9/10
·578 syf.··
2026 63. kitabı
Kitap Yorumu : Bir Rüya İçin Ağıt 2 / Gülşen & Şehnaz Haşimoğlu Özet; Cesur, Zeyno’nun kendisine ihanet ettiğini düşünmesine rağmen onu annesinden korur ve kaçabilmesi için Ferman’la işbirliği yapar. Zeyno’nun hayatına bu süreçte Azer Özdağ girer.Ona aylarca güvenli bir sığınak sunar, korur ve yanında olur. Ancak zamanla Zeyno, Azer için yalnızca korunması gereken bir kadın olmaktan çıkar. Öte yandan herkesin onu korumak adına sakladığı gerçekler ve eksik bırakılan bilgiler, Zeyno’nun olayları kendi yöntemleriyle çözmeye çalışmasına neden olur. Bu yüzden kaçmayı bırakır. Artık amacı yalnızca başlatılan davayı sonlandırmak değildir. Hayatı boyunca saklanarak yaşamamak, kendi doğrularının arkasında durmak ve eğer hâlâ bir ihtimal varsa Cesur’la olan hikâyesine sahip çıkmaktır. Ancak olaylar çoktan kişisel hesaplaşmaların ötesine geçmiştir.Artık mesele yalnızca bir iftira davası değil, üç aile arasında yaşanan büyük bir güç savaşına dönüşmüştür. Herkes kendi hamlesini yaparken kurban olarak seçilen kişi yine Zeyno olur. Beklenen yüzleşme sonunda gerçekleşir. Fakat bu kez Zeyno yalnız değildir. Babası, her şeye rağmen kızının yanında durur. Affetmese bile onu yalnız bırakmaz. Şivan’ın gelişiyle birlikte Kadıoğlu Konağı’nın eksik halkaları da tamamlanır ve aile, birlik olmanın ne demek olduğunu bir kez daha gösterir. Hikâye ise Cesur ve Zeyno’nun evliliklerinin devam edip etmeyeceğine karar verilecek olan aşiret toplantısıyla son bulur. Yorum; Sanırım bu kitap hakkında ilk söyleyeceğim şey şu olurdu: Üzgünüm..Çünkü bu hikâyeye veda etmek gerçekten zor oldu. Ama aynı zamanda mutluyum. Çünkü karakterler, bunca yaşanan şeyden sonra hak ettikleri sona ulaştılar. Ben her zaman tüm zorluklara rağmen birbirine tutunmaya çalışan karakterleri sevmişimdir. Bu yüzden Cesur ve
Bir Rüya İçin Ağıt 2Şehnaz Haşimoğlu · Lapis Yayınları · 2023374 okunma
Psikoloji 101
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 09:05
Günübirlik Hayatlar Irvin Yalom’un psikoterapi seanslarından esinlenerek yazılmış içinde kurgusal anlamda eklenmiş bölümleri bulunan 10 adet öyküden oluşan kitabı . Açıkcası Irvin Yalom’u -özellikle psikolojiye ilgi duyanları için -akıcı dili , sıkmayan üslubu ve kendimize ayna tutan ve düşündüren söylemleriyle tanımayanımız yoktur diye düşünüyorum . Günübirlik Hayatlar kitabının öykü türünde yazılması , hikayelerin bizden ve gayet yaşanabilir hikayelerden oluşması ve belki de en önemlisi Irvin Yalom’un yorumlarıyla katkıda bulunması sizi hasta ve doktor seansını izleyen bir üçüncü isim olarak odada bulunma hissiyatını verdiğini söyleyebilirim . Bir diğer sevdiğim nokta yazarın seans içindeki iç konuşmalarını yazıya dökmesi zaman zaman kendini eleştirmesi , kendi korkularını da dile getirmesi kitaba ayrı bir gerçeklik kattığından da bahsedebilirim . Benim de başucu kitaplarımdan biri olan Marcus Aureluis ‘un kaleme aldığı Kendime Düşünceler kitabından da hastalarına tavsiye etmesi oradan alıntılar yapması da beğendiğim diğer detaylardan . Özellikle psikoloji dünyasında hasta tanımlamalarının da gereksiz olduğunu belirli kalıplara sığdırmanın ilaç sektörünün bir dayatması olduğu gerçeğini de bu alanın üstatlarından birinden duymak da beni epey mutlu ettiğini söyleyebilirim . Kitap gerçekten okunmaya değer harcadığınız zaman ve paranın karşılığını fazlasıyla alabilirsiniz Günübirlik Hayatlar Irvin D. Yalom
