Okurbiruv

Okurbiruv
...Üslûb-ı beyân, ayniyle insân... instagram.com/okurbiruv
Puan vermedi
1890'lı yılların İstanbul'unda bir gezintiye çıkmak ister misiniz? Cevabınız evetse bu kitabı hemen okumalısınız. Ahmet Rasim müthiş gözlemleriyle eski İstanbul'dan öyle kesitler sunmuş ki hiç sıkılmadan keyifle okudum. Tabii bu eser fıkra-deneme-sohbet türünde yazılmış kısa yazılardan oluştuğu için roman- hikâye türündeki gibi bir olay örgüsü beklemeyin, tamamen düşünce yazılarından müteşekkil. Bu yazıların çoğu Malumat gazetesinde yayımlandıktan sonra kitap hâline getiriliyor. Dönem hakkında gerçekten fikir sahibi olmanızı sağlayan Şehir Mektupları; toplumsal yaşam, kültürel yapı, sanat, o dönem meydana gelen olaylar gibi daha birçok konu üzerinde duruyor. Bence eseri çekici kılan yanı Ahmet Rasim'in mizah, eleştiri ve ironiyle birleşen anlatımı olmuş. Genel olarak sohbet havası içinde geçen bir eserdi. Herkese hitap eder mi bilemiyorum ama bu türde kitap okumayı sevenlerin Şehir Mektupları'nı da seveceğini düşünüyorum.
Şehir MektuplarıAhmet Rasim · Metropol Yayınları · 20051,424 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
"Dünyaya düşmekle başı yarılanlar ve kalbi kırılanlar için bu kitap." işte yazarımız kitabını böyle tanımlıyor. Dünyaya geldiği andan itibaren bu yükü çekmeye razı olmuş insan. Bu yükü sırtlarken de kendisine olup biteni anlamlandıramamış, geliş amacını unutmuş. Prof. Dr. Kemal Sayar'ın elinden çıkan bu kitap bize bunları hatırlatıyor. Yazarımız, anladığım kadarıyla danışanlarının şikayetlerinden yola çıkarak yazmış denemelerini. İnsanın sadece anlaşılmak için gittiği o odada kendisi gibi olanı, kendisini anlayanı bulmasının ne kadar değerli olduğu üzerinde durmuş. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve daha önce neden okumadım diye birazcık hayıflandım açıkçası. Bir duygu yaşadığınızı ya da çok girift bir ruhsal durumun içinde bulunduğunuzu düşünün. Birilerine anlatmak istiyorsunuz ama anlatamamaktan, anlatsanız bile anlaşılamamaktan korkuyorsunuz. Böyle durumlarda ben anlatma isteğimi genelde bastırırım ve sinir, öfke olarak bana geri döner. Hah işte tam bu sırada bazı kitaplar devreye girer. Onda kendinizin en anlaşılmaz hâline rastlarsınız ve bir anda "Evet ya bak benim yaşadığımı yaşayanlar, beni anlayanlar varmış." dersiniz. İşte bu kitap öyle bir kitaptı. Benim için psikoloji, kişisel gelişim türünde bir Doğan Cüceloğlu bir de Kemal Sayar artık. Ben çok sevdim dostlarım. Size durmadan nasihat veren değil de sizi anladığını hissettiğiniz, sizin yaralarınızı paylaşan bir kitap istiyorsanız okumanızı öneririm. Bu arada her iki sayfada bir alıntı yaptım hepsini paylaşacağım inşallah. Bir kere ısındım ya diğer kitapları okumak için sabırsızlanıyorum.
Başı Sınuklar İçin KılavuzM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20194,267 okunma
Puan vermedi·157 syf.··
2023 96. kitabı
Necip Fazıl, zihnimde hep şiirleriyle var olmuş biridir. Kitaplarla, yazarlarla alakam olmadığı zamanlardan tutun Türk edebiyatının tam ortasına düştüğüm zamanlara kadar. Şair etiketini yapıştırdıysam bir yazara o yazarın başka türlerdeki yazıları pek ilgimi çekmez(di). Bu geçmiş zaman ekini kullanmama "Bir Adam Yaratmak" vesile oldu. Necip Fazıl'ın düzyazı eserlerini de ne kadar çok sevebileceğimi fark ettim. Demek ki neymiş bir yazarı tek bir türe mâl etmek doğru değilmiş. Yazarın ilk tiyatro eseri olan "Tohum" ilgi görmese de ustalığının ilk eseri olan "Bir Adam Yaratmak", zamanında kapalı gişe oynanmış. Yazar, bu eserini Abdülhakim Arvasi ile tanıştığı yıllarda yazmış ve "O ve Ben"de, bu eserinden "Geçirdiğim büyük ruh çilesinin sahne destanı." diye bahsetmiş. Öyle ki Necip Fazıl'ın hayatında mürşidi Abdülhakim Arvasi'nin rolü büyük. Oyunun birinci perdesi bir yalıda, tiyatro yazarı Hüsrev'in evinde geçmektedir. Hüsrev'in yazdığı "Ölüm Korkusu" adlı piyeste, kahraman ve annesi arasında talihsiz bir olay yaşanır ve kahraman akli dengesini kaybeder. Bunun üzerine babasının da yaptığı gibi bahçedeki incir ağacına kendini asarak intihar eder. İşin ilginç yanı Hüsrev'in evinin bahçesinde de bir incir ağacı vardır ve babası da bu incir ağacına kendini asarak intihar etmiştir. Piyes üzerine konuşulan ortamda başka kişilerin yanı sıra Hüsrev'in annesi ve halasının kızı Selma'da vardır. Piyeste geçen bazı olayların mantıksız olduğu eleştirileri üzerine Hüsrev, kendini kanıtlamak üzere silahı aldığı sırada silah ateş alır ve Selma'ya isabet eder. Bunun üzerine "Ölüm Korkusu" piyesindeki kahraman gibi Hüsrev de akıl sağlığını koruyamaz hâle gelir. Sürekli babasının ölümünü düşünür ve annesine sorular sorar. Bir hezeyan içinde olan Hüsrev'in bu hâli üzerine bahçedeki incir
