiçek almak için evden çıkıp Londra sokaklarına adım atmasıyla başlar. Clarissa'nın bir günü anlatılır, lakin yalnızca Clarissa değil, ana karakter o olsa da, Clarissa'nın yolunun kesiştiği ve keşiseceği birçok karakter de detaylı bir şekilde okuyucuya sunulur. Buradan sonrası spoiler - - - Başkarakterimiz Clarissa orta yaşlı, partiler düzenlemeyi ve sosyalleşmeyi seven bir İngiliz hanımefendisi. Roman boyunca geçirdiği duygu değişimlerine, düşüncelerine tanık oluruz. Zaman zaman içindeki hayat enerjisi, insanlara duyduğu sevgi dolup taşar; zaman zaman da hayatı hakkındaki bazı pişmanlıklarını görürüz. Clarissa'nın kafasındaki bu çatışma orta yaşlı, orta seviyeye mensup bir kadının hayatını ve kişiliğini sorgulamasıdır aslında. Özellikle ilk aşkı, kendisini her zaman eleştirmiş olan Peter'la karşılaşması bunu tetikler. Evliliğin onda yarattığı değişimleri düşünür. Kitabın başlığı bile bu konuya büyük bir atıftır: Kitabın ismi Clarissa Dalloway değil, Mrs. Dalloway'dir, zira artık o evli bir kadındır ve kimliği bundan ibarettir. Kitapta bir de Septimus karakteri vardır ki Clarissa ile uzaktan yakından alakası olmamasına rağmen (biri savaştan travmalar alarak dönen bir adam, öteki hayatı evde ve lüks içinde geçmiş bir kadın) yolları, düşünceleri kesişir. Uzun lafın kısası o dönemin İngiltere'sini çeşit çeşit karakterle anlatır ve eleştirir Woolf. Bunu çok da güzel yapar. Kitapta bilinç akışı tekniği(stream of consciousness) ustaca kullanılmıştır. Bu yüzden sık sık bir karakterden
1000Kitap
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Karbon Kitaplar · 20185,9bin okunma