Kırgızistan'ın en önemli yazarlarından biri olan Cengiz Aytmatov,yazmış olduğu "Gün Olur Asra Bedel." adlı romanında güçlü kalemini konuşturmuş,derin anlamları ve etkileyici karakterleri ile beni eserine hayran bıraktırmıştır.
Aynı zamanda romanda geçen hikaye o kadar uzun olmasına rağmen öylesine yalın ve sade bir dille anlatılmış ki anlamak da güçlük çektiğimi,okurken yorulduğumu söylemem mümkün değil.
Romanın her satırını severek okudum.
Her cümlesinin altını özenerek çizdim.
Karakterlerin hikayelerine ayrı ayrı üzüldüm.
Eserden o kadar etkilendim ki,eseri o kadar sevdim ki uzun bir süre yazarın bize bıraktığı bu hikayeyi herkese anlatıp durdum.
Eserin içeriğine geçmeden önce eser ile ilgili genel bir bilgi daha vermek isterim.
Türk Dünyasının Edebiyatında önemli bir yere sahip olan eser,bir çok dile çevrilmekle birlikte asıl adının ''Kılım Karıtar Bir Kün'' olduğu bilinmektedir.Bazı yayınevlerinde de basıma "Gün Uzar Yüzyıl Olur." veya ''Gün Olur Asra Bedel'' adıyla girmiştir.
Romanda baş karakter; Sovyet döneminde Kazakistan'da yaşayan Yedigey adlı bir tren işçisidir.Roman onunla şekillenip,yakın arkadaşı Kazangap'ın ölümüyle devam eder.Yedigey,Kazangap'ı gömmek için çıktığı yolculuk sırasında geçmişiyle yüzleşir.Bir gün içinde bir asırı anlatır.
Romanda aynı zamanda "Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi milli gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin hayatını ve geleneklerini anlatıyorum." diye belirten Aytmatov; dönemin siyasi olaylarına neden olan yönetimin milletine olan zulmünü ve SSCB Rejiminin etkilerini derinlemesine ele alıp anlatır.
Ek olarak betimleme ustası olan yazarımız bu ustalığını da bazen bir insan üzerinden,bazen bir hayvan