Adlardan nefret ediyorum, kimliklerden… Çünkü ben kendimi kendime ve başkalarına ve her şeye öyle çok veriyorum ki (kendim için kendimden kendiliğimden) hiç bir şey kalmıyor geriye (nereye?) Oysa bir şey arttırılmalı, saklanmalı, korunmalı kara günler için (daha da mı?) Ben yaşarken yaşamımı ve ölümümü tüketiyorum.
… “bu yüzyılda işin ne apla?” Benim Ferdanımın da olumlayacağı bir yanıtım olur bu densiz soruya şöyle ki: “Bakınız,” derim “öncelikle melankoli tarih ve denizaşırı ve taşırıdır, türlü kılıklara bürünür yeniden yeniden çıkar karşınıza
“Ya hayatlarının anlamını bulamayanlar?” diye söze girmişti kızılderili. “Onlar ne olacak?” “Onlar da, göğüslerinde bir et parçasıyla, canlı canlı çürüyecekler. Ve buna da, yaşamak demeye devam edecekler!”