1000Kitap
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Tekrardan merhaba sevgili okurlar.Aşk projesi hakkında konuşmaya geldim :) yine bir Lauren Asher kitabı yine ben :) Öncelikle konusundan bahsedeyim.Julian ve Dahlia çocukluktan beri arkadaşlar.Dahlia,Julian'a ona aşkını itiraf edip onu öper ancak Julian,babasını kaybeder bu yüzden onu reddeder.Araları açılır bu sırada Julian yas tutar.Ancak Dahlia,Julian'nın oda arkadaşı Scott ile beraber olur.Yıllar sonra buluşmaları aralarındaki kıvılcımı etkiler.Şimdi öncelikle bence Dahlia'nın yaptığı biraz manasız geldi bana.Tamam anlıyorum hayal kırıklığına uğradın ama çocuğun oda arkadaşı ile sevgili olmak?Bana pek doğru gelmedi.Julian kendinden uzaklaştırmış onu da anlıyorum ama ben olsam başka biriyle beraber olamazdım.Duygularımı hemen kolayca atlatamazdım.Bilmiyorum belki ben yanlış düşünüyorum ama hemen duygularımı atlatıp başka birisiyle sevgili olmak?Bana doğru gelmedi.Yıllar sonra ne kadar kötü olduğunu ve hem Scott'ı hemde ailesinin ne kadar zorba olduğunu anladığını söylüyor ama bazı şeyler daha ilk başta belli olur bence.Yıllar sonra buluşuyorlar aşkları kendilerini belli ediyor ama o zaman bile hayır,olamaz,biz birlikte olmamalıyız kafasından çıkamadılar ve bu beni biraz gıcık etti. :) İki tarafta çok inatçı.Biri diyor ki ben duyguları katmadan beraber olmak istiyorum diğeri kabul ediyor sonra bir iki gün geçiyor fikirleri değişiyor.Yani en başından belli olan birşey yine dönüp dolaşıp aynı fikre geliyorlar. :) Biraz daha erken bazı şeyleri kabul etselerdi ya da mesela Dahlia hiç nişan falan yapmasaydı.Ama olan olmuş ve ikiside çocukluk yapmış diyerek olayları atladık.Yetişkin olarak da biraz çocuk gibi olsalar da onları okumak keyifliydi bence.Romantik ve komedi unsurları vardı.Soft romance katogorisinde güzeldi.Benim puanım 7/10.İyi okumalar dilerim.
Aşk ProjesiLauren Asher · Olimpos Yayınları · 2025362 okunma
''film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti''
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 293. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 12:38
Bitirdim.. sıcağı sıcağına düşüncelerimi yazıyorum: Önce kısacık özetleyeyim; Kitap Geceyarısı Kütüphanesi evreninde geçen bir yan hikaye diyebiliriz. Geceyarısı Kütüphanesi yaşamla ölüm arasında geçiyordu, bu kitapta ise ölümden sonra tabiri caizse kahramanımızın hayatı ''film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiyor'' Bir kez daha yaşama şansınız olsa neyi farklı yapardınız? Yarım kalmışlıklar, pişmanlıklar, yol ayrımları, kazanılanlar, kaybedilenler.. Kaybettiklerin kazandıklarına değdi mi? Matt Haig'in kitaplarında dersler vermesini seviyorum. Hikayeleri edebi açıdan çok zengin olmasa da mesajı güzel olduğu için kendini okutuyor. Sonuna kadar merakla, hevesle okudum. Bazı anlarda kızdım, bu kadar da değil artık dedim, bazen sevindim. Karakterleri; özellikle de Maggie'yi çok sevdim, anneye başlarda çok kızdım sonraları onu da