Bir Adam YaratmakNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202011,6bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2023 83. kitabı
Kitap sayfaları arasında pek çok paylaşılan, reels yapılan o kitap "İki Şehrin Hikâyesi". Ve genellikle de şöyle denir "En güzel giriş cümlesine sahip". Tarihi roman özelliği taşıyan kitap ilk defa 1859'da gazetelerde bölümler hâlinde yayımlanmış ve dünya klasikleri arasına girmiş. Tarihi roman okumayı pek sevmediğim için ya da yanlış zamanda başladığım için mi bilmiyorum kitabın içine girip kahramanlardan biri gibi hissedemedim. Ya da fazlaca karakter olduğundan biriyle bağ kuramadım. İlk başlarda kitap, oldukça ağır ilerliyor ve daha sonradan hareketlenmeye başlıyor. O yüzden sonlarına doğru çok daha iyiydi. Yazar, Fransız Devrimi yıllarını gerçekçi bir şekilde yansıtmış. Gücü eline geçirdiği takdirde insanların ne kadar acımasız olabileceğini gözler önüne sermiş. Kin, öfke, fedakârlık, aşk gibi kavramları o dönem üzerinden vermiş. Özellikle satır aralarına gizlenen ipuçları dikkatimi çekti. Gelecekte yaşanan durumların kısa cümlelerle önceden vermesi güzeldi. Romandaki olaylar ihtilal öncesi ve sonrasında Londra ve Paris'te geçer. Gücün el değiştirmesiyle burjuva ve aristokrasi arasındaki intikam ateşi alevlenir ve Fransa kanlı bir gösterinin sahnesi olur. Olaylar Dr. Manette, kızı Lucia ve kızının eşi Charles Darney çevresinde gelişir.  İntikamla yanıp tutuşan Defargeler, ailesinin hatalarını düzeltmeye çalışan ve suçsuz yere cezaya çarptırılan Charles, yine suçsuz yere hapis yatan Dr. Manette, bu acılarla baş başa kalan Lucia ve tabii ki insanları tek hamleyle hayattan koparan giyotinler... Aa pardon fedakârlığın vücut bulmuş hâli Sydney Carton'u unutmuşum Bu hikâyede yanan bence Carton oldu, ona bir miktar üzülmüş olabilirim. Tüüm bunlar dışında -çok fazla abartmamakla beraber- anlattığı dönemi gerçekçi bir şekilde yansıtmasıyla güzel bir kitaptı dostlarım.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
Puan vermedi·584 syf.··
2024 10. kitabı
1946’dayayımladığı "Bozkurtların Ölümü" ve 1949’da yayımladığı ikinci kitabı "Bozkurtlar Diriliyor"un Ötüken Neşriyat tarafından tek kitap halinde yayımlanmış halidir. Hüseyin Nihal Atsız, şüphesiz ki yakın tarihimizin en büyük yazar ve Türkologlarından birisi. Türkiye tarihi ile olan bilgisini kalemiyle birleştirip bu ölümsüz eseri bize bırakmış. Her Türk gencinin alıp okuyabileceği ve okurken tüylerinin diken diken olacağı bir kitap Bozkurtlar… Cengiz Aytmatov’un Nihal Atsız hakkında “Bozkırda doğmuş olan ben bile, bozkır hayatını, hiç bozkır görmemiş Hüseyin Nihâl Atsız kadar canlı anlatamazdım,” sözü bile Nihal Atsız’ın bu kitabını övmek için bir neden aslında. Kür Şad ihtilalini bize kazandıran, Türklerin kadim topraklarda nasıl zorluklarla yaşadığını tıpkı orada yaşıyormuş gibi kalbi ve yüreğiyle anlatan bir yazar. Kitap iki kısımdan oluşuyor: Bozkurtların Ölümü‘nde Göktürk Devleti’nin yıkılışını, Çinlilerin himayesine girmesini, Türklerin yaşadığı zorlukları ve Kür Şad İhtilali’ni anlatıyor. Bozkurtlar Diriliyor ise Türklerin yeniden dirilerek devlet kurmalarına kadar giden kutlu bir yolu anlatıyor. Hüseyin Nihal Atsız’ın bu eseri, sizi kadim topraklarımıza götürecek, kadim topraklardaki Türklerin yaşantısını tıpkı oradaymışsınız gibi gösterecek, Kür Şad’ın cesaretini ve vatanseverliğini iliğinize kadar hissettirecek bir kitap. Kaynak: neokuyorum.org, Hüseyin Çoban
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202017,9bin okunma