Her yazar, kitabını seçen, alan, okumaya koyulan okur metninin girdabına kapılsın ister. Başlangıç cümlesini bu denli önemli kılan, onun partisyonun başına yerleştirilen anahtar gibi, okuyana bir vaad aşılamasından gelir: Bazen bir gizdir bu, örtünen ve açığa çıkarılmak istenen bir anlam; bazen bir ritimdir, alıp götüren, sürükleyen. Kitap, daha iyi bir dünyanın kılavuzu olabilir birçok örnekte; oysa milyonları ölüme taşıyan kitaplar vardır, hayatı zehir etmişlerdir başka milyonlara: Hiçbir cümle özünde masum değildir.
"Tanrısını kendi yaratmıştı, iyi anlaşıyordu onunla. Birine anlatsa, o biri tanrısının çocukların hayali arkadaşı gibi bir şey olduğunu düşünebilirdi.
Çok daha fazlasıydı oysa.
Tanrısına hayatından şikayet etmezdi. Şikayet etmenin de dua etmenin de hiçbir şeyi değiştirmediğini çok küçükkken öğrenmişti."