Hatice

Hatice
@08Hatice
TÜRKLÜĞÜN İFLAH OLMAZ AŞIKLARIYIZ! Evli
Hemşire
Bir sabah gelecek kardan aydınlık...
239 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·413 syf.·
2021 2. kitabı
Kırgızistan'ın en önemli yazarlarından biri olan Cengiz Aytmatov,yazmış olduğu "Gün Olur Asra Bedel." adlı romanında güçlü kalemini konuşturmuş,derin anlamları ve etkileyici karakterleri ile beni eserine hayran bıraktırmıştır. Aynı zamanda romanda geçen hikaye o kadar uzun olmasına rağmen öylesine yalın ve sade bir dille anlatılmış ki anlamak da güçlük çektiğimi,okurken yorulduğumu söylemem mümkün değil. Romanın her satırını severek okudum. Her cümlesinin altını özenerek çizdim. Karakterlerin hikayelerine ayrı ayrı üzüldüm. Eserden o kadar etkilendim ki,eseri o kadar sevdim ki uzun bir süre yazarın bize bıraktığı bu hikayeyi herkese anlatıp durdum. Eserin içeriğine geçmeden önce eser ile ilgili genel bir bilgi daha vermek isterim. Türk Dünyasının Edebiyatında önemli bir yere sahip olan eser,bir çok dile çevrilmekle birlikte asıl adının ''Kılım Karıtar Bir Kün'' olduğu bilinmektedir.Bazı yayınevlerinde de basıma "Gün Uzar Yüzyıl Olur." veya ''Gün Olur Asra Bedel'' adıyla girmiştir. Romanda baş karakter; Sovyet döneminde Kazakistan'da yaşayan Yedigey adlı bir tren işçisidir.Roman onunla şekillenip,yakın arkadaşı Kazangap'ın ölümüyle devam eder.Yedigey,Kazangap'ı gömmek için çıktığı yolculuk sırasında geçmişiyle yüzleşir.Bir gün içinde bir asırı anlatır. Romanda aynı zamanda "Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi milli gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin hayatını ve geleneklerini anlatıyorum." diye belirten Aytmatov; dönemin siyasi olaylarına neden olan yönetimin milletine olan zulmünü ve SSCB Rejiminin etkilerini derinlemesine ele alıp anlatır. Ek olarak betimleme ustası olan yazarımız bu ustalığını da bazen bir insan üzerinden,bazen bir hayvan
1000Kitap
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·240 syf.·
2023 1. kitabı
Bu kitap Emekli PÖH Ercan Ersoy'un devrelerinin anılarını EPOHDER'in (Emekli Polis Özel Harekatçılar Derneği) desteği ile kaleme alıp düzenlemesiyle ortaya çıkmıştır.Kitabın geliri EPOHDER aracılığı ile şehit ve gazilerimiz için yapılmış olan projelere bağışlanmıştır.Kitap da ki anılar Özel Harekat Polislerimizin 1982 ve 2012 yılları arasında geçen anılarından ibarettir. Kitap da bu cesur insanların yaşadığı zorlu eğitim süreçlerini,görevler sırasında karşılaştıkları tehlikeleri ve psikolojik olarak nasıl ayakta kaldıklarını samimi bir dille anlatan Ersoy; bu meslek ile ilgilenenlere de oldukça önemli bir eseri miras bırakıyor. Bu kitap; vatanımız için 7/24 demeden dere, tepe gezen tüm kahramanlarımızın haberlerde gördüğümüz o sayılardan ibaret olmadığını bir kez daha gözler önüne sermiş,milli duyguları okurun iliklerine kadar hissettirmiştir. Kitabı okuyup bitirdiğimde yaptığım birçok çıkarımdan biri de bölge insanının ayrım gözetilmeksizin tüm doğru ve yanlışlarıyla bu kitap da ele alındığıdır.Bölge insanının askere ve polise destek olan kısmı kadar askere ve polise kurşun sıkan kısmı da bu kitap da anlatılmıştır. Kitap incelememi bitirmeden önce şu cümlelerimi de buraya iliştirmek isterim. Bu ülke; vatan ve millet aşkıyla anayı,babayı,eşi,evladı geride bırakıp başka ocaklar sönmesin,başka çocuklar ölmesin diye kendi canından vazgeçen şehit ve gazilerimizindir.Geride bıraktıklarına sahip çıkıp onları unutmamak bizlerin görevidir. Son olarak okumaya kıyamadığım,bitirince de olayları bir süre sineye çekmekte zorlandığım bu kitabı hepinizin okumasını şiddetle tavsiye ederim. "Özel Harekatçılar,iş ve görev gereği sert adamlar olarak bilinir.Biraz yakınlaştığınızda o çelik zırhın altında nasıl YUFKA ve kırılgan bir yürek taşıdıklarını,ne kadar duygusal adamlar