anladım, Dougie'yle, Charlie'yle, herkesle ayrı bağ kurabildim. Sevdiğim şeylerden biri de karakterlerin çok net bağ kurabilinen insanlar olarak resmedilip aktarılması oldu. Dediğim gibi, Matt Haig bu konuda başarılı bir yazar. Kendisi de hayatın akışında zaman zaman savrulup kaybolan biri olarak, yaşamanın değerini anlamış ve feleğin çemberinden geçmiş bir adam. Kitaplarıyla biz okurlara da bu mesajı aktarmaya çalıştığını düşünüyorum ve bence bu çok asil.. Yine de devrik cümlelerinden ve karakterlerin verdiği ''Ha?'' tepkilerinden gına geldiğini söyleyebilirim. Umarım gelecekte dilbilgisine daha fazla dikkat eder. Keyifli bir okuma yolculuğuydu. Genel puanım 8/10
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026335 okunma
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Merhaba sevgili okurlar.Bugün karanlığın ödülü hakkında konuşmaya geldim.Cleo ve Zach arasındaki çekim çok yüksekti öncelikle.Zach,lisedeyken Cleo'ya zorbalık yapan birisiymiş ve Cleo anne ve babasını kaybettikten sonra onun yaşadığı büyük lüks evde çalışmaya başlar.Onun olmadığını düşünüyordur.Sonra uzun yıllardan sonra Zach bilinmeyen bir sebepten dolayı eve geri döner.Aralarındaki çekime karşı koyamayan ikili sevginin ve aşkın ne olduğunu birbirlerinde öğrenirler.Zach'in disleksi olması ve babasının ona şiddet uygulaması çok kötüydü ki anneside babasını destekliyordu.Buna rağmen Zach,sırf annesi kanser olduğu ve babası artık onu görmek istemediği için eve geri döner.Uzaktayken en azından onları görmez özgürlüğün tanıdını çıkartıyordu ancak annesi için yine de dönüyor.Bence Zach gerçekten iyi birisiydi.Cleo da ona zorbalık yapmıştı onu aşağılamıştı onun için ikisi de suçluydu bence.Art ise çok tatlıydı.Zorbalığa uğraması ve Zach'in ona yardımcı olması çok tatlıydı.Smut sahneler çok iyiydi bence yazarımız gayet güzel yazmıştı.Aynı zamanda son sayfalarda Cleo'nun istifa etmesi ve herşeye rağmen Zach ondan vazgeçmeyip peşinden gitmesi olayı mükemmel yaptı.Güzel bir dark romance tadında kitaptı.Zach'in anne ve babasına bir dolu şey söylemek isterdim.Ama gerçekten iyi bir evlatları var farkında olmasalar da..Cleo ise aynı şekilde çok güçlü bir kadındı.Sonunda hayallerini gerçekleştirmesini sevdim.Benim puanım 10/10.İyi okumalar dilerim..
Karanlığın ÖdülüSaffron A. Kent · Lapis Kitap · 2025136 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Bence güzel bir kitap. Eğer Dünya'da bir nükleer savaş çıksaydı ve Dünya'da sadece bir grup insan hayatta kalsaydı ne olurdu? Hugo ve askerlerinin yönettiği insanların başına ne gelecekti? O insanlara yaşadıkları yerin (eski engelliler yaşam merkezi) duvarlarının ardında hep radyasyonlu hayvan ve canlıların olduğunu söylemiş ve onları kandırmıştı. Tabii ki Hugo'nun bu kötü planlarını sezen bir grup insan vardı. Duvarın ardını merak eden insanlar... Bunlardan bazıları Pika, Nanis ve Fito adlı cesur çocuklardı. Acaba bu çocuklar hangi maceraya atılacak? Özellikle 10, 11, 12 yaşına yakın ortaokul öğrencilerine öneririm. Kesinlikle güzel sürükleyici ve maceralı bir kitap. Serinin ikinci kitabını da en yakın zamanda okumaya çalışacağım. İyi okumalar (: Duvarın Ardı
Duvarın ArdıTuğba Coşkuner · Cezve Çocuk · 2021579 okunma