“Sevgili Bilge,
Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.”
İlk başlarda kitap sıkar gibi gelir ama ilerledikçe raskolnikov'un ruhsal buhranı okuyanı etkilemeye başlar. Her ne kadar kendisini sorguluyormuş gibi dursa da aslında adalet mekanizmasını eleştirir. Okuduğu hukuk fakültesini zeki bir genç olmasına rağmen yoksulluk nedeni ile bırakır. Bu durum onun psikolojisini etkiler. Yoksulluktan kurtulmak için aslında para içindi hepsi ama ilk başta kendini yüce bir amaç uğruna diye kandırarak bir cinayet işler. Bir bakıma bu cinayette kötü olan katil değildir asıl kötü olan insanları sömüren tefeci kadındır. Ona göre herkes gerekli şartların varlığında suç işleyebilir asıl olan amaçtır. Raskolnikov her ne kadar kendi suç tanımına göre masum olsa da vicdan azabına yenik düşer ve suçunu itiraf eder.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma