"Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir." Korku'yu özetleyen cümle bu bence.
Lüks bir hayat süren İrene bu monoton hayatından sıkılmıştır ve hayatına heyecan katmak istemiştir. Bu nedenle bir piyanistin peşinde kocasına ihanet içindedir. Bu durum İrene için tehdit haline gelene kadar halinden mutludur. Ta ki şantajcı bir kadının kocasına söyleme tehdidiyle şantaj yapana kadar. İşte İrene korkuyla o an tanışıyor. Elinde ne var ne yoksa kadına veriyor. Parayı her verdiğinde önündeki birkaç günü rahat geçireceği için içi biraz olsun rahatlıyor. Bir süre böyle geçirdikten sonra işler daha da kötüye gidiyor, İrene bu korkuyla yaşamaktansa ölmeyi tercih ediyor ve intihara kalkışıyor.
Tabii ki intihar düşüncesindeyken ilginç ve beklenmedik bir şey oluyor. Peki ne? Kitabın bu bölümü beni şaşırtmadı desem yalan olur. En iyisi siz okuduğunuzda öğrenin. İrene yaşadığı bu korku sebebiyle önceden fark edemediği mutluluğun, korkusuzluğun değerini anlıyor.