Yıllar önce okuduğum bir kitabı tekrar okumak, eski bir arkadaşla sohbet etmek gibidir. Kitaptaki yaşlı adam gibi bazen çok istediğin bir şeyi, çabayla, emekle ve sabırla elde edersin ama, hesaba katamadığın ihtimaller, beklenmedik gelişmeler mutlu olmana izin vermez. Ama bilinen bir gerçek vardır ki; BAŞARMIŞSINDIR.. Yaşlı adam eskisi gibi balık tutamaz. Çocuk yaştaki Manolin dışında ona inanan ve destek olan da yoktur. Tek istediği bazen kendisiyle alay eden balıkçılara kendini kanıtlayacak bir balık tutmaktır. Balığı tutacağını bilerek denize açılır ve gerçekten balık gelmiştir. 3 gün denizin ortasında çiğ balık yiyerek çok az su içerek, oltalardan elleri kesilerek sonunda balığı öldürür. Dev balık sandala sığmaz. Bağladığı balıkla kasabaya dönerken yolda defalarca köpek balıkları saldırır. Kasabaya döndüğünde balıktan geriye dev bir iskelet ve kafası kalmıştır. Balıkçı kulübesinde elinde bir şey kalmasa da başarmış olduğunu bilerek dinlenmektedir.
Diğer denize tutkun Kübalılar gibi yaşlı adam da denizi kadına benzetir, ondan La mar diye söz ederdi. Buna karşılık genç balıkçılardan kimileri onu erkeğe benzetirler, kendilerini yenmeye çalışan bir düşman ya da bir yarışmacı sayarlardı. Bu nedenle de ondan El mar diye söz ederlerdi.