Bluffer

Bluffer
Ne kötü değil mi? İnsanın başkasında boğulup kendi içinde ölmesi...
"Zira Yahudilerin "Filistin Dâvâsı" uğruna koca koca devletleri kendi maksadı istikametine imale ederken, Ermeniler'e neden el atmış olmasın?!.."
Sayfa 322 - Sebil Yayınevi·Kitabı okuyor
Filistin
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir yaşıma daha girdim.
Ermeni ihtilâl ve isyanlarının bu topluluk arasında -aynen bizdeki sabataistler gibi- 2.700 yıldan beri varlığını sürdüren "Ermenileşmiş Yahudiler" (Pakradūniler) tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu iddia etmektedir. O'na göre, Ermeniler'in bilinen isyan hareketlerini saf Ermeniler değil, bu zikri geçen "Ermenileşmiş Yahudiler" çıkarmış ve idare etmişlerdir.
Sayfa 320 - Sebil Yayınevi·Kitabı okuyor
Tarih
Bir dönemin ahlaki biyografisi..
8/10
·334 syf.··
2025 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 22:52
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Hüküm Gecesi (1927) romanı, 1908 ile 1913 yılları arasındaki olayların anlatımına dayanıyor. Üstelik Roman, o dönemlerdeki tarihsel gerçeklere yer verdiği için gerçeklik ve tanıklık bağlamında Yakup Kadri’nin siyasi otobiyografisi olarak değerlendiriliyormuş. Bu açıdan bakıldığında Hüküm Gecesi, o yılların siyasi olaylarını anlatırken birçok tarihsel gerçeği de işaret eder: Gazetecilik, sansür, muhalefet, ölüm tehditleri, sürgünler, jurnalcilik gibi.. Ana karakter Ahmet Kerim ne olursa olsun, neden olduğunu bilsin veya bilmesin, sadece ve sadece muhalif tarafta bulunan bir günlük gazete yazarıdır. Olaylar onun bakış açısıyla anlaşıldığından ötürü kendisine Yakup Kadri'nin kurgudaki ismi diyebiliriz. İttihat ve Terakki cemiyeti'nin siyasi arenadaki ahlak dışı fillerinden bahsederken o günkü insanların bir önceki Abdülhamid dönemine de "istibdat" ifadesi kullandıkları görülür. Talha Uğurluel'in de dediği gibi "Abdülhamid Han döneminde yaşasaydık belki onu anlayamazdık”... Örneğin kitaptan bir kesit: "Sakın beni istibdat taraftarlığıyla suçlamayınız. Ben Abdülhamit kinini yüreğimin üstünde bir alevden bayrak gibi taşımaktayım. O, Tanzimat Türkiye'sinin en sorumlu padişahlarından biridir. Otuz üç yıllık saltanatında bu milletin iyiliğine harcanacak otuz üç gün de mi bulamadı? Ben ona filânı neden boğdurdun; filânı neden sürdün diye çatmıyorum. Bütün o cinayetleri bağlı olduğu ailenin kötü ananelerine veriyorum. Ben ondan yalnız bir şey soruyorum, tek bir şey... Ben ona, 'Bizi ilmin ışığından niye yoksun ettin?' diyorum. Abdülhamit, hiçbir müstebidin aklına gelmeyen bir alçaklıkla, yalnız kendi zamanına değil, yarına da hükmetmeye kalkmıştır. On Dördüncü Louis gibi, 'Benden sonra tufan! dememiştir, 'Benden sonra bu millet yine düşünmesin,
İnceleme
Hüküm GecesiYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20221,064 okunma
"Felaket bunların ahlâkını değiştirmiş; kimini huysuz ve sinirli, kimini evhamlı, kimini kibirli, kimini de kıskanç ve iftiracı yapmıştı."
Sayfa 309 - İletişim Yayınları / 2011·Kitabı okudu
Alıntı
"Zaten, Enver'in en kuvvetli tarafı bu 'herkesi kandırmak', herkese itimat ve inanç vermek hassası değil midir?"
Sayfa 302 - İletişim Yayınları / 2011·Kitabı okudu
Tarih