Okurbiruv

Okurbiruv
...Üslûb-ı beyân, ayniyle insân... instagram.com/okurbiruv
Puan vermedi
Bugün size farklı türde bir kitapla geldim. Eser Yaşar Koca tarafından kaleme alınmış sohbet havasında bir eser. Yazarla sankki sohbet ediyormuş hissine kapıldım. "Atalarımızın hikmetli ve meşhur sözlerine 'darbımesel' deriz. Kuşaktan kuşağa geçen altın değerindeki bu sözler, kültürümüzün ve sözlü edebiyatımızın zengin bir ürünüdür. " İsminden de anlaşılacağı gibi darbımesel yani atasözlerimizden bahsediyor. Belirli atasözlerini tek tek ele alıp açıklamış yazarımız. Edinilen bir tecrübe sonucunda ortaya çıkan bu sözleri, günümüz sorunları üzerinden değerlendirmek de ayrı bir güzellik katmış. Kitap sayesinde atasözlerimizi şöyle bir tekrar etmiş oldum. Konuşmalarımıza daha derin anlamlar kazandırmak ve süslemek için bu sözleri kullanmanın ne kadar önemli olduğunun farkına vardım. Diğer kitaplar arasında çerez niyetinde bir kitap oldu. Ben sevdim. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Darb-ı MeselYaşar Koca · Diyanet İşleri Başkanlığı · 2022201 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·724 syf.··
2023 9. kitabı
Oğuz Atay'ın en popüler eseri olan Tutunamayanlar ile geldim. Bu kitabı aslında ikinci okuyuşumda tamamladım. İlkinde yarım bıraktım çünkü bir şeyleri sindirmem gerekiyordu. İkincide daha istikrarlı bir şekilde okudum ve bitirdim. Bence ilk olarak neler olup bittiğini sindirmek ve daha sonra Turgut'un duygu dünyasından hayata bakmak gerekiyor. Tutunamayanlar'da Turgut Özben ve *ntihar eden arkadaşı Selim Işık'ın bu hayata ayak uyduramayan dünyalarına tanıklık ediyorsunuz. Turgut, hayata tutunamayan arkadaşı Selim *ntihar ettikten sonra psikolojik sorunlar yaşamaya başlamış ve hayalî arkadaşı olan Olric ile Selim'in *ntiharına ışık tutmaya çalışmıştır. Bu dönemde tabii ki Turgut'ta bir sorgulama içine girmiştir. Aslında o da bir tutunamayandır ve Selim'den kalan yazılar onun bunu keşfetmesini daha da kolaylaştırmıştır. Roman ayrıca üstkurmaca bir metindir. Postmodern teknikler kullanıldığı için bildiğimiz romanlar gibi belli bir zaman akışı yok ve bilinçakışı tekniği kullanılmış. Biliyorum birçok kitabı kesin okuyun diyorum ama bunu da kesin okumalısınız. İlk başlarda zorlananlar olacaktır ama üstüne gitmeye değer. Okuyanların düşünceleri neler peki?
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Puan vermedi
Öncelikle, kitabın tanıtım bölümündeki yoruma katıldığımı belirtmekle başlamak istiyorum. Varoluş gayeleri aşk olan roman, hikâyelerden ziyade okuyucuyu omuzlarından tutup sarsan bir eser meydana getirilmiş. Bu yönüyle bile benim nezdimde bir sıfır öndeydi. Tabii ki günümüz yazarlarından bu türde eser okumadığım için bu yorumu yapabiliyorum. Yoksa keşfedilmeyi bekleyen birçok hazine vardır elbette. Her eser, biz fark etsek de etmesek de bize çok şey katar şüphesiz. Hiçbir şey öğrenmediğinizi düşündüğünüz oluyor mu arada? Olsun en azından nasıl yazılmayacağını öğrenirsiniz. Bazen farkında oluruz öğrendiğimiz şeyin bazen de hiç ummadığımız anda ortaya çıkıverir. Ben Denemelerim'i okurken kazancımın farkındaydım. Yazar, benim hiç kıyısından köşesinden geçmediğim konulara değinmişti. Kendi hayatından yola çıkarak ele aldığı yazılarda kendi "ben"ini vermiş, tecrübeleri sonucunda şekillenen düşüncelerini bizimle paylaşmıştı. Bazen, çok basit gördüğüm bir olayın, kavramın üzerine konuşulacak ne çok şey varmış dediğim oldu. Deneme yazarlarının özelliği de bu değil midir zaten biz bakarız, onlar görür. Tabii bazen de insanların; sınırlandırmam gerekirse Türklerin, Müslümanların genel problemlerine değinilmişti. Bu yönüyle zaman zaman "Evet ya, bak başkaları da bunun farkında ama neden kimse harekete geçmiyor?" düşüncesine kapıldım. Yer yer düşünceler şiirsel bir anlatım tarzı benimsenerek yazıya dökülmüştü. Oldukça sade ve anlaşılır bir dili vardı. Her bölümün sonunda acaba diğer bölümde yazar neyden bahsedecek diye düşünmedim değil. Bunların dışında yazılar alıntılarla, hadislerle süslenmişti. Sözün özü üzerine düşünülmüş ve emek verilmiş bir kitaptı dostlarım tavsiye ederim.
