Öncelikle, kitabın tanıtım bölümündeki yoruma katıldığımı belirtmekle başlamak istiyorum. Varoluş gayeleri aşk olan roman, hikâyelerden ziyade okuyucuyu omuzlarından tutup sarsan bir eser meydana getirilmiş. Bu yönüyle bile benim nezdimde bir sıfır öndeydi. Tabii ki günümüz yazarlarından bu türde eser okumadığım için bu yorumu yapabiliyorum. Yoksa keşfedilmeyi bekleyen birçok hazine vardır elbette.
Her eser, biz fark etsek de etmesek de bize çok şey katar şüphesiz. Hiçbir şey öğrenmediğinizi düşündüğünüz oluyor mu arada? Olsun en azından nasıl yazılmayacağını öğrenirsiniz. Bazen farkında oluruz öğrendiğimiz şeyin bazen de hiç ummadığımız anda ortaya çıkıverir. Ben Denemelerim'i okurken kazancımın farkındaydım. Yazar, benim hiç kıyısından köşesinden geçmediğim konulara değinmişti. Kendi hayatından yola çıkarak ele aldığı yazılarda kendi "ben"ini vermiş, tecrübeleri sonucunda şekillenen düşüncelerini bizimle paylaşmıştı. Bazen, çok basit gördüğüm bir olayın, kavramın üzerine konuşulacak ne çok şey varmış dediğim oldu. Deneme yazarlarının özelliği de bu değil midir zaten biz bakarız, onlar görür.
Tabii bazen de insanların; sınırlandırmam gerekirse Türklerin, Müslümanların genel problemlerine değinilmişti. Bu yönüyle zaman zaman "Evet ya, bak başkaları da bunun farkında ama neden kimse harekete geçmiyor?" düşüncesine kapıldım.
Yer yer düşünceler şiirsel bir anlatım tarzı benimsenerek yazıya dökülmüştü. Oldukça sade ve anlaşılır bir dili vardı. Her bölümün sonunda acaba diğer bölümde yazar neyden bahsedecek diye düşünmedim değil. Bunların dışında yazılar alıntılarla, hadislerle süslenmişti.
Sözün özü üzerine düşünülmüş ve emek verilmiş bir kitaptı dostlarım tavsiye ederim.