Her kuş kendi cinsiyle uçmalı...
"Karga kanadım var diye kartalla yarışmaya yeltenmemeli" sözüyle mevzuya girelim... Mesele; "Had bilmek" ve "Kendi sınırlarının farkında olmak" ise, her kuş kendi cinsiyle uçmalıdır. Gökyüzü, sınırları olmayan bir özgürlük sahnesi gibi görünür uzaktan. Kanadı olan her canlının, o sonsuz mavilikte eşit haklara sahip olduğunu düşündürür bize. Bir serçe de havalanır o boşluğa, bir karga da, göklerin mutlak hakimi olan bir kartal da... Ancak fiziksel olarak aynı boşluğu paylaşmak, aynı menzile, aynı güce ve aynı vizyona sahip olmak anlamına gelmez. Bu yüzden "Karga kanadım var diye kartalla yarışmaya yeltenmemeli"dir... Bu veciz ifade, sadece iki kuşun doğadaki amansız güç farkını anlatmaz; insana, topluma ve hayata dair en büyük erdemlerden birini fısıldar: "Had bilmek" Kendi yeteneklerinin sınırlarını tanımak, esaret değil özgürlüktür... Modern dünya bizlere sürekli "Her şeyi yapabilirsin", "Sınırlarını zorla", "Herkesle yarışabilirsin" illüzyonunu pompalıyor. Ancak fıtratın, yeteneğin ve birikimin bir sınırı vardır. Bir karganın kanat çırpışı onu kendi dünyasında hayatta tutmaya, çöpleri ayıklamaya ya da zekasıyla küçük problemleri çözmeye yeterlidir. Bu, küçümsenecek bir varoluş değildir. Fakat ne zaman ki karga, altındaki rüzgârı kartalın kanat genişliğiyle kıyaslamaya kalkar, işte o zaman trajedi başlar. Kartal, zirvelerin, fırtınaların ve keskin bakışların sembolüdür. Onun yarışı rüzgârladır, kilometrelerce ötedeki hedefiyledir. Karga, sırf "kanadı var" diye bu heybetli süzülüşe meydan okumaya çalıştığında, sadece komik duruma düşmekle kalmaz; kendi doğasına, kendi güvenli alanına ve asıl yeteneklerine de ihanet etmiş olur. Bu yüzden işin doğrusu, kendinle yarışmaktır. Hayatta trajediler, insanların ne olduklarını bilmemelerinden değil, "ne olamayacaklarını
1 K DOSTLAR Günoooo günoooo size:)))
SOL SİZCE NEDİR BİLMEM AMA; Kimine göre "YÖN"! Kimine göre 'NOTA'! ^ Kimine göre ideolojik kavram olsa da "SOL"bizde baştan aşağı "YANGIN YERİDİR ".
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
1 Muharrem 1448
Hayırlara vesile olması dileğiyle
Ayna 1
Her karşılaşma bir mesajdır.
1 Muharrem 1448
Hicri yılımız mübarek 🌷
MEHDİ AS. AYETLERİ
​"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde bir mecnun değilsin." (Kalem, 68/1-2) ​"Arkadaşınız asla mecnun değildir." (Tekvîr, 81/22) ​"O halde, sen hatırlatıp öğüt vermeye devam et. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne bir kâhinsin ne de bir mecnun." (Tûr, 52/29) Bu ayetler, nüzul (iniş) sebebi ve zahiri (görünen) anlamı bakımından doğrudan Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında indirilmiştir. Ancak İslam düşüncesinde, tasavvufta ve özellikle ahir zaman hadislerini yorumlayan tefsir ekollerinde (örneğin Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur külliyatında veya benzeri tecdid/mehdi analizlerinde), peygamberlerin başından geçen olayların ve onlara hitap eden ayetlerin ahir zamandaki varisleri (Müceddidler ve Mehdi) için de birer "işaret" ve "sünnetullah" (ilahi kanun) olduğu kabul edilir. ​1. "Mecnun" (Deli/Divane) İftirası Ahir Zamanda da Tekrar Edecektir ​Ayetlerin İşareti: Peygamberlerin karşılaştığı en büyük psikolojik saldırılardan biri "akıl sağlığı yerinde değil" iftirasıdır. ​Mehdi İçin Yorumu: Mehdi, yerleşik ve bozulmuş olan düzene, materyalist felsefeye ve manevi çöküşe karşı tek başına veya az bir toplulukla büyük bir fikri mücadele başlatacaktır. Toplumun genel akıntısına karşı duracağı, radikal ve ezber bozan doğruları haykıracağı için, dönemin egemen güçleri veya mevcut düzenin savunucuları onu da tıpkı peygamberler gibi "akli dengesi bozuk, hayalperest, mecnun veya marjinal" olarak nitelendirebilirler. Ayet, Mehdi’nin de bu küresel/toplumsal baskılara ve "delilik" ithamlarına maruz kalacağına, ancak davasında son derece rasyonel ve haklı olduğuna işaret eder. ​2. "Rabbinin Nimeti Sayesinde..." (İlahi Koruma ve Hidayet) ​Ayetlerin İşareti: Hz. Peygamber’in aklı, feraseti ve tebliği kendi dehasından değil,
Din