1000Kitap
Özel Harekatçı OlmakErcan Ersoy · Bence Kitap · 2016194 okunma
10/10
·146 syf.·
2022 1. kitabı
Kitabın yazarı olan Bahaddin Seçgin; 08.02.2016 tarihinde Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yapılan operasyonlar sırasında PKK'lı teröristler ile çıkan çatışmada vücuduna isabet eden 4 kurşun ile yaralanıp,93 gün hayat mücadelesi sonucunda Üsteğmen rütbesi ile gazi olmuştur. Kitabında 2014 - 2015 - 2016 yılları arasında ki çözüm süreci adı verilen kanlı sürecin,askerimizi ve polisimizi nasıl ihanete uğrattığını yazan Seçgin; kendi anıları başta olmak üzere şehitlerimizin ve gazilerimizin anılarını da okur ile buluşturmuştur. Bu kanlı süreç; bu vatanın kahramanlarına,kahraman milletine çok ağır kayıplar verdirmiş.Çok can yakmış.Geri de gözü yaşlı çok ana,baba,eş ve çocuk bıraktırmıştır. Kitabı içinde bahsi geçen olayların gerçekliğini bilerek okumak,bizler için can veren tüm şehitlerimize ve gazilerimize bir kez daha minnet duymamıza sebep olmuştur. Herkesin kesinlikle okuması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biri olan "Hendeklerde Vurulduk" adlı bu kitap; ülkemizin yakın tarihinde olan olayları okumak isteyenler için önemli bir eser olmuştur. İncelediğim kitabın vesilesi ile tüm şehitlerimizi minnetle anıyor,tüm gazilerimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Son olarak,incelememi de kitaptan bir alıntıyla bitiriyorum. "Kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için!"
1000Kitap
Hendeklerde VuruldukBahaddin Seçgin · Atayurt Yayınevi · 2019246 okunma
Puan vermedi·74 syf.·
2021 1. kitabı
Kitap oldukça kısa olup birkaç bölüme ayrılmaktadır. İlk bölüm Kumaş Pazarlamacısı olan Gregor Samsa'nın uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlar ve giderek ütopik bir anlatım ile gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan bir anlatıma dönüşür. İlk kez 1915'te yayınlanan bu eser günümüzde hala en çok okunan kitaplar arasındadır. KAFKA eserinde sistemin adını doğrudan anmasa da,bu sistemin insanı nasıl köleleştirdiğini ustalıkla kaleme almıştır.Gregor Samsa'nın bir böceğe dönüşmüş olduğu halde bu durumu sorgulamak yerine sadece işe geç kaldığı için kovulma korkusunu yaşaması,yazarın okura vermek istediği en temel mesajlardan biridir. Eserde aynı zamanda toplumun bir parçasıyken ondan soyutlanmak zorunda kalan bireylerin,yine aynı toplum eliyle ne kadar daha yalnızlaştırılabileceğini okuyoruz. "İşe yararsan varsın,işi yaramazsan yoksun." Bu cümle ailesinin Samsa'ya karşı olan tutumlarının özetidir.Zira Samsa'nın ailesi Samsa'yı bir evlattan daha çok bir gelir kaynağı olarak görmüştür.Bu gelir kaynağı kesildiğinde de ailesi ondan tiksinmiş,Samsa'yı evde istememiştir. Her şeyin çıkar ilişkisi üzerine kurulu olduğunu okura hissettiren yazar insan iradesinin ve özgürlüğünün günden güne yok oluşunu bir kere daha ustalıkla kaleme almış,hissederek okuyanlar için çok şey anlatmıştır aslında. Gregor Samsa karakteri özetle; anne ve babasının omuzlarına yüklediği borçlar,sevmediği bir işte çalışma zorunluluğu,toplumsal baskı,hayatın amacını bulamama gibi nedenlerle ağır bir psikolojik savaş vermektedir. Kimi zaman bir böceğe dönüşmesek dahi tüm bunlar ile hepimiz birer Gregor Samsa değil miyiz zaten? Bazı incelemelerde de KAFKA'nın Samsa ile babasının ilişkisini kendi babası ile olan ilişkisinden esinlenerek kaleme aldığı söyleniyor.Bu yüzden Gregor
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,5bin okunma