DenemelerimMuhammed Güner · Odessa Yayınevi · 013 okunma
Puan vermedi
En genel mânâda olanın ve olması gerekenin romanı diyebilir miyiz bu eser için? Bence diyebiliriz. Tezli romandan yana olduğunu savunan ve millî bir roman ortaya koyma emelinde olan Mizancı Murat'ın fikri yapısının temelinde eğitim ile yenileşme vardır. İşte "Turfanda mı yoksa Turfa mı"da da bu konunun üzerinde durur. Bu yenileşmenin başlangıcı olarak da köylere yönelme, kalkındırma fikrini ortaya atar. Eser, köye yönelişin işlendiği ilk romanlardan olma yönüyle önemli. Mizancı Murat; yurt dışında tıp eğitimi gördükten sonra ülkesine dönen ve ülkesine hizmeti şiar edinmiş bir idealist genç olarak Mansur karakterini ortaya koyar. Mansur ahlaklı, çalışkan bir gençtir. Büyük hayallerle geldiği İstanbul, ayak bastığı ilk andan itibaren hayal kırıklığı olmuştur onun için. Rüşvet, kayırma gibi toplumda kol gezen birçok ahlaksızlığa sessiz kalmak şöyle dursun devlet dairesindeki işini bırakmak pahasına karşı çıkmıştır. Tabii ki eserde bunların tenkiti ve yeniden ileriye gidebilmek için verilen anahtarın yanında sosyal ilişkilere, aile içi entrikalara ve hatta bir de aşk hikâyesine yer verilmiş. Zehra ve Mansur'un masum aşkı esere çok güzel sindirilmiş, yedirilmişti. Bu aşkı hiç bayağı bulmamanın yanında iki insanın birbirinin aşkından bîhaber olmasını, yaşattığı o merak duygusunu sevdim. Eserde kimlerin turfandayı (yeni), kimlerin turfayı (değeri düşük olan) temsil ettiği ortadaydı fakat yazarımız yine de bunun kararını bize bırakmış. Konusunu önceden de bildiğim lakin yeni okuduğum bu romanda Mansur'u tanıdığım için mutluyum. Umarım benim vesilemle Mansur'la tanışanlar olur. Keyifli okumalar diliyorum. .
Turfanda mı Yoksa Turfa mı ?Mizancı Mehmed Murad · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,331 okunma
Puan vermedi
Kitap; yaşadığı bir olaydan ötürü başarıyı ve gelişimi kendine ilke edinmiş, çocuklarına da hep bunu öğretmiş bir aile büyüğünün çocukların merakı üzerine etkilendiği bu olayı çocuklarına aktarmasıyla başlıyor. Bir köyde cereyan eden bu hikâyede hak, hakikat, güç kavramı köylü- ağa ilişkisi bağlamında öne çıkarılarak verilmiş; mucize, umut kavramları ise Atilla ve eşi Fatma karakterleriyle yansıtılmıştı. Kitabın ismini ilk okuduğumda neye, kime karşı direnç? diye düşünmüştüm fakat okuduktan sonra anladım ki direnç kelimesi bir olay veya bir kimseyle sınırlandırılmamalı. Her ne olursa olsun sen direnç gösterdiğin sürece olayların senin lehine dönme ihtimali her zaman var. Benim çıkarımım bu oldu. Olayların akışı yönüyle gayet akıcı bir kitaptı. Merak unsuru diri tutulmuştu. Benim için didaktik yönü ağır basan bir eserdi diyebilirim.
DirençMuhammed Çekiç · İkinci Adam Yayınları · 202220 okunma